Kan Lekesi

6-KARA MUTAKABAT

Yazar:

Kan Lekesi - Kardelen kitap kapağı
Kan Lekesi kitap kapağı

18 Ağustos 2009 Buz gibi esen rüzgâr adeta eti kemiği kesiyormuş gibi hissettiriyordu. Yaz ayının son günleriydi ama sanki şehir yası anlamış gibi soğuk rüzgârlar esmeye, gözyaşı misali acı acı yağmur döktürmeye başlamıştı. Önündeki manzaraya hareket etmeden bakıyordu Açılay. Ne gözünden bir damla yaş düşmüştü, ne de tepki vermişti. Ama sonradan her içi burkulduğunda annesinin mezarını bulmuş, adeta gözleri kuruyana kadar yaş akıtmıştı annesinin altında yattığı nemli toprağa. Koca bir çukur açılmıştı. Niye açılmıştı? Çevresindeki insanların çoğunu tanımıyordu. Herkesin yüzünde acı bir ifade vardı, özellikle gözler ona çevrildiğinde o acı ifade daha farklı bir hal alıyordu: acıma. Sevmedi Açılay çevresindekilerin bu halini. Tam karşısına baktı sonra. İşte o an gerçekten tanıyamadığı kişi ile göz göze geldi, babasıyla. Değişmişti sanki. Yaptığına pişman gibi duruyordu. Üzgün duruyordu. Ama bir o kadar da yalancı duruyordu. Ercan kendi dizleri üzerine çökmüş, iç geçire geçire ağlıyordu. Çevresindeki insanlar omuzlarından tutarak ona destek olmaya çalışıyor, kendini harap etmemesi hakkında bir şeyler söylüyorlardı. Oysa onun harap olması gerekmiyor muydu? Annesini dün akşamdan sonra bir daha görememişti. Hatırasında onun gülümseyen yüzü kalmıştı, ama bu da yıllar geçtikçe ona acı verecekti. Birkaç kişinin beyaz bir şeyi tutarak açtıkları çukura bıraktıklarını gördü. O sırada birisinin sesini duydu Açılay, "Vah, vah, küçücük kız. Baksana tepki bile veremiyor yavrucak. Allah'ım sabırlar versin." Tepki mi vermesi gerekiyordu? Karşısında kendi suçu olmasına rağmen kendini yerden yere atıp ağlayan babası gibi mi? İstemedi. Şimdilik tepkisiz kaldı. Kefenin üzerine tahtaları dizdiler. Daha sonra bir kişi kürekle ilk toprağı üzerine attı. Ardından sonraki toprağı. Ve sonraki... Yavaş yavaş mezarın kapanmasını izledi herkes. Açılay'ın ise en büyük gücü annesi ile birlikte toprak yığınının altında kalmıştı. Mezar kapandıktan sonra kalabalık dağıldı yavaş yavaş mezar başından. Sadece iki kişi kaldı: Açılay ve Ercan. Birbirine bir o kadar yakın, bir o kadar ise uzak iki isim. Ercan'ın bakışları mezar taşından ayrılıp Açılay'a döndü. "Ne işin var burada?" dedi içinde karışan duygular onu bambaşka biri yapmıştı sanki. "Anlamıyorum, niye ağlıyorsun?" dedi küçük Açılay sorgulayarak. Anlamamıştı çünkü. Bir insan birini öldürdükten sonra ağlar mıydı? O halde niye öldürürdü ki? "Neden ağlamayayım?" dediğinde yine bencildi Ercan. "Onu sen öldürdün çünkü." dedi Açılay hazır cevap şekilde. Ercan hızla çevresine bakındı biri duydu mu diye. Birisini göremeyince tekrar Açılay'a döndü ama bu sefer yüzünde maskelediği üzüntüyü arka plana çekti ve siniri yüzüne oturdu. "Kes sesini," dedi bu sinirini de saklamayarak. "Yalan mı?" diye diretti Açılay. "Öldürdün." "Bilerek olmadı!" diye homurdandı Ercan. "Hiçbir şey bilmiyorsun! Boş boş konuşma!" Bilmiyor muydu? Her şey gözünün önünde yaşanmıştı, bilmiyor muydu? Emindi, biliyordu. Konuşmadı daha fazla. Konuşacak ne vardı ki? söylenecek hangi kelime geri getirecekti annesini? Mezar taşına çevirdi bakışlarını. "Şimdi niye mezar başında duruyorsun peki?" diye sordu istemeyerek. "Vicdan," dedi Ercan. İçine derin bir nefes çekti. "Annenin... Yasemin'in sesi içimde susmuyor. Bela okuyan sesi aklımdan çıkmıyor. Vicdanım içime ağır batıyor. Bu yükü hafifletmek gerek," diyen Ercan yine bencildi. Yine kendini düşünüyordu, yine kendine önem veriyordu. Anlamadı Açılay. "Onu öldüren sensin ama." "Kes sesini!" diye kızdı hemen. "Bunu bir daha sesli dile getirme!" "Ben sesli dile getirmesem de sessizlik en belirgin ses olmayacak mı?" diye sordu sessizce. İçinde hissettiği boşluğun acısını daha o kadar anlamlandıramamıştı ama acıtıyordu. "Senin dilin fazla uzadı!" diye homurdandığında hızla oturduğu yerden kalktı. "Eve geç sen, işim var benim," diyerek Açılay'ı yanından kovaladı. Küçük kız öylece kalakalmışken arkasına bakmadan mezarlığın çıkışına ilerledi adam. Küçük kız ise babası göz önünden kaybolduktan sonra çıktı mezarlı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku