Kan Lekesi

7-GECEYE GÖMÜLEN SIR

Yazar:

Kan Lekesi - Kardelen kitap kapağı
Kan Lekesi kitap kapağı

Duyduğum ses ile bedenim oturduğum yere adeta mıhlanmış, parmak uçlarımdan kalbime doğru ilerleyen soğukluk ile bedenim ürpermişti. Sesin sahibine dönmek istedim ama kemiklerim buz tutmuş gibiydi. Kalbimden başlayıp damarlarımda ilerleyen o karıncalı uyuşukluk hissi beynimi de etkisi altına almıştı. Ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi bilemedim. Bedenim adeta işlevini yitirmişti. Sar geri. Yaş on beş. ON SENE ÖNCE Bizimkilerle her seferinde hep beraber oturduğumuz çardakta şuan yalnızca ben ve Doruk oturuyorduk. Kasım ayının sert rüzgârı yüzümüzü yalasa da ne benim ne de onun umurundaydı. Üzerimize çektiğim mont bedenimin sıcak kalması için yardımcı oluyordu ama Doruk sadece tişörtle duruyordu. İçinde sönmeyen bir yangın vardı, biliyordum. “Paylaş içindekileri,” diye mırıldandım yavaşça. Esen rüzgâr yüzünden saçlarım yüzüme yapışıyordu. Bileğimdeki toka ile siyah uzun saçlarımı hızlı ve yamuk bir topuz yaptım. Perçemlerim yine yüzüme dökülse de en azından konuşmamı engellemiyor, beni rahatsız etmiyordu. “Susma öyle.” “Neyini anlatayım ki Açılay,” dedi o da içindeki durmadan dönen fırtınaya çare bulamazken. “O kadar umurlarında değilmişim ki…” devamını getirmedi. Sustu. İçinde yanan aleve karşı gözünden bir damla yaş döküldü. Oturduğum yerden kalktım. Hızlıca attığım iki adımla yanına ulaştığımda vakit kaybetmeden yanına oturdum. “İyi olacaksan ağla,” dediğim sırada dökülmemiş gözyaşları ile ıslanmış gözleri bana döndü. “Burada seni yargılayacak biri yok.” İç çekti acılı acılı. Gözlerini etrafta gezdirdiğinde “Bu kadar mı nefret ediyorlar benden,” dedi. “Bu kadar mı umurlarında değilim? Neden ya neden?” Eliyle yüzünü sıvazladığında çenesinden aşağı birkaç damla yaş aktı. “Kardeşim olmuş benim lan! Kardeşim olmuş!” dediği sıra birkaç kere oturduğu tahtaya vurdu. “Senin yaşındaymış, kızmış…” Yutkundu. Gözleri yine uzaklara daldı. “Mahalledekilerden öğrenmesem hiç öğrenemeyecektim,” dediğinde gözünden akan bir damla yaş tam kalbinin üzerine düştü. “Benimle görüşmesini istemiyorlarmış. Kızın benden bile haberi yokmuş.” Bir kolumu beline doladığımda başımı omzuna yasladım. Devam etti içini dökmeye. “Kardeşimin abisinden haberi bile yokmuş, olmayacakmış. Onlar kendi hayatlarında mutluymuş.” Söylediği sözler parçalara ayrılıp un ufak olmuş cam kırıklarının kalbine batması gibi hissettiriyordu. Sanki o cam kırıkları hiç çıkmamak üzere bulduğu yüreği çepeçevre sarmış, battığı yerden hiç durmayacak kanın akmasına sebebiyet veriyordu. “Ben bunu hak edecek ne yaptım Açılay?” dedi iç çekerken. Gözyaşlarıyla ıslanmış yüzünü sildikten sonra bir kolunu bana doladı. “Bu kadar gereksiz bir insan mıyım?” “Hayır, öyle söyleme,” diyerek yanıtladım hemen. “Kendine asla haksızlık etme. Hem o da seni büyünce arayacaktır.” “Arayacak mıdır? Varlığımdan haberi bile yok,” dediğinde başını önüne eğdi. Sanki dakikalardır yanımda ağlamıyormuş gibi gözyaşlarını sakladı. “Arayacaktır. Gerçeği öğrendiğinde o da seni arayacaktır.” Aramıştı. Delfin abisi olduğunu öğrendikten sonra onu deli gibi aramıştı. Kardeş kelimesi hepimize basit bir kelime gibi gelir. Arkasında kimi zaman mutlu bir sıcak yuva, kimi zaman ise acı ve gözyaşı bırakıyordu oysa. Kardeş neydi? Aynı evin içini paylaşıp düştüğünde kaldırana, kavga bile etseniz her türlü arkanızda durana denirdi kardeş. Ama bazen başa öyle bir iş gelirdi ki ne aynı ev kalırdı ne kavga edebileceğiniz biri ne de arkanızda duracak güvenli bir dağ. Her daim sırtını yaslayıp güvenebileceğin, acını paylaşabileceğin, içine huzur verecek bir şeydi kardeş. Mecazen kardeşlik bazen yetmiyordu hayatta gerçek kardeşin acısı içimize batınca. Doruk’u o günden sonra bu konu açıldığında her seferinde içindeki burukluğu saklamaya çalışıyordu. Bazı acıları saklayamazsın. Duyduğum ses ile bedenim yerinde kalakalmışken bir kez daha “Açılay” dediğinde kalbimin güm güm çarpıntısı ile zihnimde sesi tekrar yankılandı. Öyle hızlı çarpıyordu ki ilk defa bu kadar korktuğumu hissettim. Kalbim göğüs kafesimin içinde çırpınıyorken sadece orada atmıy…

Bölümün tamamını WritePad'de oku