114. BÖLÜM: KAYIP MÜHÜR ODASI
Yazar: Bircan Mazhar

114. BÖLÜM: KAYIP MÜHÜR ODASI Kayıp Mühür Odası’nın kapısı yavaşça açılırken içerden yükselen mavi ışık bütün salonu aydınlattı. Kadim Taht’ın altın ışığı ile odadan yayılan mavi ışık birbirine karışıyor, salonun duvarlarındaki kadim semboller yeniden parlamaya başlıyordu. Aras, gözlerini kapıya dikmiş, yıllardır unutulmuş bir hatırayı yeniden görmüş gibi sessizce fısıldadı: “Demek gerçekten varlığını koruyormuş…” Defne merakla ona döndü. “Orası nedir?” Aras derin bir nefes aldı. “Kadim Krallığın en gizli yeri. Kraliçe Elara son mühürü oluşturmadan önce bütün bilgileri oraya sakladı. Yüzyıllardır kimse o kapıyı açamadı.” Kaan kaşlarını çattı. “Peki şimdi neden açıldı?” Aras, Defne ile Kaan’a baktı. “Çünkü Kadim Taht sizi gerçek varisler olarak kabul etti.” Tam o sırada mağara yeniden sarsıldı. GÜÜÜM! Altın kapının üzerindeki çatlaklar daha da büyüdü. Dışarıda bekleyen Mazhar, Lal, Eren ve Akyolu, içeriden yükselen ışığın mağaranın girişini doldurduğunu görünce şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Mazhar elini çatlayan kapının üzerine koydu. “Defne… Dayan.” İçeride ise siyah yarığın içinden çıkan dev pençe yeniden hareket etti. Bu kez daha da ileri uzanarak salonun zeminini parçaladı. Yerden kopan taşlar havaya savrulurken Kadim Taht’ın koruyucu ışığı karanlığı geri püskürtmeye çalışıyordu. Aras asasını kaldırdı. “Vakit daralıyor.” “Ben burada karanlığı mümkün olduğunca oyalayacağım.” “Siz ikiniz Kayıp Mühür Odası’na gidin.” Defne tereddüt etti. “Ya siz?” Aras gülümsedi. “Ben bu tahtın koruyucusuyum.” “Görevim sizden önce başlar, sizden sonra biter.” Kaan başını salladı. “Hayır. Sizi burada bırakmayacağız.” Aras kararlı bir sesle cevap verdi. “Kadim Krallığın geleceği benden daha önemli.” “Şimdi gidin!” Tam o anda siyah yarığın içinden yükselen karanlık enerji Aras’a doğru saldırdı. Aras asasını yere vurunca altın renkli bir kalkan oluştu ve saldırıyı durdurdu. Ancak darbenin şiddetiyle birkaç adım geriye savruldu. Defne ile Kaan birbirlerine baktılar. Aras’ın sözlerini dinlemekten başka çareleri yoktu. Hızla mavi ışığın geldiği koridora doğru koşmaya başladılar. Koridora adım attıkları anda arkalarındaki taş kapı kendiliğinden kapanmaya başladı. Defne son kez arkasına baktı. Aras, Kadim Taht’ın önünde dimdik duruyor, bütün gücüyle karanlığa karşı direniyordu. Taş kapı tamamen kapandığında koridor derin bir sessizliğe gömüldü. Duvarların iki yanında mavi alevlerle yanan meşaleler birer birer tutuştu. Koridorun sonunda ise beyaz mermerden yapılmış yuvarlak bir oda görünüyordu. Odanın tam ortasında, kristal bir kaidenin üzerinde duran eski bir parşömen altın bir ışıkla parlıyordu. Defne kaideye doğru bir adım attığı anda, odanın dört köşesindeki taş heykellerin gözleri birdenbire açıldı.