KAN

67. BÖLÜM: DÜŞTEN UYANIŞ

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

67. BÖLÜM: DÜŞTEN UYANIŞ Defne, avucunun içinde parlayan gümüş kolyeye uzun süre gözlerini ayıramadı. Parmakları titriyordu. Az önce yaşadıkları o kadar gerçekti ki gördüklerinin yalnızca bir düş olduğuna inanmakta zorlanıyordu. Mazhar yavaşça omzuna dokundu. “Defne… Bana bak.” Defne başını kaldırdı. Gözleri hâlâ yaşlıydı. “Onu gördüm, Mazhar.” dedi kısık bir sesle. “Annemi gördüm. Çocukluğumu gördüm. Beni neden bıraktığını… Hayır, neden bırakmak zorunda kaldığını gördüm.” Mazhar dikkatle dinledi. “Ne söyledi sana?” Defne derin bir nefes aldı. “Beni arama… Kendini bul, dedi.” Birkaç saniye sessizlik oldu. Ardından Mazhar, Defne’nin avucundaki kolyeye baktı. “Peki bu nasıl açıklanacak? Eğer hepsi bir düşse, bu kolye burada nasıl olabilir?” Defne kolyeyi avucunda sıktı. “Demek ki gördüklerim sadece bir düş değildi. Annem bana ulaşmaya çalışıyor.” Tam o sırada kolyenin üzerindeki semboller yeniden parlamaya başladı. Yerden yükselen ince ışık çizgileri, ormanın taş zeminine yayılarak eski bir harita oluşturdu. Defne ile Mazhar şaşkınlık içinde geri çekildi. Mazhar fısıldadı. “Bu… Bir yol gösteriyor.” Defne dizlerinin üzerine çöktü ve haritayı dikkatlice inceledi. Işığın ulaştığı son noktada tek bir sembol vardı. Bu, Defne’nin göğsünde taşıdığı mühürle aynı işaretti. “Burası…” dedi kendi kendine. “Annem burada.” Nergis ağır adımlarla yanlarına geldi. Haritayı görür görmez yüzündeki ifade değişti. “İmkânsız…” diye mırıldandı. Defne hemen ona döndü. “Neyi?” Nergis gözlerini haritadan ayırmadan cevap verdi. “Bu yol, Muhafız Mabedi’ne çıkıyor. Oraya yüzyıllardır kimse giremedi.” Mazhar kararlı bir sesle konuştu. “O zaman ilk biz gireceğiz.” Nergis başını iki yana salladı. “Oraya girmek cesaret değil, fedakârlık ister. Mabede ulaşan herkes bir bedel öder.” Defne hiç tereddüt etmeden ayağa kalktı. “Annem yıllarca benim için bedel ödedi. Şimdi sıra bende.” Nergis, Defne’nin gözlerindeki kararlılığı görünce sessizce başını eğdi. “Öyleyse gerçek yolculuk şimdi başlıyor.” Tam o anda yer yeniden sarsıldı. Uzaklardan taşların kırılma sesi duyuldu. Ormanın derinliklerinden yükselen karanlık gökyüzüne doğru uzanırken, görünmeyen bir yerde Lal gözlerini açtı. Bileklerindeki zincirlerden biri büyük bir gürültüyle parçalandı. Lal derin bir nefes alarak fısıldadı. “Hissettim… Geliyorsun, Defne.” Aynı anda karanlığın içindeki iki kızıl göz yeniden açıldı. Soğuk ve alaycı bir ses boşlukta yankılandı. “Evet… Geliyor. Ama bu kez yalnız annesine değil, bana da ulaşacak.” Defne, elindeki kolyeyi boynuna taktı ve Mazhar’a baktı. “Hazır mısın?” Mazhar tereddüt etmeden gülümsedi. “Sonuna kadar.” İkisi, Nergis’in öncülüğünde ormanın en karanlık patikasına doğru yürümeye başladı. Attıkları her adım, onları yalnızca Lal’e değil, yıllardır saklanan en büyük gerçeğe de biraz daha yaklaştırıyordu.

Bölümün tamamını WritePad'de oku