KAN

25. Bölüm: Sessiz Akan Nehir

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

25. Bölüm :Sessiz Akan Nehir Taş duvarların arasına yeniden çöken sessizlik, bu kez yalnızca bir bekleyiş değildi. Arşivin derinliklerinde görünmeyen bir düzen harekete geçmişti. Yüzyıllardır aynı yerde duran raflar, eski ciltli kitaplar ve tavandan sarkan pirinç lambalar ilk bakışta değişmemiş görünüyordu; fakat Defne artık aynı gözlerle bakmıyordu. Hatırlayan Taşlar’ın gösterdiği geçmiş, yalnızca Lal’in yaşamından koparılmış bir anı değil, kendi kaderine uzanan görünmez bir yolun ilk basamağıydı. Avuçlarının içinde hâlâ taşın sıcaklığını hissediyor, suya dokunduğunda zihnine dolan yabancı ama tanıdık sesler yavaş yavaş anlam kazanmaya başlıyordu. Azhan, yere düşen eski kâğıdı dikkatlice katlayıp deri ceketinin iç cebine yerleştirdi. Bunu yaparken tek kelime etmedi. Gözleri, arşivin en dip duvarına sabitlenmişti. Defne onun bakışlarını takip ettiğinde taş yüzeydeki ince çatlağın artık eskisi kadar silik olmadığını fark etti. Çatlağın içinden yayılan solgun mavi ışık yavaş yavaş genişliyor, taşın damarlarına karışarak örümcek ağına benzeyen ince çizgiler oluşturuyordu. O ışık canlıydı. Nefes alıyormuş gibi güçleniyor, sonra yeniden sakinleşiyordu. “Değişiyor,” diye fısıldadı Defne. Azhan ağır bir baş hareketiyle onayladı. “Çünkü bizi tanıdı.” Bu cümle, arşivin sessizliğinde beklenmedik bir ağırlık bıraktı. Defne yeniden çatlağa yaklaştı. Taşa dokunmadan önce bir an durdu. İçinden yükselen his, korkudan çok meraktı. Parmak uçları birkaç santimetre kala, çatlağın içindeki ışık aniden dalgalandı. Odanın serin havası yerini yağmurdan sonraki toprağın kokusuna bıraktı. Aynı koku… Lal’in yaşadığı hatırada duyduğu o taze, nemli toprak kokusu… Defne gözlerini kapamadı. Bu kez olan biteni bilinçli olarak izlemek istiyordu. Işık taşın içinden dışarı doğru süzüldü. İnce mavi çizgiler havada birleşerek küçük bir su damlası oluşturdu. Damla yere düşmedi. Sessizce Defne’nin avucuna kondu. Soğuk değildi. Sıcaktı. Canlı bir kalbin sıcaklığı kadar yumuşak… Damla tenine değdiği anda avucunun içinde ince halkalar oluştu. Halkalar deri üzerinde ilerliyor, bileğine doğru yükselirken silik altın izler bırakıyordu. Defne şaşkınlıkla nefesini tuttu. İzler birkaç saniye sonra kaybolduysa da teninin altında hâlâ hafif bir titreşim dolaşıyordu. Azhan bunu dikkatle izliyordu. “Hatırlayan Taşlar herkese dokunmaz.” Defne başını kaldırdı. “Peki bana neden dokundu?” Yaşlı adam cevabı hemen vermedi. Sanki yıllardır sakladığı bir gerçeği ilk kez dile getirecekmiş gibi derin bir nefes aldı. “Çünkü taşlar seni tanımıyor.” Defne’nin kaşları çatıldı. “Onlar seni… hatırlıyor.” Bu sözlerin ardından odanın içinde yeniden sessizlik hâkim oldu. Defne’nin zihninde birbirinden kopuk görüntüler belirmeye başladı. Bir nehir… Ay ışığının altında parlayan durgun bir su… Nehir kıyısında dizilmiş onlarca taş sütun… Her sütunun üzerinde farklı semboller… Ve sütunların tam ortasında diz çökmüş genç bir kadın… Yüzü görünmüyordu. Saçları uzun ve siyahtı. İki avucunu suyun üzerine koymuş, gözlerini kapatmıştı. Suyun yüzeyi onun dokunuşuyla titreşiyor, nehrin derinliklerinden yükselen ışık gökyüzündeki yıldızlarla birleşiyordu. Kadın usulca başını kaldırdı. Bu kez yüzü görünmeye başladı. Defne istemsizce bir adım geri çekildi. Çünkü gördüğü yüz… Lal değildi. Ama ona çok benziyordu. Aynı gözler. Aynı ifade. Yalnızca çok daha yaşlı, çok daha bilge… Kadının dudakları kıpırdadı. Sesini duymadı. Fakat söylediği sözler zihninde yankılandı. “Su hiçbir adı unutmaz.” “İnsanlar unutur.” “Taşlar susar.” “Ama su…” “Daima hatırlar.” Görüntü bir anda dağıldı. Defne yeniden arşivdeydi. Göğsü hızla inip kalkıyordu. Azhan, onun yüzündeki değişimi fark etmişti. “Ne gördün?” Defne cevap vermeden önce uzun süre düşündü. Anlattıklarının anlamını önce kendisinin kavraması gerekiyordu. “Bir nehir…” “…ve biri vardı.” “Lal mi?” Defne başını yavaşça iki yana salladı. “Hayır.” “Daha eskiydi.” “Sanki…” Kelimeyi seçmekte zorlandı. “…başlangıç gibiydi.” Azhan’ın yüzündeki ifade değişti. Gözlerinde ilk kez gerçe…

Bölümün tamamını WritePad'de oku