KAN

30. Bölüm: Kırılan Sessizlik

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

30 . Bölüm : Kırılan Sessizlik Çanın yankısı taş koridorların derinliklerinde kaybolurken arşivin içindeki sessizlik artık huzur taşımıyordu. Havanın ağırlığı değişmişti. Yüzyıllardır aynı düzen içinde varlığını sürdüren taş salon, görünmeyen bir gücün etkisiyle nefes alıp veriyormuş gibi derin derin titreşiyordu. Kubbenin yüksek kemerlerinden ince toz bulutları dökülüyor, tavana oyulmuş eski sembollerin arasından mavi ışık damarları geçiyor, duvarlara işlenmiş kabartmalar her geçen saniye biraz daha belirginleşiyordu. Defne, göğsünde asılı duran gümüş anahtarı sıkıca kavradı. Anahtar hiç olmadığı kadar sıcaktı. Metalin içinde düzenli bir nabız atıyordu. Sanki yalnızca bir anahtar değil, yaşayan bir parçaydı. Azhan’ın yüzündeki ifade sertleşti. “Birileri geliyor.” Defne kulak kesildi. İlk başta yalnızca taşların arasından süzülen suyun sesini duydu. Sonra… Derinden gelen ağır adımlar… Bir kişi değildi. Birden fazlaydılar. Koridorun karanlığından yankılanan ayak sesleri gittikçe çoğalıyor, taş zeminde sertçe yankılanıyordu. Azhan fenerini söndürdü. “Işığı kapat.” Salon yeniden yarı karanlığa gömüldü. Yalnızca havuzun yüzeyinden yükselen solgun mavi ışık, çevreyi belli belirsiz aydınlatıyordu. İkisi de büyük taş sütunlardan birinin arkasına çekildi. Ayak sesleri durdu. Ardından yabancı bir dilde fısıltılar duyuldu. Kelimeler anlaşılmıyordu. Fakat ses tonları kararlıydı. Bir emir veriliyordu. Sonraki saniye… Koridorun girişinde üç gölge belirdi. Üçü de dizlerine kadar uzanan koyu renk pelerinler giyiyordu. Yüzleri gümüş renkli maskelerle örtülüydü. Ellerinde taşıdıkları uzun asaların uçlarında ise koyu lacivert kristaller parlıyordu. İçlerinden en uzun boylu olanı havayı dinler gibi başını kaldırdı. Sonra yavaşça konuştu. “Hatırlayan Taşlar yeniden uyandı.” Diğer ikisi sessizce eğildi. “Geç kaldık.” “Hayır,” dedi maskeli kişi. “Henüz değil.” Asasını taş zemine vurdu. Tok ses bütün salonu doldurdu. Havuzun içindeki su aniden dalgalandı. Azhan’ın yüzü gerildi. “Bizi arıyorlar.” Defne nefesini tuttu. Tam o anda… Boynundaki gümüş anahtar parlak bir ışık saçtı. Işık yalnızca bir an sürdü. Ama yeterliydi. Üç maskeli kişi aynı anda başlarını Defne’nin saklandığı sütuna çevirdi. “Oradalar!” Saklanmanın anlamı kalmamıştı. Azhan sert bir hareketle Defne’nin kolunu tuttu. “Koş!” İkisi aynı anda sütunun arkasından çıkarak salonun diğer tarafına doğru koşmaya başladı. Maskeli kişiler peşlerinden fırladı. Asalarından yükselen mavi ışık taş zemine çarptığında iri kaya parçaları yerinden kopuyor, arkalarında toz bulutları yükseliyordu. Defne son anda yana atladı. Koca bir taş parçası bulunduğu yere düşerek zemini parçaladı. Çatlaklar örümcek ağı gibi salonun ortasına kadar yayıldı. Azhan havuzun kenarına ulaştığında yüksek sesle bağırdı. “Suya bakma!” Fakat sözünü bitiremeden havuzun yüzeyi aynaya dönüştü. Maskeli adamlardan biri istemsizce suya baktı. Bir anda olduğu yerde durdu. Asasını düşürdü. Maskesinin altından boğuk bir çığlık yükseldi. İki eliyle başını tutarak dizlerinin üzerine çöktü. Suyun içinde gördüğü şey onu dehşete düşürmüştü. “Hayır…” “Hayır…” “Geri dönme…” Çığlığı salonun içinde yankılandı. Sonra bütün bedeni hareketsiz kaldı. Diğer iki maskeli kişi ona bakmadı bile. Sanki bunun olacağını biliyorlardı. “Hatıra Suyu.” “Bakırsan seni hatırlar.” En öndeki maskeli adam asasını yeniden kaldırdı. Bu kez doğrudan Defne’yi hedef aldı. Kristalin içinden ince bir ışık huzmesi fırladı. Defne kendini yere attı. Işık arkasındaki sütuna çarptı. Yüzyıllık taş sütun tek darbede ikiye ayrıldı. Koca blok büyük bir gürültüyle yere devrildi. Salon yeniden sarsıldı. Kubbeden daha büyük taşlar kopmaya başladı. Azhan hızla Defne’nin yanına ulaştı. “Çıkışı bulmalıyız!” “Hangisi?” “Cevabı su biliyor!” Defne havuza baktı. Bu kez korkarak değil. Dikkatle… Suyun yüzeyinde hızla değişen görüntüler belirmeye başladı. Koridorlar… Merdivenler… Kapılar… Sonunda tek bir geçit ışıkla belirginleşti. Salonun kuzeybatı duvarı. “Orası!” İkisi aynı anda koşmaya başl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku