KAN

33. Bölüm: Hatırlayanların Yemini

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

33. Bölüm : Hatırlayanların Yemini Yer altı nehrinin uğultusu, sanki arşivin derinliklerinde atan kadim bir kalbin ritmine dönüşmüştü. Muhafız yeniden doğrulurken bedenindeki altın ışık, çatlak taşların arasından yavaş yavaş yayılıyor, yere düşen her damla su taş zemindeki eski mühürleri birer birer uyandırıyordu. Defne nefes nefese ayaktaydı. Omzundaki yara hâlâ sızlıyor, avuçlarının içinde tuttuğu gümüş anahtar ise her geçen saniye biraz daha ısınıyordu. Bu kez anahtar yalnızca titreşmiyordu. Atıyordu. Canlı bir kalp gibi… Azhan, Defne’nin elindeki ışığa baktı. Yüzündeki şaşkınlık yerini derin bir saygıya bıraktı. “Arşiv…” “…seni tanıyor.” Defne gözlerini anahtardan ayırmadan fısıldadı. “Hayır…” “Sanki ben onu hatırlıyorum.” Tam o sırada maskeli grubun lideri ağır ağır asasını kaldırdı. Mor ışık yeniden kristalin içinde dönmeye başladı. Bu kez ışık yalnızca asasını değil, göğsündeki siyah mührü de sarıyordu. Derin ve boğuk bir sesle konuştu. “Yüzyıllardır beklediğimiz an sonunda geldi.” “Koruyucu yeniden uyandı.” “Anahtar yeniden bulundu.” “Ve emanet…” “…nihayet ortaya çıktı.” Salonun içinde derin bir sessizlik oluştu. Defne kaşlarını çattı. “Eğer emaneti bu kadar istiyorsanız…” “…neden onu yok etmeye çalışıyorsunuz?” Maskeli lider yavaşça başını iki yana salladı. “Biz onu yok etmek istemiyoruz.” “Biz onu özgür bırakmak istiyoruz.” Azhan öfkeyle öne çıktı. “Yalan söylüyorsun.” Liderin maskesinin ardından kısa bir kahkaha duyuldu. “Gerçeği senden daha iyi biliyorum, Azhan.” Azhan’ın yüzündeki ifade dondu. Defne şaşkınlıkla ona baktı. “Onun adını nereden biliyor?” Azhan cevap veremedi. Maskeli lider birkaç adım daha ilerledi. “Çünkü biz aynı geçmişin çocuklarıyız.” “Bir zamanlar aynı bilgeliğin peşinden yürüdük.” “Sonra yollar ayrıldı.” Defne’nin zihninde parçalar birleşmeye başladı. “Sen…” “…eskiden Arşiv’in koruyucularından mıydın?” Lider birkaç saniye sustu. Sonra ilk kez başını eğdi. “Evet.” “Fakat gerçeği öğrendiğim gün…” “…koruyucu olmaktan vazgeçtim.” Bu sözler taş salonun içinde yankılanırken Muhafız aniden kükredi. Yer altı nehri kabardı. Dev taş varlık iki elini nehrin içine uzattı. Sular girdap oluşturarak dönmeye başladı. Girdabın tam merkezinden ince, berrak bir su sütunu yükseldi. Suyun içinde görüntüler belirdi. İlk Anne… Lal… Hatırlayan Taşlar… Yedi sütun… Ve henüz doğmamış bir çocuk… Defne nefesini tuttu. Lider de görüntülere bakıyordu. Fakat onun gözlerinde hayranlık değil, öfke vardı. “Yine aynı yalan…” Asasını iki eliyle kavradı. Mor ışık büyük bir hızla su sütununa doğru fırladı. Defne hiç düşünmeden ileri atıldı. Gümüş anahtarı iki eliyle kaldırdı. Anahtarın içinden yükselen altın ışık, mor ışıkla salonun tam ortasında çarpıştı. Şiddetli patlamanın etkisiyle herkes geriye savruldu. Kubbenin taşları çatladı. Yer altı nehri kıyılarından taştı. Toz bulutları bütün salonu kapladı. Defne dizlerinin üzerine düştü. Kulaklarında yalnızca tek bir ses vardı. Suyun sesi… Sonra… Çok tanıdık bir kadın sesi… “Defne…” Genç kadın başını kaldırdı. Kimseyi göremiyordu. Fakat ses devam etti. “Hatırlamak…” ”…yalnızca geçmişi görmek değildir.” ”…Doğru seçimi yapabilmektir.” Defne’nin gözleri doldu. İlk Anne’nin sesiydi. Aynı ses… Lal’in düşünde yankılanan ses… Tam o anda gümüş anahtar avucundan ayrıldı. Havaya yükseldi. Salonun tam ortasında dönmeye başladı. Altın ışık bütün arşivi aydınlatırken duvarlardaki kabartmalar canlandı. Yüzyıllardır hareketsiz duran taş insanlar diz çöktü. Taş nehirler yeniden akmaya başladı. Kubbedeki yıldızlar parladı. Muhafız yavaşça diz çöktü. Dev başını Defne’ye doğru eğdi. Derin sesi bu kez öfke taşımıyordu. Saygı vardı. “Emanet…” “…sahibini buldu.” Defne şaşkınlıkla başını kaldırdı. “Ben…” “…hazır değilim.” Muhafızın akan su gözlerinden ince ışıklar süzüldü. “Hiçbiri hazır değildi.” “İlk Anne de değildi.” “Lal de değildi.” “Sen de değilsin.” “Ama yol…” “…hazır olmayı beklemez.” Bu sözler söylenirken arşivin en derinlerinden yeni bir ses yükseldi. Önce ince bir çatlama… Ardından ağır bir taşı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku