KAN

78. BÖLÜM: KARANLIĞIN MUHAFIZI

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

78. BÖLÜM: KARANLIĞIN MUHAFIZI Siyah kılıçlı figür, Defne’nin önünde hareketsiz duruyordu. Yüzü koyu bir sisin ardında seçilemiyor, yalnızca buz gibi parlayan gözleri görülüyordu. Elindeki siyah kılıç taş zemine değdiği anda bütün mabet yeniden sarsıldı. Defne derin bir nefes alarak geri çekilmedi. Gözlerini figürden ayırmadan, “Sen kimsin?” diye sordu. Karanlık figür ağır bir kahkaha attı. “Ben isimlerimi çok önce unuttum.” dedi. “Yüzyıllardır yalnızca tek bir görevim var… Efendimi korumak.” Defne kararlı bir sesle karşılık verdi. “O hâlde yolumun üzerinde durma.” Figür kılıcını yavaşça kaldırdı. “Bunu ancak beni geçebilirsen yapabilirsin.” Bir anda yerinden fırladı. Siyah kılıç havayı yararak Defne’ye doğru indi. Defne son anda yana çekildi. Kılıç taş zemine çarptığında büyük bir çatlak oluştu. Mazhar, hiç düşünmeden Defne’nin yanına koştu ve kendi kılıcıyla ikinci darbeyi karşıladı. İki kılıç çarpışırken kıvılcımlar etrafa saçıldı. Mazhar dişlerini sıkarak, “Defne, devam et!” diye bağırdı. “Ben onu oyalarım!” Defne başını iki yana salladı. “Seni yalnız bırakamam!” Azhan da savaşa katıldı. Kılıcını ustalıkla savurarak siyah figürün arkasına geçti. “Mazhar haklı!” diye seslendi. “Kristale ulaşan tek kişi sen olmalısın!” Karanlık muhafız bir anda dönerek Azhan’a sert bir darbe indirdi. Azhan darbeyi karşılasa da geriye doğru savruldu. Dizlerinden biri yere değdi. Nergis telaşla ona baktı. “Azhan!” Azhan güçlükle ayağa kalktı. “İyiyim…” dedi nefes nefese. “Henüz pes etmeye niyetim yok.” Lal, zincirlerin arasında çaresizlikle onları izliyordu. Her çarpışmada zincirler biraz daha geriliyor, bileklerindeki mühürler parlaklığını kaybediyordu. Gözlerini Defne’den ayırmadan, “Kızım…” diye fısıldadı. “Karanlık seni öfkelendirmeye çalışacak. Sakın ona teslim olma.” Defne annesinin sesini duyunca yumruklarını gevşetti. İçindeki korku ve öfke yerini sakin bir kararlılığa bıraktı. Boynundaki gümüş kolye yeniden parladı. Bu kez ışık yalnızca kristali değil, siyah muhafızın göğsünü de işaret ediyordu. Defne dikkatle baktığında, figürün göğsünde kristalle aynı karanlık sembolün parladığını fark etti. “Azhan!” diye bağırdı. “Onun gücü de kristale bağlı!” Azhan şaşkınlıkla baktı, sonra başını salladı. “Haklısın!” Mazhar kılıcını yeniden kaldırdı. “O zaman yolu açıyoruz!” Üçü aynı anda harekete geçti. Mazhar önden saldırarak muhafızın dikkatini üzerine çekti. Azhan sağ taraftan ilerleyip peş peşe darbeler indirdi. Siyah figür iki saldırıyı da karşılamaya çalışırken Defne sessizce yanından geçerek kristale doğru koşmaya başladı. İlk Düşman bunu fark edince bütün mabedi titreten bir öfke çığlığı attı. “Defne!” Salonun içindeki bütün gölgeler aynı anda onun üzerine doğru akmaya başladı. Tam kristale birkaç adım kalmıştı ki siyah duman önünde dev bir duvar gibi yükseldi. Dumanın içinden tanıdık yüzler belirdi. Önce çocukluğundaki hâli, sonra Lal, ardından Mazhar… Mazhar’ın görüntüsü acıyla Defne’ye baktı. “Beni kurtarmadın…” dedi. Lal’in görüntüsü gözyaşları içinde başını eğdi. “Geç kaldın, kızım…” Defne’nin adımları bir an duraksadı. Tam o sırada gerçek Mazhar’ın sesi bütün salonu doldurdu. “Defne! Onlara bakma! Gerçek değiller!” Defne gözlerini sıkıca kapattı. Annesinin düşte söylediği sözleri yeniden hatırladı: “Korku, gerçeğin sesini taklit eder.” Gözlerini açtığında bütün yanılsamalar dağıldı. Kristal artık yalnızca birkaç adım ötesindeydi. Defne elini kristale doğru uzattı. Tam parmakları kristale değecekken, kristalin içinden güçlü bir ışık yükseldi ve salonu kapladı. Işığın içinden yavaş yavaş bir kadın silueti beliriyordu. Defne’nin nefesi kesildi. “Bu… nasıl olabilir?” Çünkü ışığın içinden çıkan kişi, yıllar önce kaybolduğu söylenen ve kimsenin bir daha göremediği ilk muhafız kraliçesiydi. Onun gelişi, şimdiye kadar bildikleri bütün gerçekleri değiştirecek yeni bir sırrın habercisiydi.

Bölümün tamamını WritePad'de oku