KANLI ÇARK

Tersanedeki Tuzak

Yazar:

KANLI ÇARK - MŞAHİNCEYLAN kitap kapağı
KANLI ÇARK kitap kapağı

Demir, Eylül ve Hakan, terkedilmiş tersaneye vardıklarında sessizlik kulakları sağır ediyordu. Eski metal kapılar pas içinde kalmış, denizden gelen soğuk rüzgâr içlerini ürpertmişti. Demir, elinde tabancasıyla önden ilerlerken, Eylül ve Hakan onu takip etti. Ancak içeri girdiklerinde onları bekleyen büyük bir sürpriz vardı. Merdivenlerin başında, bir sandalyeye bağlı halde Kerem Bey duruyordu. Ağzı bantlanmış, gözlerinde korku dolu bir ifade vardı. Demir, hemen durup etrafına bakındı. Bu bir tuzaktı, bunu anlamıştı. Tam o anda, odanın üstündeki platformda Meryem Korkmaz belirdi. “Tebrikler,” dedi soğukkanlı bir gülümsemeyle. “Tam da beklediğim gibi geldiniz.” Demir, dişlerini sıkarak tabancasını Meryem’e doğrulttu. Ancak Meryem, elindeki bir düğmeye bastı ve o an tersanenin her yerinde patlamalar başladı. Eski gemi parçaları havaya uçarken, binanın içinde kaos hâkim oldu. Terk edilmiş tersanenin gölgelerinde gizlenen tehlike, nemli ve ağır havayı daha da baskılayarak adeta bir korku perdesi oluşturuyordu. Tersane, paslanmış vinçlerin ve yarım kalmış gemi iskeletlerinin uğursuz birer tanık gibi dikildiği, ölümün kol gezdiği bir yer haline gelmişti. Demir, Eylül, Meryem ve Fadik, bu karanlık mekânda bir çıkış yolu ararken, adımlarının yankısı hem onları hem de takip eden gölgeleri uyarıyordu. Ellerindeki fenerlerin soluk ışığı, devasa makine parçalarının oluşturduğu labirentte zar zor ilerliyordu. Eylül: “Burası bir tuzak gibi görünüyor. Neden bizi buraya yönlendirdiler ki?” Demir, cebindeki tabancayı kontrol ederek bir adım öne çıktı. Gözleri sürekli hareket ediyordu; her köşe, her gölge, bir saldırının başlangıç noktası gibi görünüyordu. Demir: “Belki de oyunlarına gelmemizi istiyorlar. Ama kim olduklarını anlamadan buradan çıkamayız. Hedef biziz, Eylül. Ve ne istediklerini öğrenmek zorundayız.” Görünmeyen Bir Düşman Grup, tersanenin derinliklerine ilerledikçe, garip sembollerle dolu eski bir ofis bölmesine ulaştı. Masanın üzerinde yıpranmış bir harita ve yanmış bir günlük vardı. Fadik, masanın üzerine eğilerek defteri incelemeye başladı. Fadik: “Bu semboller… Daha önce gördüm. Yıllar önce. Bu tersane, Adalet Masası’nın bir zamanlar kullandığı bir merkezmiş. Ama neden şimdi buradayız?” Tam o anda, Eylül bir hışırtı duydu. Başını çevirdiğinde karanlıkta bir gölge kayboldu. Eylül: (fısıldayarak) “Biri bizi izliyor…” Demir, silahını kaldırdı ve yankılanan adımları takip etmeye başladı. Ancak bir anda, metalik bir tıkırtıyla zemin sallandı. Tersanenin ağır kapıları büyük bir gürültüyle kapandı, grup tamamen kapana kısılmıştı. Meryem: (panik içinde) “Bu bir tuzak! Buradan çıkmalıyız!” Demir: (öfkeyle) “Sakin ol! Bir çıkış bulacağız. Bizi buraya kapatanlar bir hata yaptı.” Şiddet ve Korku Kapılar kapandıktan kısa bir süre sonra, tersanenin içi tuhaf bir gazla dolmaya başladı. Gazın keskin kokusu burunlarını yakarken, herkes bir anda öksürmeye başladı. Demir hemen fenerin ışığını tavana yöneltti. Gazın geldiği boruların kaynağını bulmaya çalışırken, Eylül yere diz çökmüş, nefes almakta zorlanıyordu. Eylül: “Bu… bu bir zehir mi?” Tam o anda, gazın içinde beliren maskeli figürler grubu çevreledi. Hepsinin ellerinde bıçaklar ve zincirler vardı. Liderleri olduğu anlaşılan uzun boylu bir adam, yüzünde grotesk bir maske ile öne çıktı ve ağır bir sesle konuştu: Maskeli Lider: “Adalet Masası’nın çarkı dönerken, siz kuralı bozdunuz. Şimdi bedel ödeyeceksiniz.” Beklenmedik Bir Yardım Saldırganlar, grubu kuşatmışken, Demir ve Eylül çaresizce savunma pozisyonuna geçti. Ancak maskeli lider, yanındaki adamlara işaret verdi ve saldırı başladı. Çıkan kargaşa, metalin metale çarpma sesleri ve bağırışlarla doluydu. Demir, saldırganlardan birini etkisiz hale getirip Eylül’e yardım ederken, Fadik köşede sessizce bir şeyler mırıldanıyordu. Fadik: (kendi kendine) “Çark döner… Ama bazen çarkın bir eli daha vardır…” Tam o anda, tersanenin çatısından aşağıya bir halat indi. Gizemli bir figür, etkileyici bir çeviklikle aşağıya kayarak saldırganların ortasına…

Bölümün tamamını WritePad'de oku