KAN

162. BÖLÜM: YILLAR SONRA

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

162. BÖLÜM: YILLAR SONRA Kapının ötesindeki ışığa atılan o ilk adımın üzerinden yıllar geçmişti. Dünya değişmişti. Ama bu değişim ne bir gecede olmuştu ne de büyük bir mucizeyle. İnsanların kalplerinde, fark edilmesi güç küçük değişimlerle başlamıştı. Önce ocaklar yeniden canlandı. Yüzyıllardır küllenmiş taşların arasından ince dumanlar yükselmeye başladı. Sönmüş kutsal ateşler, tek tek yeniden yakıldı. Fakat artık o ateşleri yalnızca muhafızlar korumuyordu. Köylerde yaşayan yaşlılar… Çocuklar… Demirciler… Çobanlar… Öğretmenler… Yolcular… Herkes kendi ocağının emanetçisi olmuştu. Çünkü insanlar sonunda anlamıştı. Bir emaneti korumak için seçilmiş olmak gerekmiyordu. Onu sevmek yeterliydi. Kara Köy de değişmişti. Bir zamanlar sessizliğiyle ürperten sokaklarda artık çocukların kahkahaları yankılanıyordu. Yıkılmış evler yeniden yapılmıştı. Eski taş konak ise olduğu gibi bırakılmıştı. Ne müzeye çevrilmişti… Ne de yıkılmıştı. Kapısının üzerine yalnızca küçük bir ahşap levha asılmıştı. Üzerinde tek bir cümle yazıyordu. “Hatırlayan herkes bu evin misafiridir.” İnsanlar o konağa korkuyla değil… Saygıyla giriyordu. Çünkü artık biliyorlardı. Hatıralardan kaçılmazdı. Onlarla birlikte yaşamayı öğrenmek gerekirdi. Demir, yıllar boyunca köyün çocuklarına kılıç kullanmayı öğretmedi. Onlara önce söz vermeyi öğretti. Sonra verdikleri sözü tutmayı… Eski bakır anahtar artık yoktu. Ama Demir her dersin sonunda aynı cümleyi söylüyordu. “Gerçek kapılar demirle değil…” “…güvenle açılır.” Çocuklar bu sözü ezberlemişti. Fakat zamanla ezberlemekten öteye geçtiler. Yaşamaya başladılar. Ocak Ana, ömrünün son yıllarını Birlik Ağacı’nın gölgesinde geçirdi. Artık yaşlanmıştı. Saçları tamamen beyazlamıştı. Fakat gözlerindeki ışık ilk günkü kadar canlıydı. Bir gün Lalin yanına geldi. İkisi de uzun süre konuşmadılar. Rüzgâr yaprakların arasında dolaşıyor, dallardan düşen ışık damlaları toprağa karışıyordu. Ocak Ana gülümsedi. “Ben artık görevimi tamamladım.” Lalin başını salladı. “Hayır.” “Sen görevi bıraktın.” “Ama emanet devam ediyor.” Yaşlı kadın gözlerini kapattı. “İşte bunu duyabilmek için yaşamışım.” O gece huzur içinde son nefesini verdi. Ertesi sabah Birlik Ağacı’nın en yüksek dalında daha önce hiç görülmemiş beyaz bir çiçek açtı. Köylüler o çiçeğe yıllarca aynı adı verdi. Ocak Çiçeği. Aylin ve Aras hiçbir zaman yeniden eski hayatlarına dönmediler. Çünkü artık eski dünya yoktu. Onlar, Birlik Ağacı’nın ilk bekçileri oldular. Fakat bekçilik artık kapıları kapatmak değildi. Kapıları açık tutmaktı. Yolunu kaybeden herkes ağacın gölgesine gelebiliyor… Dinlenebiliyor… Korkularını anlatabiliyor… Ve kimse yargılanmadan yeniden yoluna devam edebiliyordu. Aras bir gün Aylin’e gülümseyerek şöyle dedi. “Bin yıl önce birbirimizi kaybettiğimizi sanmıştım.” Aylin elini onun elinin üzerine koydu. “Meğer yalnızca birbirimize giden yolu unutmuşuz.” Kurucu’nun hatırası ise kristal kapının ardında yaşamaya devam etti. Artık kimse onu göremiyordu. Fakat Birlik Ağacı’nın gövdesine kulağını yaslayan herkes, derinlerde bir bastonun taş zemine usulca vurduğunu duyabiliyordu. Ve ardından aynı cümle fısıldanıyordu. “Hatırlamaya devam edin.” Lalin büyüdü. Artık küçük bir çocuk değildi. Yıllar içinde bilgeliği, merhameti ve sabrı ile tanınan genç bir yol gösterici oldu. Fakat hiçbir zaman kendisine “Son Varis” denmesine izin vermedi. Bir gün bir çocuk ona sordu. “Gerçekten son kişi sen miydin?” Lalin gülümsedi. Hayat Ağacı ile Gölge Ağacı’nın birleştiği yerde yükselen Birlik Ağacı’na baktı. Sonra diz çökerek çocuğun göz hizasına indi. “Hayır.” “Son Varis diye biri yok.” “Her insan…” “…emaneti hatırladığı gün onun varisi olur.” Çocuk anlamaya çalışarak başını eğdi. “Peki emanet nerede?” Lalin küçük parmağıyla çocuğun göğsünü işaret etti. “Burada.” Sonra kendi göğsünü gösterdi. “Ve burada.” “Sonra hepimizin arasında.” Gün batımında Birlik Ağacı’nın dalları altın ve yeşilin binbir tonuyla ışıldıyordu. Rüzgâr yaprakların arasından geçerken, sanki eski dostların seslerini taşıyordu. İ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku