KAN

196. BÖLÜM: YAZILMAYI BEKLEYENLER

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

196. BÖLÜM: YAZILMAYI BEKLEYENLER Lalin, defterin son sayfasında beliren cümleleri okurken parmaklarının arasındaki saydam kalemin ağırlaştığını hissetti. Sanki kalem artık yalnızca bir araç değildi. İçinde binlerce insanın umudunu, acısını ve yarım kalmış hikâyesini taşıyan canlı bir varlık gibiydi. Odanın içinde yankılanan sesler çoğalmaya devam ediyordu. “Bizi hatırla…” “Bizi yaz…” “Biz de var olduk…” Her ses başka bir zamandan geliyordu. Kimi çocuktu, kimi yaşlıydı, kimi ise hiç doğmamış bir hayatın sessiz yankısıydı. Lalin gözlerini kapattığında onların görüntüleri zihninde beliriyordu. Bir anne, hiç kavuşamadığı çocuğunu bekliyordu. Bir adam, söyleyemediği son sözlerin içinde sıkışıp kalmıştı. Bir kadın, yaşayabileceği mutluluğun kıyısında donmuştu. Hepsi yazılmamış ihtimallerdi. Hepsi kaderin yarım bıraktığı cümlelerdi. Azhan, Lalin’in yanında durarak etrafa baktı. “Bunlar…” “Bunlar daha önce hiç var olmamış hayatlar mı?” Arven yavaşça başını salladı. “Hayır.” “Onlar hiç yaşanmamış olabilir.” “Ama bu, onların hiç var olmadığı anlamına gelmez.” Lalin ona baktı. “Nasıl yani?” Arven deftere dokundu. “Bir insanın kalbinden geçen her seçim, gerçekleşmese bile kaderde bir iz bırakır.” “Bir adım atılmasa bile, o adımın gölgesi kalır.” “Bir söz söylenmese bile, söylenme ihtimali sonsuza kadar yaşar.” Defterin sayfaları hızla çevrilmeye başladı. Her sayfada başka bir hayat vardı. Fakat Lalin fark etti ki bütün sayfaların sonunda aynı sembol bulunuyordu. Kırık bir daire… Ortasında küçük bir anahtar… Ve çevresinde üç ince çizgi… Hayat Ağacı mührünün unutulmuş bir hâliydi. “Bu sembol…” “Bunu daha önce gördüm.” Arven’in bakışları ciddileşti. “Nerede?” Lalin elini göğsündeki mühre götürdü. “Bende.” O anda odadaki herkes sustu. İlk Yazıcı yavaşça fısıldadı. “Bu mümkün değil…” Lalin ona döndü. “Ne mümkün değil?” İlk Yazıcı gözlerini mühre dikmişti. “Hayat Ağacı mührü yalnızca yaşayanların kaderini taşımaz.” “O aynı zamanda yazılmamış kaderlerin kapısıdır.” Azrak şaşkınlıkla sordu. “Yani Lalin…” “Bu defterle bağlantılı mı?” İlk Yazıcı cevap vermeden önce uzun süre sustu. “Lalin bu defteri bulmadı.” “Defter onu buldu.” Bu sözler taş odanın içinde yankılandı. Lalin’in yüzündeki ifade değişti. “Beni mi seçti?” Arven ona baktı. “Evet.” “Çünkü sen daha önce kaybolmuş bir hayatı taşıdın.” Lalin’in kalbi sıkıştı. “Ne demek istiyorsun?” Arven gözlerini kapattı. “Sen yalnızca bir Yazıcı değilsin.” “Sen de bir zamanlar yazılmamış bir hayattın.” O anda bütün oda karardı. Lalin’in etrafındaki ışık söndü. Ve karşısında başka bir görüntü belirdi. Küçük bir kız çocuğu… Eski bir ormanda… Elinde aynı saydam kalem… Ve karşısında duran İlk Yazıcılar… Küçük kızın sesi duyuldu. “Eğer beni yazarsanız…” “Başka biri silinecek mi?” Genç İlk Yazıcı ona bakıyordu. “Hayır.” “Bazen bir hayatı kurtarmak için…” “Onu gizlemek gerekir.” Görüntü parçalandı. Lalin geriye doğru bir adım attı. “Bu…” “Ben miydim?” Kimse cevap vermedi. Çünkü cevabı herkes biliyordu. Azhan ona yaklaştı. “Lalin…” Fakat Lalin elini kaldırdı. Zihninde binlerce anı birbirine karışıyordu. Çocukluğu… Unuttuğu yollar… Hatırlamadığı yüzler… Ve hiç yaşanmamış gibi duran eski bir hayat… Arven sessizce konuştu. “Sen beni geri yazmadın.” “Sen kendi hikâyeni de yeniden açtın.” Lalin’in gözleri deftere döndü. Sayfanın ortasında yeni bir yazı oluşuyordu. Bu kez tek bir isim vardı. LALİN Altında ise şu cümle yazıyordu: “Son Yazıcı’nın en büyük sırrı…” “Kendisinin de hiç tamamlanmamış bir hikâye olmasıdır.” Tam o anda kapının dışındaki karanlık büyük bir güçle içeri vurdu. Taş duvarlar parçalanmaya başladı. Siyah ayın gölgeleri odayı doldururken Arven’in yüzündeki ifade değişti. “Geldi.” Azhan kılıcını kaldırdı. “Kim?” Arven karanlığa baktı. Ve ilk kez korkuyla fısıldadı. “Bütün unutulmuş hayatların düşmanı…” “Yazılmamış olanı yok etmek isteyen kişi…” Kapının ardında bir siluet belirdi. Ve karanlığın içinden bir ses yükseldi. “Lalin…” “Bunca zaman sonra hâlâ kendi hikâyeni hatırlamadın.” Siluet bir adım daha…

Bölümün tamamını WritePad'de oku