KAN

153. BÖLÜM: GÖLGE AĞACI’NIN KALBİ

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

153. BÖLÜM: GÖLGE AĞACI’NIN KALBİ Gölge Ağacı yükseldikçe Hatıralar Salonu’nun tavanındaki bin yıllık taşlar ince ince çatlamaya başladı. Siyah dallar gökyüzünü arar gibi yukarı uzanıyor, kökleri ise havuzun kararmış sularının derinliklerine inerek salonun damarlarıyla birleşiyordu. Her kökün geçtiği yerde hayat ağacının altın damgaları soluyor, yerlerini karanlık, çatlak çizgilere bırakıyordu. Kutsal kor ilk kez bu kadar zayıf yanıyordu. Alev küçülüyor, yeniden büyüyor, sonra tekrar sönmeye yaklaşarak titriyordu. Doğu Bekçisi iki eliyle testiyi kavradı. “Kor dayanamayacak…” Ocak Ana yavaşça başını salladı. “Kor değil…” “İnsanların birbirine verdiği söz tükeniyor.” Bu cümle salondaki herkesin üzerine ağır bir sessizlik gibi çöktü. İlk Muhafız gözlerini Gölge Ağacı’ndan ayırmadan konuştu. “Onu hiçbir kılıç kesemez.” “Hiçbir mühür hapsedemez.” “Karanlık olduğu için değil…” “…unutulan her sözden doğduğu için.” Demir kılıcını yavaşça indirdi. İlk kez, yıllardır taşıdığı silahın burada hiçbir anlam ifade etmediğini hissediyordu. Tam o sırada Lalin ağır adımlarla Gölge Ağacı’na doğru yürümeye başladı. Annesi arkasından seslendi. “Lalin!” Fakat çocuk durmadı. Her adımında avucundaki güneş damgası biraz daha parlıyor, boynundaki kurt başlı muska sıcak bir ışık yayıyordu. Ağaçtan yükselen siyah dallar ona doğru uzandı. Salon nefesini tuttu. Fakat dallar çocuğa dokunur dokunmaz küle dönüştü. İlk Muhafız derin bir nefes verdi. “Beklediğim gün gerçekten gelmiş…” Ocak Muhafızı şaşkınlıkla ona döndü. “Neden zarar vermedi?” İlk Muhafız’ın sesi yumuşaktı. “Çünkü Gölge Ağacı korkudan beslenir.” “Çocuk ise korkuyla değil…” “…emanetle yürüyor.” Lalin ağacın gövdesine kadar geldi. Simsiyah kabuğun tam ortasında, insan kalbini andıran çatlak bir bölüm vardı. O çatlağın içinden boğuk bir ses yükseliyordu. Önce tek bir ses… Sonra onlarca… Yüzlerce… “Unutuldum…” “Beni dinlemediler…” “Söz verdiler…” “Terk ettiler…” “Korumadılar…” Demir’in yüzü soldu. “Bu sesler…” İlk Muhafız gözlerini kapadı. “Yüzyıllardır tutulmayan her yemin.” “Her yarım bırakılmış emanet.” “Her ihanet.” Bir anda bakır anahtar Demir’in elinden kurtularak havaya yükseldi. Anahtarın üzerindeki bütün isimler ışıldamaya başladı. İsimlerin arasındaki boş satırdan ince bir altın ışık çıktı ve doğruca Lalin’in önünde durdu. Eski deri defter de kendi kendine açıldı. Bu kez son sayfasında tek bir cümle belirdi. “Son Emanet zorla korunamaz. O, ancak özgür iradeyle teslim edilir.” Ocak Ana fısıldadı. “Şimdi seçim zamanı…” Salonun taş duvarlarında hayat ağacının kökleri yeniden parlamaya başladı. Altın ışık ile siyah damarlar birbirine karışıyor, bütün salon sanki canlı bir varlık gibi nefes alıp veriyordu. Lalin küçük ellerini Gölge Ağacı’nın çatlamış gövdesine koydu. O anda salon tamamen sessizleşti. Ne suyun uğultusu… Ne ateşin çıtırtısı… Ne de taşların çatlama sesi… Her şey durmuştu. Çocuğun gözlerinin önünde başka bir dünya açıldı. Uçsuz bucaksız bir ovanın ortasında tek başına duran görkemli bir ağaç… Yaprakları altın rengindeydi. Dallarında yüzlerce kuş ötüyor, köklerinden berrak sular akıyordu. Ağacın altında ise beyaz giysili yaşlı bir kadın oturuyordu. Kadın gülümsedi. “Hoş geldin, Son Varis.” Lalin şaşkınlıkla etrafına baktı. “Burası neresi?” “Burası bütün ocakların doğduğu ilk bahçe.” “Hayat Ağacı’nın gerçek kalbi.” Çocuk ağaca baktı. “Ama dışarıdaki ağaç ölüyor.” Kadının yüzündeki tebessüm hüzne dönüştü. “Hayır.” “O ölmüyor.” “İnsanlar onu unutuyor.” Yaşlı kadın avucunu açtı. Avucunda küçücük, ışıl ışıl parlayan tek bir tohum vardı. “İlk emanet ateşti.” “İkinci emanet bilgiydi.” “Son emanet ise…” Tohumu Lalin’in avucuna bıraktı. “…umuttur.” Tohum çocuğun avucuna değer değmez sıcak bir ışık bütün bedeni sardı. Aynı anda Hatıralar Salonu’nda güçlü bir titreşim hissedildi. Lalin’in avucundan yükselen altın ışık, Gölge Ağacı’nın çatlamış gövdesine doğru yayıldı. Siyah kabukta ilk kez ince, parlak yeşil bir filiz belirdi. Salondaki herkes hayretle o küçücük filize baktı. İlk Muhafız’ın…

Bölümün tamamını WritePad'de oku