5-CİNAYET PİYESİNDEKİ KUKLA
Yazar: Kardelen

17 Haziran 2009 Her zamanki gibi kafasındaki sesleri susturmak ve bedenindeki yaraları görmekten kaçınmak için mutfakta kendini yemek yapmaya bırakmıştı Yasemin. Ama elinin üzerinde olup koluna kadar uzanan çiziği görmemek imkânsızdı. Susuyordu, yardım alacak kimsesi yoktu. Susuyordu, çalışmasına izin verilmediği için kendini geçindirebilecek bir birikimi yoktu. Susuyordu, Açılay için, kızı için... Düşündüğü kendisi değildi. Saçının siyahını, gözünün yeşilini, yanağında duran beni bile kendisine benzeyen küçük kızını düşünüyordu. Eskisi gibi küçük sayılmazdı Açılay, artık bazı şeylerin farkına varıyor, nedenlerini sorguluyordu. Ama onun gözünde hep küçük ve savunmasız kalacaktı. Gerçi anlamaması için bir nedeni de yoktu ama kızını tüm kötülüklerden korumak istiyordu Yasemin. Oysa her akşam kızını odasına kapatıp, sesleri duymasın diye yorganın üzerine çekince çıkan şiddeti ne kadar engelleyebilirdi ki? Sadece Açılay'ın bunları görmemesini istiyordu. Ondan her şeyi saklayamazdı ama saklamak istiyordu. Geçen gün kavgalarından sonra Ercan kapıyı çarpıp çıktığında Açılay'da odasından çıkmış annesinin yanına gitmişti. Yasemin yerde oturuyor bir eli sıkıca kolunu tutuyordu. Gözünden yaşlar akşamda sessizce ağlıyordu Yasemin. Açılay annesine yaklaşmış, önüne gelen saçlarını arkaya doğru itelemişti. "Babam sana kötü davranıyor, anne," dedi Açılay annesinin yanağından akan yaşı silerken. Yasemin kendini toparlamaya çalıştı. Gözünden akan yaşları durduramasa da yüzüne bir gülümseme oturttu. "Hayır annecim," dedi kızının siyah saçlarını okşarken. "Şakalaşıyoruz sadece…" "Çok kötü şaka, seni ağlatıyor." dedi ve ardından kollarını kendi göğsünde bağladı. "Bana yalan söyleme, anne. Görüyorum, canın acıyor." Güçlü durması gerekiyordu. Yıkılmaması gerekiyordu ama tekrar gözünden akan yaşları tutamadı Yasemin. "Evet kızım, çok kötü bir şaka." diyebildi. Penyesinin ıslanmasın diye yukarıya çektiği kolunu bileğine kadar çekti Yasemin. Kapatmadı yarasını ama gizlemek istedi, yine. Acısını görmezden gelmeye çalıştı, yine. Gelen kapı sesini duyunca dönüp çıkmadı mutfaktan. Açılay'ın odasında olduğunu bildiği için yüreği rahattı ama o adamın tekrar burada olduğunu bildiği içinde yüreği sıkışıyordu. "Ne o hanım? Karşılanmayacak konuma mı geldik?" dedi mutfak kapısına yaslanarak Ercan. Dönüp bakmadı ona Yasemin. Önündeki salata malzemelerini doğramaya dikkat etti. Eli titremeye başlamıştı. İşaret parmağını hafifçe kesti. O çizdikten bir damla kan aktı. Umursamadı. "Yüzüme de mi bakmayacaksın?" Gülümsedi Ercan. "Dün sana vurdum diye trip mi atacaksın Yasemin? Bırak şu çocuk çocuk işleri." Umursamadı Yasemin. Eli daha çok titremeye başladı. Az önce çizik attığı yerin yanına bir çizik daha açtı. Oradan da bir damla kan aktı. Umursamadı. Ercan içine sinir dolduğunu hissetti. "Konuşmayacak mısın?" Mutfağa doğru bir adım atacaktı ki durdu. Geri çekildi. "Ne yaparsan yap," dedikten sonra mutfaktan çıkıp oturma odasına ilerledi. Her şeyden habersiz oturma odasında boyama kitabını boyuyordu Açılay. Televizyon herhangi bir kanalda duruyordu ve reklamlar başlamıştı. Bazen boyama kitabına odaklanıyor bazen ise televizyonda dönen renkli reklamlara odaklanıyordu. Ercan oturma odasına girdiğinde bakışları hemen Açılay'a takıldı. Masanın yanında kalan koltuğa oturdu. "Ne kız o?" "Resim yapıyorum," diye geçiştirici cevap verdi Açılay. Babasına takılmadan tekrar boyama kitabına odaklanmıştı. “Ben sana gözüme görünme demedim mi!” diye yükseldi Ercan. Ortada yükselecek bir durumda yoktu oysa, kendi canından gelen kıza tahammülü yoktu yalnızca. Açılay korkuyla irkildi, boyama kitabının kapağını kapattı. Bakışları tekrar televizyona kaydı. “O odandan dışarı çıkmayacaksın demedim mi!” Mutfaktan duyduğu ses ile kalbi bu sefer korkuyla atmaya başladı Yasemin’in. Bir tek konu Açılay olunca bu şekil atıyordu göğüs kafesinde kalbi. Elindeki bıçağı bıraktı. Kanayan elini umursamadı. Oturma odasına girdiğinde hedefi direkt Ercan olmuştu. "Bana bağırman, beni dövmen yetmiyor mu? K…