Kan Lekesi

4-SESSİZ KALAN ŞEY

Yazar:

Kan Lekesi - Kardelen kitap kapağı
Kan Lekesi kitap kapağı

Küçükken dışarıya çıktığım zaman yaşadığım tatsız olaylara sürekli üzülür, kimi zaman ağlar, kimi zaman ise gözyaşlarımı saklamak için bağırıp çağırırdım. Ama içimi yakıp kavuran her zaman sinir olurdu. Büyüdükçe gözyaşları silindi üzerimden, yerini ise sadece sinir kapladı ama tek farkla, eskiden saklardım, şimdi ise beni gerçekten tanıyanlar gözüme bakıp bile anlardı. Şuan kimsenin anlamamasını umuyordum. Neydi yani görevim, bu aptal adamla karşılaşmak mı? Ya bu işin içinde farklı bir şey varsa? Kayra sağ olsun arada zihnim Müge Anlı‘ya dönüyordu. BU İŞİN İÇİNDE FARKLİ BİR İŞ OLDUGU BELLİ AÇILAY! Derin nefesler alıp verirken kitlenmiş bir şekilde telefon ekranına baktığımı karşımdaki adamın "İyi misin?" diye sormasıyla fark ettim. Telefonun ekranını kapatıp hızla cebime koyarken bakışlarım gözlerini buldu. "Sorun yok" diye mırıldandım nötr tutmaya çalıştığım sesimle. "Emin misin?" Diye sordu. "Niye bu kadar sorguladın ki?" Dediğim sırada sustu. Ardından bir şey demek için dudaklarını araladığı sırada Işıl'ın sesi daha yakından geldi. "Hangi rüzgâr attı seni buraya!" Tam anlamıyla kalçasıyla beni kenara itip önüme geçti ve aptal adam ile sarıldı. Kısa süre birbirlerine sarılıp ayrıldıktan sonra "Geçiyorken uğradım öyle," diye mırıldandı Aris. "Ne zamandır görüşemiyorduk. Oğuz evde mi?" Sen Oğuz'u nerden tanıyorsun kardeş? Onu boş ver, Işıl'ı nerden tanıyorsun kardeş? Kardeş? "Gelir birazdan, dışarıda birkaç işi vardı. Geç içeri sen." Camdan atlasam şuan bana deli derler miydi? Kafasıyla onaylayıp içeriye geçtiğinde bakışları kısa bir an bana döndü. Işıl arkadan kapıyı kapattıktan sonra iki kez Aris'in sırtına vurdu. "Sen geç otur, ben çorbaya bakıp geleyim." Diyerek yanımızdan ayrıldı Işıl. Aris'in bakışları tekrar beni bulunca bir anda ne yapacağımı bilemedim verdi saçma heyecanla "Bende çorbaya bakayım." diyerek hızlı adımlarla mutfağa ilerledim. Neye heyecan yapıyorsun aptal! Yanlış anlaşılacaksın! Mutfağa girip az önce oturduğum sandalyeye geri çöktüğümde Işıl'ın çorbayı tadına bakıyordu. Kirli kaşığı lavaboya bıraktıktan sonra Işıl'ın bakışları bana dönünce "kız, sen niye buradasın?" diye sordu. Ayağımın ucuyla kapıya vurunca kapı tam olarak kapanmasa da biraz aralık kalacak şekilde kaldı. "Ne yapayım Işıl? İki gün önce arabasına çarptığım adamla arabana ne güzel çarptım dimi, şaheser yarattım resmen diye sohbet mi edeyim!" sesim sinirli gibi ama fısıltı halindeydi. "Ne!" Işıl'da şaşkınlığını sessizce fısıltıyla dile getirdi. "Aris Baki'ye mi vurdun sen!" "Kimse kim, bilerek çarptım sanki!" O an arabaya binmeden önce söylediği cümle geldi aklıma, ama sizde bundan sonra yolda dalgınlığınıza dikkat edin , her zaman sıkıntı çıkarmayan biri karşınıza çıkmaz. Maşallah çıktı mı gitmiyor birde. Kendi kendime göz devirdikten sonra "sen nereden tanıyorsun bunu?" diye sordum fısıltıyla. "Ortaokuldan arkadaşım." dedi o da fısıltıyla. "Çok güzel!" dedim yine fısıltıyla. "Neyse hadi geç adamın yanına ayıp olacak." "Ben niye geceyim, senin arkadaşın" ayağa kalkıp elinden kaşığı ben aldım. "Ben yaparım çorbanı sen geç." Onaylayan bir mırıltı çıkardıktan sonra elini yıkayıp hızla mutfaktan çıktı. İçeriden mahallenin duyacağı kadar yüksek sesle -normal ses volümü yüksek- "Nasılsın aslanım!" dediğini duyunca yavaş yavaş çorbayı karıştırmaya devam ettim. Aradan geçen birkaç dakika sonra çorba kaynamaya başlayınca kaşığı kenara bıraktım. Boş boş yeri izlediğimi fark ettiğim de masanın üzerinden telefonumu alıp dışarı çıktım. Dış kapıya ilerlediğim sırada Işıl'ın "Açılay, nereye?" diye sorması üzerine duraksadım. "Bir işim çıktı." diye geveleyerek kendimi dışarı attım. Ω∆Ω Kimdi bu şizofren? Silahın namlusunu çürük ağaca doğrultmuştum, tekrar. Ama tetiği çekecek gücü kendimde bulamıyordum, içimdeki bir duygu beni bir adım geriye sürüklüyordu. Aris ile karşılaşmam nasıl bir görevdi? Beynimden bir türlü atamadığım bu düşünceler kafamdan esip gidecekse tetiği çekmeye hazırdım, her anlamda. İşin ucu neden Delfin'e dokunuyor? Bunu düşündüğüm an…

Bölümün tamamını WritePad'de oku