KAN

163. BÖLÜM: LALİN’İN DÜŞÜ

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

163. BÖLÜM: LALİN’İN DÜŞÜ Birlik Ağacı’nın gölgesine gece çoktan çökmüştü. Dalların arasından süzülen ay ışığı toprağın üzerine gümüş desenler çiziyor, yaprakların arasından geçen hafif rüzgâr, gün boyunca duyulan bütün sesleri usulca uzaklara taşıyordu. Uzun ve yorucu yolculuğun ardından herkes derin bir uykuya dalmıştı. Ateş çoktan sönmüş, geriye yalnızca közlerin soluk kızıllığı kalmıştı. Lalin ise Birlik Ağacı’nın kalın köklerinden birine yaslanmış, avuçlarının arasına aldığı küçük yaprağı sıkıca tutarak gözlerini kapatmıştı. Uykusu derinleştikçe çevresindeki dünya sessizce uzaklaştı ve kendisini daha önce hiç görmediği, ama nedense çocukluğundan beri özlemini duyduğu bir yerde buldu. Ayaklarının altında gökyüzünü yansıtan berrak bir su uzanıyordu. Suya attığı her adımda dalgalar yerine altın renkli halkalar oluşuyor, o halkaların içinden küçük ışıklar yükselerek göğe karışıyordu. Ufka kadar uzanan bu sonsuz suyun tam ortasında tek başına yükselen görkemli bir ağaç vardı. Ne Hayat Ağacı’na benziyordu ne de Birlik Ağacı’na. Gövdesi ışıkla gölgenin birbirine karıştığı kadim bir renge sahipti. Dalları gökyüzünün ötesine uzanıyor, kökleri ise suyun altında görünmeyecek kadar derinlere iniyordu. Lalin ağaca doğru yürüdükçe dallardaki yaprakların sıradan yapraklar olmadığını fark etti. Her biri bir hatıraydı. Bir çocuk annesinin elini ilk kez tutuyor, yıllardır konuşmayan iki kardeş birbirine sarılıyor, yaşlı bir kadın küçük bir kıza masal anlatıyor, bir yabancı başka bir yabancıya hiç düşünmeden yardım ediyordu. Her iyilik, ağacın dallarında yeni bir yaprak olarak yaşamaya devam ediyordu. Tam o sırada arkasından tanıdık bir ses yükseldi. “Lalin…” Çocuk yavaşça arkasına döndü. Karşısında Kurucu duruyordu. Ancak artık yaşlı değildi. Yüzündeki bütün çizgiler silinmiş, gözleri genç bir insanın umut dolu bakışlarıyla parlıyordu. “Hoş geldin.” Lalin gülümsedi. “Burası neresi?” Kurucu etrafındaki sonsuz bahçeye baktı. “Burası Hatırlayanların Bahçesi.” “İnsanların kalplerinde unutulmayan her iyilik burada yaşamaya devam eder.” Lalin sessizce etrafına bakındı. “Peki kötülükler?” Kurucu başını hafifçe iki yana salladı. “Kötülük unutulmaz.” “Ama affedildiğinde artık büyüyemez.” O anda gökyüzünden bembeyaz bir kuş süzülerek ağacın en yüksek dalına kondu. Ardından ikinci, üçüncü ve yüzlercesi geldi. Kanat çırpışlarıyla birlikte gökyüzü binlerce ışıkla doldu. Lalin başını kaldırdığında bunların yıldız olmadığını fark etti. Her biri insanların yeniden kurduğu bir güvendi. Tutulan bir söz… Paylaşılan bir ekmek… Affedilen bir hata… Korunan bir emanet… Kurucu usulca konuştu. “İnsanlar birbirini hatırladığı sürece bu gökyüzü hiçbir zaman kararmayacak.” Tam o anda suyun yüzeyi hareketlendi. Lalin aşağı baktığında kendi yansımasını göremedi. Onun yerine yıllar sonraki hâli görünüyordu. Büyümüş… Olgunlaşmış… Birlik Ağacı’nın gölgesinde oturuyor, etrafını saran çocuklara hikâyeler anlatıyordu. Çocuklardan biri ona soruyordu: “Emanet gerçekten nerede?” Gelecekteki Lalin gülümseyerek kendi kalbini gösteriyor, sonra bütün çocukların kalbine tek tek dokunuyordu. “Emanet burada.” “Ve onu ancak paylaşanlar çoğaltabilir.” Lalin bu görüntüyü izlerken gözleri doldu. Tam o sırada ağacın en yüksek dalından tek bir yaprak koptu. Yaprak yavaşça süzülerek avucuna kondu. Yaprağa dokunduğu anda bütün bahçe altın bir ışıkla kaplandı. Kurucu’nun sesi uzaklardan bir kez daha duyuldu. “Unutma Lalin…” “Bir gün insanlar yeniden korkacak.” “Yeniden hata yapacak.” “Yeniden birbirlerini kıracak.” “Ama emanet kaybolmayacak.” “Çünkü onu artık tek bir kişi değil…” “…birbirini hatırlayan bütün kalpler taşıyor.” Rüzgâr güçlendi. Bahçe yavaş yavaş sislerin arasına karışmaya başladı. Kurucu’nun silueti de ışığın içinde kaybolurken son kez gülümsedi. “Uyanma vakti geldi.” Lalin gözlerini yavaşça açtı. Sabahın ilk ışıkları Birlik Ağacı’nın yapraklarının arasından süzülüyor, kuşlar yeni günü karşılayan ezgilerini söylüyordu. Avucunu açtı. Düşünde gördüğü yaprağın aynısı hâlâ avucunda…

Bölümün tamamını WritePad'de oku