KAN

180. BÖLÜM: HATIRLAYANLAR OCAĞI

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

180. BÖLÜM: HATIRLAYANLAR OCAĞI Dört yolcu, vadinin tam ortasında yükselen ulu çınara doğru ağır adımlarla ilerledi. Ağacın gövdesindeki kadim kapı, onlar yaklaştıkça derinlerden gelen yumuşak bir uğultuyla aralanmaya başladı. Ne menteşelerin gıcırtısı duyuldu ne de taşların sürtünmesi… Kapı, sanki yüzyıllardır onları bekliyormuş gibi sessizce açıldı. İçeriden yayılan sıcak ışık, sabah güneşinin aydınlığından farklıydı; insanın yalnızca gözlerini değil, kalbini de aydınlatan huzurlu bir parıltıydı. İçeri girdiklerinde karşılarına büyük bir salon çıktı. Salonun duvarlarında ne silahlar ne de zaferleri anlatan kabartmalar vardı. Bunun yerine, tavandan yere kadar uzanan yüzlerce ahşap raf dizilmişti. Her rafta özenle korunmuş küçük eşyalar bulunuyordu. Kimi eski bir oyuncak, kimi çatlamış bir su testisi, kimi yıpranmış bir mektup, kimi de yılların aşındırdığı bir bastondu. İlk bakışta değersiz görünen bu eşyaların her biri, bir insanın yaşamından geriye kalan en kıymetli hatıraydı. Lalin yavaşça rafların arasında yürümeye başladı. Eski bir tahta düdüğün yanına geldiğinde düdük ince bir ezgi çalmaya başladı. Hemen yanında duran küçük örgü bebeğin gözleri bir anlığına parladı. Çatlamış bir fincanın içinden sıcak çay kokusu yükseldi. Salon, eşyaların içinde saklı kalan hatıralarla yeniden canlanıyordu. Demir hayranlıkla etrafına baktı. “Burada hiçbir şey unutulmamış.” Tam o anda arkalarından yumuşak bir ses duyuldu. “Çünkü burada saklanan eşyalar değil…” “…onlara yüklenen sevgidir.” Dördü de aynı anda arkasına döndü. Kapının yanında beyaz saçlı yaşlı bir kadın duruyordu. Üzerinde sade keten bir giysi vardı. Boynunda ise Lalin’in daha önce Hatıralar Salonu’nda gördüğü Hayat Ağacı mührünün aynısı asılıydı. Kadın gülümseyerek yaklaştı. “Hatırlayanlar Ocağı’na hoş geldiniz.” Lalin saygıyla başını eğdi. “Siz kimsiniz?” Kadın elini kalbinin üzerine koydu. “Benim adım önemli değil.” “Yüzyıllardır bana yalnızca Ocak Ninesi derler.” “Ben burada isimleri değil…” “…hatıraları korurum.” Ocak Ninesi yavaşça salonun ortasına yürüdü. Ortada duran yuvarlak taş masanın üzerine elini koyduğu anda masanın üzerinde ince bir ışık halkası oluştu. Halkanın içinden küçük bir sandık yükseldi. Sandık, diğer emanet sandıklarına benzemiyordu. Tamamen ceviz ağacından yapılmıştı ve üzerinde hiçbir kilit yoktu. Kadın sandığı Lalin’e doğru itti. “Bunu aç.” Lalin kapağa dokunduğu anda sandık kendiliğinden açıldı. İçinde tek bir eşya vardı. Eski, yıpranmış bir kumaş parçası… Üzerine çocuk eliyle işlenmiş küçük bir güneş motifi… Lalin şaşkınlıkla kumaşı eline aldı. “Bu nedir?” Ocak Ninesi’nin gözleri uzaklara daldı. “Bu…” “…bir kahramanın pelerini değil.” “…bir kralın sancağı da değil.” “Yıllar önce küçük bir kız, hasta kardeşi korkmasın diye bu kumaşı oyuncak bebeğine battaniye yapmıştı.” “O kızın adı tarihe yazılmadı.” “Ama o gece yaptığı iyilik…” “…bu ocağın ilk emanetlerinden biri oldu.” Salonda derin bir sessizlik oluştu. Demir’in gözleri doldu. Aylin elindeki eski kumaşa uzun uzun baktı. O anda hepsi aynı gerçeği yeniden anladı. Dünyayı değiştiren yalnızca büyük savaşlar, büyük zaferler ya da büyük fedakârlıklar değildi. Bazen küçücük bir merhamet, yüzyıllar boyunca yaşayacak kadar güçlü olabiliyordu. Tam o sırada Lalin’in elindeki saydam kalem yeniden parladı. Kalemin ucundan tek bir damla ışık düştü. Taş zemine değen ışık büyüyerek eski bir mühre dönüştü. Hayat Ağacı mührünün tam ortasında şimdiye kadar görülmeyen yeni bir sembol belirdi. Birbirine uzanan iki el… Ocak Ninesi tebessüm etti. “İşte…” “Yeni çağın mührü doğdu.” “Artık insanlar birbirlerini yalnızca hatırlamayacak.” “…birbirlerinin emanetini de taşıyacaklar.” Ancak o sözlerini bitirir bitirmez salonun derinliklerinden üç kez çan sesi yükseldi. Tok… Tok… Tok… Bu ses önceki çanlardan farklıydı. İçinde telaş vardı. Ocak Ninesi’nin yüzündeki huzur bir anda kayboldu. Yavaşça başını salonun en karanlık koridoruna çevirdi. “Bu mümkün olamaz…” diye fısıldadı. Lalin endişeyle sordu. “Nedir?” Yaşlı kadın de…

Bölümün tamamını WritePad'de oku