KAN

161. BÖLÜM: BİRLEŞEN TOHUMLAR

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

161. BÖLÜM: BİRLEŞEN TOHUMLAR Yaşlı kadının avucundaki iki tohum, Lalin’in gözlerinin önünde sessizce parlıyordu. Biri sabah güneşi gibi sıcaktı. Diğeri gecenin en derin saatleri gibi sakindi. İkisinin de içinde aynı yaşam vardı. Fakat biri ışığı, diğeri gölgeyi taşıyordu. Mağaranın içindeki herkes nefesini tutmuştu. Kurucu başını eğmiş, gözlerini kapatmıştı. Aylin’in elleri birbirine kenetlenmişti. Aras ise ilk kez umutla gülümsüyordu. Çünkü binlerce yıl önce yarım kalan yolculuk, şimdi küçük bir çocuğun avuçlarının arasında yeniden şekilleniyordu. Lalin uzun süre hiçbirine dokunmadı. Yaşlı kadın sessizce onu izledi. “Neden seçmiyorsun?” diye sordu. Lalin yavaşça başını kaldırdı. “Bana hep seçim yapmam gerektiği söylendi.” “Bir tarafı seçmem gerektiği…” “Işığı ya da karanlığı…” “Geçmişi ya da geleceği…” “Fakat yol boyunca öğrendiğim her şey bunun doğru olmadığını gösterdi.” Yaşlı kadının gözlerinde gurur dolu bir parıltı belirdi. “Peki ne öğrendin?” Lalin avuçlarını iki tohumun üzerine birlikte kapattı. “Bir ağacın yalnızca dallarıyla yaşayamayacağını…” “Kökleri olmadan göğe ulaşamayacağını öğrendim.” “Ve kökler karanlıkta olduğu için kötü değildir.” “Onlar sadece görünmez.” Bu sözlerle birlikte iki tohum aynı anda ışık saçmaya başladı. Altın olanın sıcaklığı ile siyah olanın dinginliği birbirine karıştı. İlk başta ikisi de birbirini itiyormuş gibi görünüyordu. Sonra… Yavaş yavaş… Birbirlerine yaklaşmaya başladılar. Aralarında ince, gümüş renkli bir çizgi oluştu. Çizgi giderek kalınlaştı. İki tohum, sessizce tek bir tohuma dönüştü. Ne tamamen altındı… Ne tamamen siyahtı… İçinde şafak vakti gökyüzünün bütün renkleri dolaşıyordu. Tam o anda bütün mağara sarsıldı. Hayat Ağacı’nın dalları göğe doğru uzarken, Gölge Ağacı’nın siyah kabuğu büyük parçalar hâlinde dökülmeye başladı. Altından yemyeşil bir gövde ortaya çıktı. Aslında iki ağacın hiçbir zaman ayrı olmadığı anlaşılıyordu. Onlar tek bir ağacın iki farklı yüzüydü. Kurucu gözlerini kapattı. “Sonunda…” “…Hatırlandı.” Aylin, Aras’ın elini tuttu. İlk kez birbirlerine dokunduklarında, yıllardır aralarında duran görünmez duvar sessizce dağıldı. İkisini çevreleyen ışık ve gölge birbirine karıştı. Ne biri diğerini yok etti… Ne de biri ötekine üstün geldi. Sadece denge oluştu. Boşluğun devasa gözü onları izliyordu. Fakat artık içinde ürkütücü bir sessizlik yoktu. Yorgunluk vardı. Lalin ona doğru yürüdü. Elindeki yeni tohumu iki eliyle kaldırdı. “Bu senin de emanetin.” Boşluk uzun süre cevap vermedi. Sonra mağaranın içinde yankılanan ilk sözünü söyledi. “İnsan…” “…nihayet hatırladı.” Devasa göz yavaşça kapanmaya başladı. Fakat bu kez yok olmuyordu. Gökyüzündeki sis gibi dağılıyor, binlerce küçük ışık tanesine dönüşüyordu. Her ışık, dünyanın farklı yerlerine doğru süzüldü. Kurucu onları izledi. “Bundan sonra…” “…insanlar korkularından kaçamayacak.” “Ama onları saklamak zorunda da kalmayacak.” Eski deri defter kendiliğinden kapandı. Kapak üzerindeki hayat ağacı ilk kez tamamlanmış hâliyle parlıyordu. Kırık daire kapanmıştı. Eksik kökler tamamlanmıştı. Bakır anahtar ise Demir’in elinde ağırlaştı. Üzerindeki yüzlerce isim birer birer silinmeye başladı. Demir şaşkınlıkla baktı. “İsimler…” Kurucu gülümsedi. “Çünkü artık anahtarı taşıyacak muhafızlara gerek kalmadı.” “Emanet…” “…tek bir kişiye ait olmayacak.” Anahtar son kez parladı. Ardından ince altın tozlarına dönüşerek rüzgâra karıştı. Ocak Ana’nın gözlerinden yaşlar süzüldü. “Bin yıllık nöbet…” “…sona erdi.” Tam o anda umut fidanı hızla büyümeye başladı. İnce gövdesi kalınlaştı. Dalları gökyüzüne uzandı. Kökleri hem Hayat Ağacı’na hem de Gölge Ağacı’na sarıldı. İki ağacın birleştiği yerde üçüncü bir gövde yükseldi. Bu, ne ışığın ne de gölgenin ağacıydı. Bu… Birlik Ağacı’ydı. Dallarında açan ilk meyveler altın ve siyah değildi. Her biri farklı renkteydi. Kimi mavi… Kimi yeşil… Kimi kızıl… Kimi beyaz… Sanki bütün insanların farklı hikâyeleri aynı ağacın dallarında yer bulmuştu. Lalin ağaca bakarken usulca gülümsedi. “Artık kimse tek başı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku