121. BÖLÜM: SON UYARI
Yazar: Bircan Mazhar

121. BÖLÜM: SON UYARI Defne ile Kaan sessizce Eldar’a baktılar. Koridorun sonundaki mavi alevler yüzünü aydınlatıyor, elindeki siyah kristal ise karanlık bir kalp gibi atıyordu. Bir zamanlar krallığı korumak isteyen adamdan geriye yalnızca yorgun bir gölge kalmıştı. Eldar yavaşça onlara doğru yürüdü. “Artık gerçeği biliyorsunuz.” “Ben bu yolu güç için seçmedim.” “Sevdiklerimi kaybetmemek için seçtim.” Defne gözlerini ondan ayırmadı. “Ama sonunda onları yine kaybettin.” Eldar acı bir tebessüm etti. “Hayır…” “Kendimi kaybettim.” Koridorda derin bir sessizlik oluştu. Kaan birkaç adım öne çıktı. “Bu hâlâ bitebilir.” “Siyah kristali bırak.” “Birlikte başka bir yol buluruz.” Eldar başını yavaşça iki yana salladı. “Artık geri dönebileceğim bir yol yok.” “Bu kristal benim hayatım oldu.” “Onu bırakırsam, bin yıldır ayakta kalmamı sağlayan güç de beni terk eder.” Defne dikkatle ona baktı. “Demek bu yüzden hiç yaşlanmadın.” Eldar cevap vermedi. Elindeki kristale baktı. Kristalin içindeki siyah ışık giderek hızlanıyor, sanki yaşayan bir varlık gibi titreşiyordu. Tam o anda Mühür Odası yeniden sarsıldı. GÜÜÜM! Duvarlardaki çatlaklar büyüdü. Sütunun etrafındaki altın zincirlerden biri büyük bir gürültüyle koptu. Siyah mühür taşı daha da derin çatladı. Aras’ın sesi uzaktan yankılandı. “Defne! Kaan!” “Çabuk olun!” “Eğer son zincir de koparsa, mühür tamamen yok olacak!” Defne telaşla sesin geldiği yöne baktı. “Aras!” Eldar derin bir nefes aldı. “Geç kaldınız.” “Artık hiçbir şey eski hâline dönemeyecek.” Kaan öfkeyle bağırdı. “Sen bunu istemiyordun!” “Krallığı korumak istiyordun!” Eldar’ın gözleri bir anlığına eski hâline döner gibi oldu. Yüzündeki öfke yerini derin bir pişmanlığa bıraktı. “İstiyordum…” “Fakat karanlık bana her seferinde aynı yalanı söyledi.” “‘Bir adım daha at, her şey düzelecek.’” “Ben de her defasında inandım.” Defne yavaşça ona yaklaştı. “Şimdi de aynı yalanı söylüyor.” “Onu dinlemeyi bırak.” Eldar’ın eli titremeye başladı. Siyah kristalin üzerindeki çatlaklardan ince siyah dumanlar yükseldi. Bir an için kristali yere bırakacakmış gibi oldu. Fakat o anda uğultulu bir ses bütün odayı doldurdu. “Bunu yapma…” Ses ne Defne’ye ne de Kaan’a aitti. Doğrudan Eldar’ın zihninden geliyordu. Eldar acıyla başını tuttu. “Sus!” Siyah kristal bir anda parlak bir karanlık ışık yaydı. Güçlü bir enerji dalgası Defne ile Kaan’ı geriye savurdu. Son altın zincir de büyük bir gürültüyle gerildi. İnce çatlama sesi odanın her köşesinde yankılandı. Aras’ın çaresiz çığlığı duyuldu. “Hayır!” Ve tam o anda, son zincirin ortasında ilk çatlak belirdi.