KANLI ÇARK

Beklenmedik Bir Yardım- Leyla Soylu

Yazar:

KANLI ÇARK - MŞAHİNCEYLAN kitap kapağı
KANLI ÇARK kitap kapağı

Bu kaosun ortasında, Demir ve Eylül’e beklenmedik bir müttefik daha katıldı: Leyla Soylu, Ferit Ural’ın eski sevgilisi ve örgütün içindeki bir muhbir. Leyla, yıllarca Ferit’in yanında bulunmuş ve onun en karanlık sırlarına tanık olmuştu. Ancak bir gün, Ferit’in kendi kardeşini öldürttüğünü öğrendiğinde intikam yemini etti. Leyla, örgüt içindeki güç dinamiklerini alt üst edecek bilgilere sahipti. Leyla, Eylül’le yalnız kaldığında ona şunu söyledi: “Ferit’in düşmanı çok, ama en büyük düşmanı kendisi. Onun zaaflarını kullanmazsak, bu oyunda kaybederiz.” Gece, tüm ürkütücülüğüyle şehri esir almıştı. Yağmurun sesi, sokak lambalarının bozuk floresan ışıkları altında yankılanıyordu. Eylül ve Demir, Meryem’in elindeki kitabın rehberliğinde Adalet Masası’nın toplantı yeri olduğunu düşündükleri adrese doğru ilerliyordu. Ancak, her adımda bir şeylerin ters gittiğini hissediyorlardı. Meryem, sıkıca tuttuğu kitabı bir an olsun bırakmıyordu. Kitabın sayfalarında gizli semboller ve parşömenler arasında yer alan bir harita, onları terk edilmiş bir fabrikaya yönlendirmişti. Ancak daha içeri girmeden önce, bir anda çöp dolu bir köşeden boğuk bir kahkaha duyuldu. Delifişek Fadik: “Ahh, geceye kim çıkmış? Karıncalar yuvasını arıyor, ama farkında değiller, yuva çakalların ellerinde. Hehehe…” Eylül, refleksle silahına uzandı. Demir bir işaretle onu durdurdu. Sesin geldiği yöne yaklaştılar. Bir yığın kartonun ve çöplerin arasından, karmakarışık saçları, yırtık pırtık kıyafetleri ve ellerindeki eski, paslı bir madalyonu tutan yaşlı bir kadın belirdi. Demir: (sertçe) “Sen de kimsin? Neden peşimizdesin?” Fadik, gözlerini onlara dikti ve garip bir şekilde gülümsedi. Fadik: “Peşinizdeyim demek? Ben sizin hep önünüzdeydim! Karıncalar yolunu kaybetmesin diye ışıkları yakan bendim. Ama o ışıklar bazen cehennemi de gösterir, değil mi?” Fadik’in Sırları Eylül, kadınla göz göze geldiğinde bir ürperti hissetti. Fadik’in deliliğinin ardında, anlam veremediği bir bilgelik vardı. Meryem bir adım öne çıkıp kadının elindeki madalyona baktı. Üzerindeki semboller, kitabın içinde gördükleriyle aynıydı. Meryem: “Bu… Bu bir anahtar. Bu kitabın bir parçası!” Fadik, aniden kahkahasını kesip ciddileşti. Fadik: “Anahtar mı? Hayır, hayır. Bu bir kilit. Doğru soruyu sormadan, doğru kapıyı açamazsınız. Soru, soruda gizlidir. Hehehe…” Demir, sabrını yitirerek bir adım daha attı: Demir: (sertçe) “Bize yardım mı edeceksin yoksa yolumuzdan mı çekeceksin? Konuş!” Fadik, ona bir an süzdü ve alaycı bir şekilde başını salladı. Fadik: “Ben zaten size yardım ediyorum, aslanım. Bu gece, o fabrikada neyle karşılaşacağınızı biliyor musunuz? Kan, ateş ve fısıldayan gölgeler… Ama korkmayın. Ben her zaman yanınızdayım.” Meryem, Fadik’in sözlerinden daha fazlasını anlamaya çalışırken kitapta bir işaret fark etti. Kitabın bir sayfasında Fadik’e çok benzeyen bir kadın figürü çizilmişti. Ellerinde aynı madalyonu tutuyordu. Meryem: “Bu kadın sensin, değil mi? Kitabın sırlarıyla bir bağın var!” Fadik, yavaşça Meryem’e yaklaştı. Fadik: “Ben sırların yansımasıyım. Her kilidin bir anahtarı vardır, her hikâyenin bir gölgesi… Ama dikkat edin, her gölge kendi karanlığında kaybolabilir.” Fabrikaya Giriş Fadik’in uyarılarını dikkate alarak terk edilmiş fabrikaya yaklaştılar. Fabrikanın dış cephesi, üzeri yosun tutmuş, zamanla harap olmuş duvarlarla çevriliydi. İçeri girdiklerinde, tuhaf bir enerji hissettiler. Her köşeden yankılanan tıkırtılar ve karanlıkta hareket eden gölgeler, onları tetikte tutuyordu. Bir noktada, fabrikanın tam ortasında bir sahne kurulmuştu. Sahnede bir çark figürü ve çarkın çevresinde kanla çizilmiş semboller vardı. Eylül, sahnenin çevresindeki sembollere bakarken, ritüellerin bu sahnede gerçekleştiğini fark etti. Meryem: “Bu bir ritüel alanı… Kitaptaki semboller burada da var. Bu çarkın sırlarını çözebilirsek, Adalet Masası’nın planlarını durdurabiliriz.” Demir, çevredeki gölgeleri tararken bir ses duydu. Arkalarını döndüklerinde Yusuf’un kendilerine silah doğrultmuş olduğunu gördü…

Bölümün tamamını WritePad'de oku