80. BÖLÜM: YENİ MÜHRÜN VARİSİ
Yazar: Bircan Mazhar

80. BÖLÜM: YENİ MÜHRÜN VARİSİ Kraliçe’nin sözleri mabedin taş duvarlarında yankılanırken zaman durmuş gibiydi. Defne, annesi Lal’e baktı. Yıllardır zincirlerin arasında dimdik duran kadın, artık son gücüyle ayakta kalmaya çalışıyordu. Ardından gözlerini Azhan’a çevirdi. Omzundan akan kana rağmen geri çekilmiyor, siyah muhafızın önünde durmaya devam ediyordu. Mazhar, Defne’ye ulaşmaya çalışan gölgeleri tek tek durduruyor, her darbede biraz daha yoruluyordu. Nergis ise eski muhafızların dilinde dualar okuyarak mühürlerin tamamen çözülmesini engellemeye çalışıyordu. Defne derin bir nefes aldı. “Hayır…” dedi kararlı bir sesle. “Bugün kimse kendini feda etmeyecek.” İlk Muhafız Kraliçesi dikkatle ona baktı. “Bu sözün ağırlığını biliyor musun?” Defne başını salladı. “Biliyorum. Annem yıllarca tek başına bu yükü taşıdı. Azhan sevdiği kadını korumak için özgürlüğünden vazgeçti. Nergis ömrünü bu sırrı saklayarak geçirdi. Mazhar ise hiçbir bağı olmadığı hâlde beni yalnız bırakmadı. Artık bu yükü tek bir kişi taşımayacak.” Mazhar, siyah muhafızın saldırısını güçlükle durdururken Defne’ye seslendi. “Ne yapacaksan şimdi yap!” Azhan da kılıcını yeniden kaldırdı. “Kristaldeki çatlak büyüyor!” Tam o sırada kristalin içinden koyu siyah dumanlar yükselmeye başladı. İlk Düşman’ın sesi salonu doldurdu. “Ne kadar direnseniz de kaderiniz değişmeyecek!” Bir anda dev gölge kolları Lal’e doğru uzandı. Lal zincirlerin arasında acıyla irkildi. Defne hiç düşünmeden annesine doğru koştu. Görünmez kalkan bu kez onu durdurmadı. Boynundaki gümüş kolye altın bir güneş gibi parlıyor, önündeki engeli yavaş yavaş eritiyordu. Kraliçe şaşkınlıkla fısıldadı. “Mühür… Onu kabul ediyor.” Defne sonunda Lal’in yanına ulaştı. Dizlerinin üzerine çöktü ve annesinin ellerini tuttu. Lal’in gözlerinden yaşlar süzüldü. “Defne…” dedi güçlükle. “Bunu yapma… Bu yükü sana bırakamam.” Defne başını iki yana salladı. “Hayır anne. Sen bana yük bırakmadın. Bana umut bıraktın.” Lal gözlerini kapattı. “Seni kaybetmekten korkuyorum.” Defne annesinin alnına usulca dokundu. “Beni kaybetmeyeceksin. Bu kez birlikte başaracağız.” O anda gümüş kolyeden yükselen ışık Lal’in bileklerindeki kadim mühürlere yayıldı. Zincirlerin üzerinde yüzyıllardır sönmeyen işaretler yeniden parlamaya başladı. Kraliçe asasını havaya kaldırdı. “Defne! Yeni mühür yalnızca senin iradenle kurulamaz!” Defne başını kaldırdı. “Ne yapmalıyım?” Kraliçe yüksek sesle konuştu. “Sana inanan herkes iradesini mühüre vermeli. Bu güç tek bir kalpten değil, birleşen kalplerden doğacak.” Mazhar hiç tereddüt etmeden kılıcını yere sapladı. “Ben hazırım.” Azhan, yaralı omzuna rağmen elini kalbinin üzerine koydu. “Lal’i koruyamadığım yılların borcunu ödemeye hazırım.” Nergis bastonunu iki eliyle kavradı. “Muhafızların yemini bugün yeniden doğacak.” Dört farklı ışık aynı anda Defne’nin etrafında birleşmeye başladı. Altın, mavi, gümüş ve beyaz ışıklar kolyeye doğru akarken salonun zeminindeki bütün kadim semboller yeniden canlandı. İlk Düşman öfkeyle kükredi. “Durun!” Siyah muhafız son gücüyle Defne’ye saldırmak için ileri atıldı. Tam kılıcı Defne’ye ulaşacakken Mazhar önüne geçti. Çarpışmanın şiddetiyle ikisi de yere savruldu. Azhan da son bir hamleyle siyah muhafızı geriye itti. Defne gözlerini kapattı. İçinde annesinin sevgisini, Azhan’ın sadakatini, Nergis’in bilgeliğini ve Mazhar’ın sarsılmaz dostluğunu hissediyordu. Gümüş kolyeyi iki eliyle kavradı ve bütün gücüyle haykırdı: “Bu mühür artık korkuyla değil… Umutla kurulacak!” Kolyeden yükselen ışık bir anda bütün mabedi kapladı. Kristalin üzerindeki çatlaklar durdu. Lal’i saran zincirler altın renge büründü. İlk Düşman acıyla geri çekilirken öfkeli çığlığı salonu titretti. Ancak ışık yavaşça sönerken Kraliçe’nin yüzü yeniden ciddileşti. “Başardın…” dedi kısık bir sesle. “Ama bu, yalnızca başlangıç.” Tam o anda mabedin en derin noktasından, daha önce hiç duyulmayan ikinci bir ses yükseldi. “So… Sonunda uyandım…” Bu ses, İlk Düşman’a ait değildi. Salondaki herkes aynı anda karanlığın e…