KAN

157. BÖLÜM: İLK SES

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

157. BÖLÜM: İLK SES Kristal kapının ardındaki yıldızlı boşluk, görünmeyen bir el tarafından çekiliyormuş gibi kendi içine doğru bükülmeye başladı. Birer birer sönen yıldızlar yalnızca ocakların değil, insanların umutlarının da sessizce eksildiğini haber veriyordu. Altın kökler geriliyor, siyah kökler ise büyüyen girdabın ritmine uyarak ağır ağır titreşiyordu. Hiç kimse konuşamadı. Çünkü o fısıltı yeniden duyuldu. Bu kez daha yakından… Daha derinden… Sanki herkesin kendi kalbinin içinden yükseliyordu. “Beni ışık yaratmadı…” “Beni karanlık da yaratmadı…” “Beni ilk korkunuz doğurdu.” Lalin ellerini göğsüne götürdü. Kalbi hızla atıyordu. Ama bu korku değildi. Sanki o sesi daha önce, çok eski bir rüyasında işitmişti. Kurucu bastonuna daha sıkı tutundu. Yüzündeki dinginlik ilk kez yerini endişeye bıraktı. “Hayır…” “Bu mümkün olmamalı.” Demir ona döndü. “Neyi kastediyorsun?” Kurucu cevap vermeden yıldızlı boşluğa baktı. “Biz hep iki güç olduğunu sandık.” “Işık ve karanlık.” “Oysa ikisi de aynı kaynaktan doğmuştu.” İlk Muhafız derin bir nefes aldı. “Üçüncü güç…” Kurucu başını yavaşça salladı. “Evet.” “Ve onu mühürlediğimizi sanıyorduk.” Tam o anda girdabın merkezinde ince, beyaz bir çizgi oluştu. Çizgi giderek genişledi. Ne siyah ne altın… Bütün renkleri içinde taşıyan bembeyaz bir ışık yükseldi. Fakat bu ışık huzur vermiyordu. İnsanın içine işleyen tarifsiz bir boşluk yayıyordu. Lalin fısıldadı. “Bu… neden bu kadar yalnız hissettiriyor?” Karanlığın İlk Efendisi ilk kez gözlerini kapattı. “Çünkü o…” “…unutulmanın kendisi.” Sessizlik çöktü. Kurucu ağır ağır konuştu. “İnsan ilk kez yalnız kalmaktan korktuğunda…” “İlk Ses doğdu.” “İnsan ilk kez sevilmeyeceğini düşündüğünde…” “O büyüdü.” “Ve insanlar birbirlerinden uzaklaştıkça…” “…onu daha da güçlendirdiler.” Ocak Ana’nın gözlerinden yaşlar süzüldü. “Demek bütün felaketlerin başlangıcı…” “…nefret değilmiş.” Kurucu başını eğdi. “Hayır.” “Korku.” Tam bu sırada beyaz ışığın içinden bir siluet belirdi. Ne kadın… Ne erkek… Ne yaşlı… Ne genç… Yüzüne bakmak mümkün değildi. Her bakan, kendi yüzünü görüyordu. Demir kendi çocukluğunu gördü. İlk Muhafız gençliğini… Ocak Ana ilk öğrencisini… Kral Alaric ise tahta çıktığı günü… Lalin ise… Kendisini değil… Ağlayan küçük bir çocuğu gördü. Çocuk tek başına oturuyordu. Etrafında kimse yoktu. Sessizce yalnızca tek bir cümleyi tekrar ediyordu. “Beni unutmayın…” Lalin’in gözleri doldu. “Sen…” “…hep yalnız mıydın?” Beyaz siluet cevap vermedi. Ama mağaranın tamamı onun duygusuyla doldu. Öyle büyük bir yalnızlıktı ki herkes dizlerinin üzerine çöktü. Karanlığın İlk Efendisi bile başını eğmişti. Kurucu fısıldadı. “Onu bu yüzden mühürledik.” “Çünkü kimse bu acıya dayanamazdı.” Lalin başını iki yana salladı. “Hayır.” “Acıyı mühürleyemezsiniz.” “Yalnızca ertelersiniz.” Bu sözler mağaranın içinde yankılandı. Eski deri defter kendi kendine açıldı. Şimdiye kadar görünmeyen son sayfa belirdi. Sayfanın ortasında yalnızca tek bir cümle yazıyordu. “Son Emanet, gücü korumak değildir.” Altındaki satırlar yavaşça tamamlandı. “Son Emanet, unutulanı yeniden hatırlamaktır.” Lalin umut tohumunu iki avucunun arasına aldı. Tohum ilk kez tamamen açıldı. İçinden incecik bir fidan yükseldi. Fidanın yaprakları altın, gövdesi gümüş, kökleri ise berrak su gibiydi. Fidan büyüdükçe mağaranın içindeki karanlık geri çekilmeye başladı. Fakat beyaz siluet hâlâ olduğu yerde duruyordu. Lalin ona doğru yürüdü. Demir arkasından seslendi. “Tek başına gitme!” Lalin gülümsedi. “Artık yalnız değil.” Çocuk, beyaz siluetin tam karşısında durdu. Yavaşça elini uzattı. “Adın ne?” Uzun süre cevap gelmedi. Sonra ilk kez o kadim ses yumuşadı. “Nesiller boyunca bana birçok isim verdiler.” “Lanet…” “Boşluk…” “Yok oluş…” “Ama benim ilk adım…” Sesi titredi. “…Hatırlanmayan’dı.” Lalin hiç düşünmeden küçük elini onun eline bıraktı. “O zaman…” “…artık yalnız değilsin.” Bu söz söylenir söylenmez mağaranın içini sarsan büyük bir ışık yükseldi. Altın köklerle siyah kökler birbirine zarar vermeyi bıraktı. Hayat Ağacı’…

Bölümün tamamını WritePad'de oku