KAN

144. BÖLÜM: İLK MİSAFİR

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

144. BÖLÜM: İLK MİSAFİR Hakikatin Eşiği’nin taş kapısından içeri giren ilk misafirle birlikte salonun içindeki kadim ateşin alevleri bir anlığına alçaldı. Herkes aynı anda kapıya döndü. İçeri giren, ne siyah zırhlı bir savaşçıya ne de sislerin arasında görülen gölgelere benziyordu. Üzerinde yıpranmış, toprak renginde uzun bir cübbe vardı. Başındaki başlık yüzünü gizliyordu. Elinde ne silah ne de asa taşıyordu. Yavaş adımlarla ilerledi ve kadim ateşin tam karşısında durdu. Salonu derin bir sessizlik kapladı. Yabancı, başlığını yavaşça geriye ittiğinde yılların izlerini taşıyan bir yüz ortaya çıktı. Saçları tamamen beyazlamıştı; ancak gözleri, ilkbahar göğü kadar berrak ve sakindi. Ocak Ana onu görünce uzun zamandır ilk kez gülümsedi. “Hoş geldin, Yol Bekçisi.” Yaşlı adam başını eğerek selam verdi. “Çağrıyı duydum. Ateş yeniden uyandıysa, bütün bekçiler bir araya gelmeliydi.” Kral Alaric şaşkınlıkla Ocak Muhafızı’na baktı. “Kaç bekçi vardı?” Ocak Muhafızı ağır bir nefes aldı. “Eskiden yedi kişiydik. Her birimiz dengeyi koruyan farklı bir görevi üstlenirdik. Zaman içinde yollarımız ayrıldı. Kimimizin öldüğü sanıldı, kimimiz unutuldu, kimimiz de kendi isteğiyle gözlerden uzak yaşamayı seçti.” Yol Bekçisi, Lalin’e doğru birkaç adım attı. Bebeğin gözlerine baktığında yüzünde tarifsiz bir huzur belirdi. “Demek kehanetin son halkası sensin.” Lalin sessizce gülümsedi. O anda Kurt Mührü yeniden havalandı ve salonun tavanında dönmeye başladı. Duvarlardaki taş kabartmalar tek tek parlamaya başladı. Kabartmaların üzerindeki eski sahneler artık hareketsiz değildi; yaşayan hatıralar gibi hareket ediyor, bin yıl öncesinden görüntüler gösteriyordu. İlk görüntüde, Kara Köy’ün kuruluşu canlandı. Bilgeler, yüksek bir tepenin üzerinde büyük bir ateş yakıyor, çevresine yedi taş dikiyordu. Her taşın üzerine farklı bir damga işleniyordu. Ocak Muhafızı’nın damgası ateşi, Kuzey Bekçisi’nin damgası yıldızları, Yol Bekçisi’nin damgası ise kıvrılarak uzayan eski bir yolu simgeliyordu. İkinci görüntüde ise genç bir kral, bilgelerle birlikte aynı ateşin etrafında diz çöküyor ve elini ateşe uzatarak yemin ediyordu. “Bizler, görünen ile görünmeyen arasındaki denge bozulmasın diye aynı sözü paylaşacağız.” Görüntü değişti. Bu kez aynı kralın yaşlanmış hâli görünüyordu. Yanında yabancı soylular vardı. Ellerindeki haritalarda Kara Köy işaretlenmişti. Kralın yüzünde büyük bir korku okunuyordu. Yabancı adamlardan biri ona sessizce bir şey söyledi. Kral başını eğdi. Sonra ağır bir hareketle Kara Köy’ü gösteren işareti haritadan sildirdi. Salon sessizliğe gömüldü. Kral Alaric gözlerini kapattı. “Atalarımız…” “Gerçeği korkudan gizlemiş.” Ocak Ana başını salladı. “İnsan bazen düşmanını değil, korkusunu büyütür.” Tam o anda salonun duvarlarında ince çatlaklar oluşmaya başladı. Kadim ateş yeniden titreşti. Yol Bekçisi aniden arkasını dönerek kapıya baktı. “Birisi daha geliyor.” Bu kez içeri giren adımlar yavaş değildi. Taş zeminde yankılanan sert adımlar salondaki herkesi gerdi. Kapının eşiğinde uzun boylu, siyah pelerinli bir kadın belirdi. Belindeki eski kılıç, diğer muhafızların taşıdığı silahlardan farklıydı. Kılıcın kabzasında kurt başı değil, kanatlarını açmış bir doğan motifi işlenmişti. Kadın başlığını çıkardığında omuzlarına dökülen uzun siyah saçları ve keskin bakışları ortaya çıktı. Ocak Muhafızı onu görünce hayretle ayağa kalktı. “Sen…” Kadın sözünü tamamladı. “Evet.” “Ben Doğu Bekçisi’yim.” “Ve bin yıldır saklanan son emanet artık güvende değil.” Salondaki hava bir anda değişti. Doğu Bekçisi, kemerinden küçük bir taş parçası çıkardı. Taşın üzerinde derin bir çatlak vardı ve içinden soluk, mavi bir ışık sızıyordu. “Bu, Denge Taşı’nın bir parçası.” “Onu koruyan mühür kırıldı.” Ocak Ana’nın yüzündeki huzur ilk kez kayboldu. “Öyleyse zaman sandığımızdan daha az.” Doğu Bekçisi başını salladı. “Çünkü Denge Taşı tamamen parçalanırsa, Kara Köy artık iki âlem arasındaki eşiği koruyamayacak.” Tam o anda salonun dışından güçlü bir sarsıntı hissedildi. Kara meşenin dal…

Bölümün tamamını WritePad'de oku