KAN

169. BÖLÜM: HATIRAYI KORUYANLAR

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

169. BÖLÜM: HATIRAYI KORUYANLAR Lalin, kapının üzerinde parlayan cümleyi uzun süre sessizce izledi. “İnsan hatırladığı sürece hiçbir hikâye gerçekten sona ermez.” Bu söz yalnızca taşın üzerine kazınmış bir yazı değildi; sanki merdivenlerden yükselen her mavi alev aynı cümleyi tekrar ediyor, duvarların içine işlenmiş binlerce eski hatıra onu yankılıyordu. Lalin derin bir nefes alarak ilk basamağa adımını attığında kandillerin alevleri aynı anda biraz daha büyüdü ve merdivenin taşları yıllardır kimsenin yürümediği hâlde tertemiz bir görünüme kavuştu. Demir, Aylin ve Aras da onun arkasından ilerledi. Her çıktıkları basamakta geride bıraktıkları sessizlik yerini hafif bir kalp atışına benzer ritmik bir uğultuya bırakıyordu. Bu ses ne korkutucuydu ne de yabancı; aksine insanın çocukluğunda duyduğu güven duygusunu yeniden hatırlatıyordu. Merdiven sona erdiğinde karşılarına kubbesi gökyüzüne kadar yükselen büyük bir salon çıktı. Salonun ortasında, dalları tavana ulaşan tek başına bir ağaç vardı. Ancak bu ağacın yaprakları yoktu. Dallarından binlerce ince cam damla sarkıyordu. Her damlanın içinde farklı bir insanın yaşamından küçük bir an parlıyordu. Bir baba kızını omuzlarında taşıyor, yaşlı bir kadın komşusunun kapısına sıcak ekmek bırakıyor, genç bir öğretmen ilk kez okuma yazma öğrettiği çocuğun sevincine gülümsüyor, ismi bilinmeyen bir yolcu yolunu kaybetmiş birine sessizce rehberlik ediyordu. Büyük zaferler değil, küçük ama unutulmaması gereken iyilikler… Salonun tamamı bu anılarla nefes alıyordu. Lalin hayranlıkla etrafına bakarken avucunda taşıdığı filiz hafifçe titreşti. Filizin köklerinden çıkan ince ışık çizgileri yere yayıldı ve ağacın gövdesine ulaştı. O anda binlerce cam damla aynı anda ışıldadı. Salonun içinde yumuşak bir melodi yükseldi. Sanki her hatıra kendi sesini yeniden bulmuştu. Ağacın gövdesinde yavaş yavaş bir kapı belirdi. Kapı açıldığında içinden uzun beyaz giysiler giymiş dokuz kişi çıktı. Saçları kar gibi beyazdı, yüzlerinde ne yaşlılığın ne de gençliğin izleri vardı. Gözleri ise yüzyılların bilgeliğini taşıyordu. İçlerinden en önde yürüyen kadın, Lalin’in karşısında durdu ve tebessüm etti. “Sonunda geldin.” Lalin saygıyla başını eğdi. “Siz kimsiniz?” Kadın elini salonun ortasındaki ağaca doğru uzattı. “Biz Hatırayı Koruyanlarız.” “İnsanların unutmaya başladığı her iyiliği, her fedakârlığı ve her umudu burada yaşatırız.” Demir şaşkınlıkla etrafına baktı. “Demek bütün bu anılar…” Kadın başını salladı. “Kaybolmadılar.” “Yalnızca insanların kalplerinden silinmeye başladıklarında buraya emanet edildiler.” Aylin sessizce ağacın dallarına baktı. “Bu yüzden ağaç hâlâ yaşıyor.” Koruyucu gülümsedi. “Hayır.” “Ağaç insanların sayesinde yaşıyor.” “İnsanlar iyilik yapmayı bıraktıkları gün, bu dallar kurur.” Tam o sırada salon hafifçe sarsıldı. Cam damlalardan biri ince bir çatlak sesi çıkararak kararmaya başladı. Ardından ikinci, üçüncü ve dördüncü damla da aynı şekilde ışığını kaybetti. Koruyucuların yüzündeki huzur bir anda yerini endişeye bıraktı. Lalin telaşla sordu. “Ne oluyor?” Yaşlı kadın ağır bir nefes aldı. “Dış dünyada insanlar bazı hatıraları yeniden unutmaya başladı.” “Bir iyilik unutulduğunda burada bir damla kararır.” “Bir söz tutulmadığında bir dal kurur.” “Bir insan umudunu tamamen kaybettiğinde ise…” Kadın cümlesini tamamlayamadı. Çünkü salonun en yüksek dalından büyük bir cam damla koparak yere düştü. Ancak kırılmadı. Damlanın içinde küçük bir kız çocuğu görünüyordu. Yalnız başına karanlık bir sokakta yürüyordu. Elinde söndürmemeye çalıştığı küçücük bir fener vardı. Lalin damlaya yaklaştı. Kız çocuğu başını kaldırdı. Sanki camın ardından onu görebiliyordu. Titreyen sesi salonun içinde yankılandı. “Lütfen…” “Geç kalmayın.” Bu sözle birlikte damlanın içindeki ışık iyice zayıfladı. Lalin’in avucundaki filiz aniden parlak bir ışık yaydı. Işık önce damlayı sardı, ardından bütün salonu aydınlattı. Fakat bu ışık, kararmayı yalnızca kısa bir süre durdurabildi. Hatırayı Koruyanların en yaşlısı Lalin’e baktı. “…

Bölümün tamamını WritePad'de oku