KAN

23. Bölüm: Suyun Hatırladığı

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

23. Bölüm: Suyun Hatırladığı Hatırlayan Taşlar’ı gösteren eski haritanın üzerinde dolaşan son altın çizgi de yavaşça sönerek parşömenin sararmış liflerinin arasına çekildiğinde, arşivin taş duvarları sanki yüzyıllardır taşıdıkları yükü derin bir sessizlikle yeniden omuzlarına almıştı. Az önce odanın içinde dolaşan ışık parçacıkları ağır ağır sönüyor, eski rafların arasına sinmiş rutubet kokusu, deri ciltli kitapların yıllanmış kokusuyla birbirine karışıyor, tavandan sarkan pirinç lambaların solgun alevleri artık daha sakin yanıyordu. Fakat bu dinginlik aldatıcıydı. Defne bunu iliklerine kadar hissediyordu. Parmak uçlarını haritanın üzerinde gezdirdiğinde taş kadar sert ama canlı bir sıcaklık avuçlarına yayıldı; sanki dokunduğu şey yalnızca eskimiş bir parşömen değil, yüzyıllardır unutulmayı reddeden bir hafızanın kalbiydi. Azhan ise elindeki eski fotoğrafı ışığa doğru kaldırmış, Lal’in arkasındaki silik ayrıntıları dikkatle inceliyordu. Daha birkaç dakika önce fark edilmeyen ince çizgiler şimdi belirginleşiyor, taş kemerler, sütunlar ve mühür sembolleri yavaş yavaş görünür hâle geliyor, geçmiş kendi suskunluğunu bozarak onlara yeni parçalar sunuyordu. Tam o anda durmuş olan eski duvar saati tek bir kez vurdu. Tok ses, taş odanın içinde uzun süre yankılandı. Ardından parşömenin en alt köşesinde ince altın harfler ağır ağır oluştu. “Yolu anlamak isteyen, önce onu yürüyenin kalbini görmelidir.” Defne cümleyi sessizce okuduğu anda haritanın üzerindeki mürekkep su damlaları gibi dalgalanmaya başladı. Çizgiler birbirine karıştı, altın renkli halkalar büyüyerek odanın zeminine yayıldı ve rafların arasında dolaşan gölgeler bile ışığın içine karışarak silikleşti. Defne ile Azhan konuşmaya fırsat bulamadan çevrelerindeki dünya usul usul çözülmeye başladı. Bu bir düş değildi. Hatırlayan Taşlar, onlara geçmişi göstermeyi seçmişti. Yıllar geriye doğru çekildi. Yağmurun kokusu değişti. Rüzgârın sesi gençleşti. Taş duvarların yerini daha yeni örülmüş bir ev aldı. Sabah henüz doğmamıştı. Ufkun gerisinde bekleyen güneş, gri bulutların arasından belli belirsiz bir aydınlık gönderiyor, gece boyunca yağan yağmurun damlaları ahşap pencerenin kenarından ağır ağır süzülerek taş zeminde küçük halkalar oluşturuyordu. Islak toprağın kokusu, uzaktaki çam ormanlarının reçineli nefesiyle birleşiyor, evin içine huzur veren ama derin bir yalnızlığı da beraberinde taşıyan bir serinlik yayıyordu. Lal yavaşça gözlerini açtı. Bir süre kıpırdamadı. İki elini de karnının üzerine koymuştu. İçinde büyüyen bebeğin sıcaklığını hissediyor, kalbinin attığı her ritimde yalnız olmadığını yeniden anlıyordu. Son günlerde geceleri gördüğü semboller, uyandığında zihninden silinmiyor; rüzgârın uğultusu bile ona eski dillerde söylenmiş unutulmuş duaları hatırlatıyordu. Buna rağmen o sabah içinde açıklayamadığı sakin bir his vardı. Derin bir nefes aldı. Yağmurun kokusunu içine çekti. Sonra sessizce ayağa kalktı. Taş koridordan banyoya doğru yürürken çıplak ayaklarının altında hissedilen serinlik onu bulunduğu ana döndürüyordu. Küçük banyonun ortasında duran bakır küvet çoktan ılık suyla doldurulmuştu. Yüzeyinden yükselen ince buhar, pencerenin arasından süzülen sabah ışığıyla birleşerek odanın tamamını yumuşak bir sis tabakasıyla örtüyor, taş duvarların sert görünümünü bile yumuşatıyordu. Lal saçlarını omuzlarının üzerinden geriye bıraktı. Parmak uçlarıyla suyu yokladı. Sıcaklık tam olması gerektiği gibiydi. Ağır bir hareketle küvetin içine oturduğunda suyun oluşturduğu küçük dalgalar küvetin kenarına çarpıp yeniden merkeze döndü. Gözlerini kapattı. Omuzlarındaki gerginlik yavaş yavaş çözülüyordu. Boynundan aşağı süzülen sıcak su damlaları sırtına ulaşıyor, günlerdir bedeninde biriken yorgunluğu sessizce alıp götürüyordu. Dışarıdaki yağmur artık daha hafif yağıyor, damlaların ritmi banyodaki sessizliğe ince bir ezgi katıyordu. Lal iki avucuyla suyu yüzüne aldı. Islak tenine değen sıcaklık onu dinginleştirdi. Ardından ellerini yeniden karnına koydu. Tam o anda… Bebeği usulca kı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku