83. BÖLÜM: BİRLEŞEN KADERLER
Yazar: Bircan Mazhar

83. BÖLÜM: BİRLEŞEN KADERLER Mabedin kubbesinden yükselen çatırdamalar artık durmaksızın devam ediyordu. Tavandaki kadim taşlar birer birer kopuyor, yere düştükleri her noktada altın mühürler sönüyordu. Kristalin içindeki siyah çatlaklar, canlı bir varlık gibi yavaş yavaş büyüyordu. Defne, çatlaklara bakarken kalbinin derinliklerinde garip bir sızı hissetti. Boynundaki gümüş kolye yeniden parladı. Ancak bu kez ışık yalnızca Defne’yi değil, Lal’i, Mazhar’ı, Azhan’ı ve Nergis’i de aynı anda sardı. İlk Muhafız Kraliçesi şaşkınlıkla ayağa kalktı. “Olmaz…” “Bu ışık…” Azhan hemen ona döndü. “Neler oluyor?” Kraliçe gözlerini Defne’den ayırmadan konuştu. “Yeni mühür kurulurken yalnızca Defne seçilmedi.” “Beşiniz de birbirinize bağlandınız.” Mazhar kaşlarını çattı. “Ne demek bu?” Kraliçe derin bir nefes aldı. “Artık kaderleriniz birbirinden ayrı değil.” “Biriniz güç kaybederse hepiniz hissedeceksiniz.” “Biriniz ölürse…” Cümlesini tamamlayamadı. Salondaki sessizlik her şeyden ağırdı. Defne yavaşça başını kaldırdı. “Hepimiz mi?” Kraliçe üzgün bir ifadeyle başını salladı. “Evet.” “Lal’in fedakârlığı, Azhan’ın yemini, Nergis’in bilgeliği, Mazhar’ın sadakati ve senin umudun…” “Tek bir mühürde birleşti.” Lal gözlerini kapattı. “Hayır…” “Ben onların böyle bir yük taşımasını istemedim.” Defne annesine bakarak gülümsedi. “Bu yük artık yalnızca senin değil.” Mazhar da kılıcını omzuna yasladı. “Birlikte başladık.” “Birlikte bitireceğiz.” Azhan, Lal’e baktı. Yıllardır söyleyemediği sözler dudaklarından döküldü. “Seni koruyamadığım için kendimi hiç affetmedim.” “Ama bu kez…” “Seni bir daha yalnız bırakmayacağım.” Lal’in gözlerinden yaşlar süzüldü. Yıllar önce yarım kalan umut, ilk kez yeniden filizleniyordu. Tam o sırada İlk Düşman öfkeyle haykırdı. “Yeter!” Siyah kristalin içinden devasa karanlık kollar yükseldi. Bir anda salonun dört bir yanına yayıldılar. Mazhar saldırıyı karşılamak için öne atıldı. Azhan onun yanında yer aldı. İki kılıç aynı anda karanlığa saplandı. Fakat bu kez gölgeler dağılmadı. Aksine, karanlık onların silahlarını yavaş yavaş sarmaya başladı. Mazhar dişlerini sıktı. “Bu… farklı…” Azhan şaşkınlıkla kılıcına baktı. “Karanlık güçleniyor.” Kraliçe’nin sesi endişeyle yükseldi. “Çünkü Sessizlik hareket etmiyor.” Defne ona döndü. “Ne demek istiyorsun?” Kraliçe, Sessizlik’e baktı. Kadim varlık olduğu yerde duruyor, hiçbir saldırıda bulunmuyordu. Sadece izliyordu. “İlk Düşman korkudan beslenir.” “Sessizlik ise beklemekten.” “İkisi birlikte hareket etmiyor.” “Birbirlerini kullanıyorlar.” Defne o anda gerçeği fark etti. “Onlar müttefik değil.” “Birbirlerine güvenmiyorlar.” Kraliçe ilk kez gülümsedi. “İşte aradığımız zayıflık bu.” Tam o sırada Sessizlik yavaşça başını çevirdi. Defne’nin kendisini çözdüğünü anlamıştı. Yüzünde beliren soğuk gülümseme kayboldu. “Demek…” diye fısıldadı. “Gerçekten annene benziyorsun.” Bu sözler Defne’nin yüreğini titretti. “Lal de yıllar önce gerçeği benden önce görmüştü.” Defne şaşkınlıkla annesine baktı. Lal güçlükle başını kaldırdı. “Evet…” “Sessizlik’i ilk gören bendim.” “Bu yüzden beni zincirlere bağlamak zorunda kaldılar.” Salondaki herkes donup kaldı. Mazhar şaşkınlıkla konuştu. “Yani…” “Lal yalnızca İlk Düşman için değil…” Kraliçe cümleyi tamamladı. “İki kadim varlığı da dengede tutabilmek için kendini feda etti.” Defne’nin gözlerinden yaşlar süzüldü. Annesinin taşıdığı yük, düşündüğünden çok daha ağırdı. Tam o anda Sessizlik ilk kez elini kaldırdı. “Yeterince konuştunuz.” dedi. Parmaklarını yavaşça kapattığı anda mabedin merkezindeki kristal ikiye ayrıldı. İçinden yükselen siyah ve gri ışıklar gökyüzüne doğru yükselirken Kraliçe dehşet içinde haykırdı. “Defne!” “Artık seçim yapamazsın…” “Çünkü savaş seni seçti.”