KAN

65. BÖLÜM: İLK SINAV

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

65. BÖLÜM: İLK SINAV Karanlığın içinden yükselen uğursuz kahkaha ormanın her köşesinde yankılanırken Defne, korkusuna rağmen gözlerini sesin geldiği yönden ayırmadı. Mazhar bir adım öne çıkarak Defne’nin önünde durdu. “Ne olursa olsun önce bana gelmek zorunda.” dedi kararlı bir sesle. Nergis başını iki yana salladı. “Hayır, Mazhar. Bu savaş kılıçla ya da güçle kazanılacak bir savaş değil. Karanlık önce kalpleri sınar.” Defne derin bir nefes aldı. “Ben hazırım.” Nergis, Defne’ye uzun uzun baktı. “Hayır… Henüz değilsin. Ama olmak zorundasın.” Yaşlı kadın bastonunu yere vurduğu anda ağaçların arasındaki sis iki yana ayrıldı ve eski taşlarla örülü dar bir patika ortaya çıktı. Patikanın sonunda yosunlarla kaplanmış, kemerli bir geçit yükseliyordu. Geçidin üzerinde eski dilde yazılmış cümleler parlıyor, taşların arasından altın renkli ışıklar süzülüyordu. Defne dikkatle baktığında yazılar yavaşça değişti ve anlayabileceği dile dönüştü. “İçeri giren, geçmişinden kaçamaz.” Defne istemsizce yutkundu. “Bu ne demek?” Nergis sessizce cevap verdi. “Bu, Muhafız Geçidi. İçeri giren herkes en büyük korkusuyla yüzleşir. Başaramayan geri dönemez.” Mazhar sertçe itiraz etti. “O tek başına girmeyecek.” Nergis’in bakışları Mazhar’a döndü. “Girersen sen de kendi sınavını verirsin. Birbirinize yardım edemezsiniz.” Mazhar hiç düşünmeden, “O zaman kendi sınavımı da kabul ediyorum.” dedi. Defne başını çevirip ona baktı. “Mazhar, ya sana bir şey olursa?” Mazhar hafifçe gülümsedi. “Sana söz vermiştim. Bu yolun sonuna kadar yanında olacağım.” Defne’nin gözleri doldu. “Teşekkür ederim.” Tam o anda geçidin içinden derin bir uğultu yükseldi. Sis yoğunlaştı ve taş kemerin ortasında parlak bir ışık oluştu. Nergis geri çekildi. “Kapı açıldı. Artık seçim sizin.” Defne, annesinin son sözlerini hatırladı. ‘Sen benim umudumsun.’ Gözlerini kapatıp cesaretini topladı ve ilk adımını attı. Mazhar da hiç tereddüt etmeden onun peşinden yürüdü. İkisi geçidin içine girer girmez arkalarındaki ışık sönerek kapı büyük bir gürültüyle kapandı. Bir anda etrafı zifiri karanlık sardı. Defne elini uzattı. “Mazhar… Burada mısın?” Cevap gelmedi. “Mazhar!” diye bu kez daha yüksek sesle seslendi. Sessizliğin ardından çok tanıdık bir kadın sesi duyuldu. “Defne…” Genç kızın nefesi kesildi. Bu sesi hayatı boyunca unutması mümkün değildi. “Anne?” Karanlığın içinden yavaş yavaş Lal’in silueti belirdi. Yüzünde sıcak bir gülümseme vardı. Defne sevinçle ona doğru koşmak istediği anda Nergis’in sözleri zihninde yankılandı: “Karanlık önce kalpleri sınar.” Defne olduğu yerde durdu. Gözlerinden yaşlar süzülürken titreyen bir sesle fısıldadı: “Sen… Gerçekten annem misin?” Lal’in gülümsemesi bir anda dondu. Gözlerindeki sıcaklık yerini ürpertici bir kızıllığa bıraktı. Dudakları yavaşça aralandı ve karanlığın içinden aynı uğursuz ses yükseldi. “İlk sınavı geçtin, Defne… Çünkü sevgin kadar şüphe etmeyi de öğrendin.” O anda sahte görüntü parçalanarak siyah dumanlara dönüştü. Aynı saniyede geçidin derinliklerinden Mazhar’ın acı dolu çığlığı yankılandı. “Defne!.. Yardım et!” Defne irkilerek sesin geldiği yöne döndü. Bir yanda annesine ulaşma umudu, diğer yanda en güvendiği insanın yardım çığlığı vardı. Vereceği karar, yalnızca bu sınavın değil, kaderinin de yönünü değiştirecekti.

Bölümün tamamını WritePad'de oku