68. BÖLÜM: SAKLI KALAN KALPLER
Yazar: Bircan Mazhar

68. BÖLÜM: SAKLI KALAN KALPLER Ormanın derinliklerine doğru attıkları her adımda hava daha da ağırlaşıyor, ağaçların arasından yükselen uğultu sanki geçmişten gelen fısıltıları taşıyordu. Defne, boynundaki gümüş kolyeyi avucunun içinde sıkarken Nergis aniden durdu. Gözlerini uzaklarda, sarmaşıklarla örtülmüş eski bir taş kulübeye çevirdi. “Biraz dinlenmeliyiz.” dedi yorgun bir sesle. Mazhar çevreyi dikkatle incelerken, “Burası da ne?” diye sordu. Nergis derin bir nefes aldı. “Yıllar önce muhafızların sığınağıydı. Lal buraya çok kez geldi.” Defne hemen ona döndü. “Annem burada mı yaşadı?” Nergis başını hafifçe salladı. “Bir süre… Ama yalnız değildi.” Defne şaşkınlıkla kaşlarını çattı. “Ne demek istiyorsunuz?” Yaşlı kadın sessizce kulübenin kapısını açtı. İçeride zamanın unuttuğu eşyalar, eski kitaplar ve tozlanmış ahşap bir sandık duruyordu. Nergis sandığın kapağını yavaşça kaldırdı. İçinden sararmış mektuplar ve solmuş bir fotoğraf çıkardı. Fotoğrafı Defne’ye uzattı. Defne fotoğrafa baktığı anda nefesi kesildi. Genç bir Lal, yanında gülümseyen bir adamla omuz omuza duruyordu. Adamın gözlerinde güven veren bir sıcaklık vardı. Defne şaşkınlıkla fısıldadı. “Bu adam kim?” Nergis’in gözleri doldu. “Onun adı Azhan’dı.” Defne fotoğraftan gözlerini ayıramadı. “Onu tanımıyorum.” Nergis buruk bir gülümsemeyle konuştu. “Tanımaman normal. Çünkü onun adı yıllar önce herkesten gizlendi.” Mazhar merakla yaklaştı. “Neden?” Nergis ağır bir nefes verdi. “Çünkü Azhan, Lal’in yalnızca silah arkadaşı değildi… Birbirlerini seviyorlardı.” Defne’nin gözleri büyüdü. “Sevgili miydiler?” “Evet.” dedi Nergis. “Birbirlerini her şeyden çok seviyorlardı. Hatta birlikte yeni bir hayat kurmayı bile hayal etmişlerdi. Ama İlk Düşman’ın uyanışı her şeyi değiştirdi.” Defne sessizce fotoğrafın kenarını okşadı. “Peki sonra ne oldu?” Nergis’in sesi titredi. “Lal, seni koruyabilmek için Azhan’dan da ayrılmak zorunda kaldı. Çünkü karanlık, Lal’e en çok sevdiklerini kullanarak ulaşacağını biliyordu. Azhan bunu öğrendiğinde ona gitmesini söylemedi. Tam tersine, ‘Gerekirse beni unut ama Defne’yi yaşat.’ dedi.” Defne’nin gözlerinden yaşlar süzüldü. “Yani annem sadece benden değil… Sevdiği adamdan da vazgeçti.” Nergis başını eğdi. “Evet. Lal’in en büyük fedakârlığı buydu.” O sırada Mazhar sandığın içinde katlanmış eski bir mektup buldu. “Burada bir mektup var.” dedi. Defne titreyen elleriyle mektubu açtı. İlk satırda tanıdığı bir el yazısı vardı. “Sevgili Azhan…” Defne yüksek sesle okumaya başladı. “Eğer bu mektup sana ulaşırsa, bil ki seni bıraktığım için değil, seni yaşatmak istediğim için gittim. Kalbimin yarısı sende, diğer yarısı ise kızımızın geleceğinde kaldı. Bir gün Defne gerçeği öğrenirse ona beni affetmesini söyle. Çünkü onu koruyabilmek için önce seni kaybettim.” Defne satırları bitiremeden gözyaşlarına boğuldu. Mazhar sessizce omzuna dokundu. “Annen seni hiç yalnız bırakmamış.” Tam o anda kulübenin dışından sert bir rüzgâr esti. Kapı kendiliğinden açıldı. İçeriye siyah dumanlar dolarken tanıdık, uğursuz bir ses yankılandı. “Geçmişi öğrendiniz… Ama henüz en büyük gerçeği bilmiyorsunuz.” Defne hızla ayağa kalktı. “Sen kimsin?” Karanlığın içinden yalnızca iki kızıl göz seçiliyordu. Ses yeniden konuştu. “Azhan’ın hikâyesi bitmedi, Defne… Çünkü o ölmedi.” Bu sözler kulübenin içinde yankılanırken Defne ile Mazhar şaşkınlık içinde birbirlerine baktılar; Nergis ise yıllardır sakladığı sırrın artık gizli kalamayacağını anlayarak gözlerini kapattı.