KAN

32. Bölüm: Nehrin Yargısı

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

32 Bölüm : Nehrin Yargısı Defne’nin zihni bir anlığına karıştı. Lal’in hatıraları… İlk Anne’nin sözleri… Hatırlayan Taşlar… Hepsi aynı anda düşüncelerinin içinde birbirine karışırken, göğsünde taşıdığı gümüş anahtar yeniden kuvvetle titreşti. Kalbinin attığı her ritimde metalin içinden yükselen sıcaklık biraz daha artıyor, görünmeyen bir bağ onu yer altındaki kudretli nehre doğru çekiyordu. Tam o anda… Muhafız bütün salonu titreten ağır bir adım attı. Yer altı nehrinin suları aniden kabardı. Dev taş varlık iki elini köpüren suyun içine daldırdı. Nehir, sanki yüzyıllardır beklediği emri almış gibi şiddetle dönmeye başladı. Girdabın merkezinden yükselen mavi ışık kubbeye kadar uzanıyor, taş duvarlara çarpıp yeniden aşağı iniyordu. Havadaki nem yoğunlaşmış, her nefesin içinde suyun keskin kokusu hissedilmeye başlamıştı. Maskeli adamlar ilk kez tereddüt etti. En uzun boylu olan geri çekilmedi. Siyah mührü iki eliyle kavrayarak yüksek sesle kadim dilde dualar okumaya başladı. Sözcükler taş duvarlara çarptıkça salonun dört bir yanındaki çatlaklardan koyu mor dumanlar yükseldi. Muhafız öfkeyle başını kaldırdı. Nehirden yükselen dev dalga tek hamlede maskeli adamlara doğru ilerledi. İlk saldırıyı en öndeki maskeli adam karşıladı. Asasını iki eliyle önüne uzattı. Lacivert kristalin içinden geniş bir enerji kalkanı oluştu. Su duvara çarpar gibi kalkana vurdu. Salon sağır edici bir gürültüyle sarsıldı. İlk darbe kalkanı kırmadı. Ama kristalin yüzeyinde ince çatlaklar oluştu. İkinci dalga daha güçlü geldi. Bu kez kristal dayanamadı. Kulakları delen bir sesle parçalandı. Maskeli adam geriye savruldu. Omzu taş sütuna çarptı. Maskesi yere düştü. Yüzüne yayılan siyah damarlar artık boynuna kadar ilerlemişti. Derin nefes almaya çalışıyor, fakat her nefesinde göğsü acıyla kasılıyordu. Defne istemsizce ona baktı. Adamın gözlerinde yalnızca öfke yoktu. Acı da vardı. Sanki taşıdığı karanlık, yavaş yavaş kendi bedenini tüketiyordu. Ancak diğer iki maskeli savaşçı durmadı. Birlikte hareket ettiler. Asalarını aynı anda yere vurdular. Taş salonun zemininde siyah çizgiler oluştu. Çizgiler örümcek ağı gibi ilerleyerek muhafızın ayaklarına ulaştı. Muhafız ilk kez sendeledi. Dev bedenindeki taş katmanlar çatlamaya başladı. Omuzlarından kopan iri kaya parçaları nehre düştü. Azhan bunu görünce bağırdı. “Onlar muhafızı yok etmeye çalışmıyor!” Defne şaşkınlıkla ona döndü. “Ne demek istiyorsun?” “Onu mühürlemeye çalışıyorlar!” Bu sözün ardından en uzun boylu maskeli adam siyah mührü havaya kaldırdı. Mührün çevresinde karanlık halkalar oluştu. Her halka büyüdükçe muhafızın hareketleri biraz daha yavaşladı. Nehir öfkeli bir canlı gibi kabarıyor, fakat görünmeyen zincirler onu geri çekiyordu. Defne artık bekleyemeyeceğini anladı. Azhan’ın kolunu bırakarak çöken taş blokların üzerinden koşmaya başladı. “Defne, dur!” Onu duymadı. Her adımında taşlar ayağının altında kırılıyor, nehirden yükselen su damlaları yüzüne çarpıyordu. Maskeli adamlardan biri onu fark etti. Belindeki kısa hançeri çekti. Sessiz ama son derece hızlı bir hareketle Defne’nin üzerine atıldı. Defne son anda yana döndü. Hançerin ucu omzunu sıyırdı. Keskin bir acı hissetti. Sıcak kan, ceketinin üzerine yayılmaya başladı. Fakat durmadı. Yerde duran kırık bir taş parçasını alarak saldırganın koluna bütün gücüyle vurdu. Adamın hançeri elinden fırladı. İkisi de dengesini kaybederek çöken zeminin kenarına savruldu. Altlarında kudurmuş gibi akan yer altı nehri vardı. Maskeli adam Defne’nin kolunu yakaladı. İkisi de boşluğa düşmemek için birbirine tutunmuştu. Bir an boyunca göz göze geldiler. Adamın griye dönmüş gözlerinde derin bir yorgunluk vardı. Nefes nefese fısıldadı. “Geç kalıyorsunuz…” Defne kaşlarını çattı. “Neye?” Adam cevap veremeden nehirden yükselen dev bir su sütunu aralarına girdi. Güçlü çarpmanın etkisiyle maskeli adamın tutunduğu taş koptu. Bir çığlık yükseldi. Adam karanlık suların içine düştü. Nehir onu birkaç saniye içinde yuttu. Geride yalnızca dalgaların uğultusu kaldı. Defne güçlükle…

Bölümün tamamını WritePad'de oku