KAN

149. BÖLÜM: HATIRALAR SALONU

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

149. BÖLÜM: HATIRALAR SALONU Koridorun sonundaki taş kapı, Lalin’in yüzüne dokunan sıcak rüzgârın ardından kendiliğinden titreşmeye başladı. Yüzyılların sessizliğini taşıyan ağır taş kanatlar, derin bir uğultuyla iki yana açılırken içeriden ne altın bir ışık ne de karanlık yükseldi. Bunun yerine, eski bir ocağın közlerini andıran yumuşak bir aydınlık bütün koridora yayıldı. İçeri giren ilk kişi Ocak Muhafızı oldu. Ardından Kuzey Bekçisi, Doğu Bekçisi, Demir, Kral Alaric ve diğerleri sessizce onu takip etti. Salonun büyüklüğü karşısında herkes olduğu yerde durdu. Burası, şimdiye kadar gördükleri hiçbir yere benzemiyordu. Kubbesi yıldızlı gökyüzünü andırıyor, duvarları ise baştan sona taş levhalarla kaplıydı. Her levhanın üzerinde bir isim, bir tarih ve kısa bir hatıra kazınmıştı. Kimileri bir çocuğun doğumunu, kimileri bir savaşın sona erişini, kimileri ise verilen bir sözü anlatıyordu. Sanki burası yalnızca insanların değil, zamanın da hafızasını saklıyordu. Salonun tam ortasında, çevresi dokuz taş sütunla çevrili büyük bir su havuzu vardı. Su öylesine durgundu ki yüzeyinde tek bir dalga bile oluşmuyordu. Ancak herkes havuza yaklaştığında suyun içinde kendi yansımalarını değil, geçmişlerinden kesitleri görmeye başladı. Kral Alaric çocukluğunu gördü; babasının ona eski kralların hikâyelerini anlattığı günü… Fakat hikâyenin sonunda babasının sustuğunu, Kara Köy’den söz edecekken konuyu değiştirdiğini ilk kez fark etti. Başkâhin, gençliğinde eski kütüphanede bulduğu ve ertesi gün hiçbir iz bırakmadan kaybolan bir el yazmasını gördü. Demir ise bin yıl önce kapının önünde tek başına kaldığı o geceyi yeniden yaşadı. Bu kez ayrıntıları daha net hatırlıyordu. Kapı kapanmadan hemen önce Ocak Muhafızı’nın ona dönerek, “Seni unutmayacağız.” dediğini duydu. Demir’in gözlerinden yıllardır akmayan yaşlar sessizce yanaklarına süzüldü. Lalin’in annesi havuza baktığında ise kendi geçmişini değil, henüz yaşanmamış bir günü gördü. Lalin, büyümüş hâliyle Kara Köy’ün meydanında durmuş, elini kara meşeye uzatıyordu. Etrafında Ocak Muhafızları değil, farklı diyarlardan gelen insanlar vardı. Kimileri eski kıyafetler, kimileri yeni zırhlar taşıyordu. Hepsi aynı ateşin etrafında toplanmıştı. Kadın ürpererek geri çekildi. “Bu bir gelecek…” diye fısıldadı. Ocak Ana başını salladı. “Hatıralar Salonu bazen geçmişi, bazen de henüz yazılmamış ihtimalleri gösterir. Fakat hiçbir görüntü kesin değildir. İnsanların seçimleri yolu değiştirebilir.” Tam o sırada salonun en uzak köşesinden ince bir çıtırtı duyuldu. Duvardaki taş levhalardan biri yavaşça yerinden ayrıldı. Arkasında küçük bir oyuk vardı. Oyuğun içinde, deriyle kaplanmış eski bir defter duruyordu. Kapağında ne bir isim ne de bir mühür vardı. Yalnızca ateşin çevresinde duran yedi kişinin kabartması işlenmişti. Ocak Muhafızı defteri dikkatle eline aldı. Sayfaları çevirdiğinde yazılar önce silik görünüyordu; fakat Lalin’in avucundaki güneş damgası parlayınca satırlar tek tek belirginleşmeye başladı. İlk sayfada şu cümle yazıyordu: “Hatırlamak, yalnızca geçmişi bilmek değildir. Hatırlamak, geçmişin yükünü geleceğe taşımamayı öğrenmektir.” Bir sonraki sayfada ise bugüne kadar duydukları bütün anlatıları değiştirecek satırlar vardı. Defter, ilk yedi bekçiden birinin el yazısıyla tutulmuştu ve şu gerçeği anlatıyordu: Denge Taşı hiçbir zaman tek parça olmamıştı. Daha ilk yeminde üç parçaya ayrılmış, böylece hiçbir insan ya da topluluk onun gücünü tek başına kullanamasın diye farklı yerlere emanet edilmişti. Kara Köy yalnızca ilk parçayı koruyordu. Yıkık Kale ikinci parçanın izini saklıyordu. Üçüncü parça ise ne Ateş Dağı’nda ne de Unutanlar Vadisi’ndeydi. Onun yeri yalnızca Son Varis’e açıklanacaktı. Herkes sessizliğe gömülmüşken salonun kubbesinde yıldızları andıran ışıklar birer birer sönmeye başladı. Havuzun durgun yüzeyi ilk kez dalgalandı. Suyun ortasında altın renkli ince halkalar oluştu ve yavaşça birleşerek bir haritaya dönüştü. Haritada şimdiye kadar görülmeyen yeni bir yer beliriyordu. Geniş bir göl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku