İLK CİLT YARI FİNALİ ⚜ PROTOKOL XIV ⚜
Yazar: Dilvinnyx

⛧ "İhanet hiçbir zaman ilk kurşunla başlamaz. Önce güven sessizce ölür." 📍 Rusya Duyduğum şeyle kaşlarımı çattım çünkü bu örgütü biri çökertecekse o kişi ben olmalıydım. Kimse ben liderken böyle bir düşünceyi aklının ucundan bile geçiremezdi. "Şuan nerede?" söylediğim şeyle Kıraç bana döndü böyle bir şey soracağımı tahmin etmemişti. Adam kafasını bana çevirerek konuştu. "Sorgu odasında" Sorgu Odası mı,bana orayı göstermemişlerdi Bunun nedenini Sonra soracaktım. "Bana sorgu odasını göster" dememle Kıraçın sesi kulağıma doldu. "Mila-" itiraz istemediğimi Belli edercesine ona baktım. "Bu sefer beni olayların dışında tutamayacaksın Ivanov." Adam kararsız bir şekilde Bi bana Bi Kıraç'a bakıyordu. "Liderin olarak emrediyorum,Sorgu odasına gidiyoruz." Adam hemen eliyle kapıyı gösterip buyurun dercesine çekildi. Bende kapıya yöneldim Dmitri ve Aleksei bizimle gelmedi. Denis,Alisa,Kıraç ve ben sorgu odasına gidiyorduk. ... Koridor daraldıkça duvarların rengi koyulaşıyordu. Az önce gezdiğim merkezle buranın hiçbir benzerliği yoktu. Ne bilgisayar sesleri vardı ne de silah atışları,Sadece ayak seslerimiz yankılanıyordu. Denis bile tek kelime etmiyordu. Bu, sorgu odasının bu örgütte ne kadar önemli olduğunu anlamam için yeterliydi. Şuan karşımızda siyah çelik bir kapı duruyordu, kapının kolu yoktu sanırım mekanizmayla çalışıyordu. kapının yan tarafında iki tane silahlı adam duruyordu. Bizi buraya getiren adam elini kapının yanındaki mekanizmaya götürdü ve kapı mekanizma adamın elini okuyunca açıldı. Kapı tamamen açıldığında ilk hissettiğim şey keskin demir kokusuydu,odanın ortasında yere sabitlenmiş metal bir sandalye vardı. Sandalyeye bağlı adamın başı öne düşmüştü,Beyaz gömleğinin büyük kısmı kurumuş kanla kaplanmıştı. İki kolu zincirlerle sandalyeye sabitlenmişti. Yüzündeki morluklar, saatlerdir sorguda olduğunu anlamak için yeterliydi. Kapının açıldığını duyunca başını yavaşça kaldırdı. Gözlerini yavaşça hepimizin üzerinde gezdirdi. Kaşları hafifçe çatıldı. "Bu da kim?" Odadaki herkes sessiz kaldı, Ben ise tek kelime etmeden adama doğru yürüdüm. Ayakkabılarımın sesi beton zeminde yankılanıyordu. Adam gözlerini üzerimden ayırmıyordu bende tam karşısında durdum. Sandalyeyi çektim ve oturdum. "Adın ne?" Adam sırıttı. "Bunu gerçekten bilmiyor musun?" Ben de aynı sakinlikle gülümsedim. "Hayır." "Bilmemeni tavsiye ederim küçük kız." histerik bir kahkaha attım. "Peki sen biliyor musun Ben kimim?" Adam alayla Kaşlarını kaldırdı. "Küçük kızlar ilgimi çekmiyor tatlım." dediği şeyle dudaklarım iki yana kıvrıldı. Kendine güvenen insanları severdim. Başımı hafifçe yana eğdim. "Ne kadar ilginç" Adam kaşını kaldırdı. "Nesi ilginç?" "Öleceğini bilen insanlar genelde daha yaratıcı cümleler kurar." Adam alayla güldü. "Ben ölmeyeceğim" "Daha ölmedin" Odadaki sessizlik ağırlaştı, Bakışlarımı gözlerinden ayırmadım. "Adını söylemeyeceksin" "Söylemeyeceğim" "Kimin için çalıştığını da" "Söylemeyeceğim" Kafamı hafifçe salladım. "Beklediğim cevap buydu" Denis'in bakışını üzerimde hissedebiliyordum,Alisa nefesini tutmuştu. Kıraç ise tek kelime etmeden bizi izliyordu. Oturduğum yerden kalktım ve odanın içinde dolaşmaya başladım. "Sen konuşmayacaksın demi?" Adam bana bakarak derin bir nefes verdi. "Sonunda anladın" adamın üzerine eğildim. "Hayır" Adamın eğlendiği gözlerinden belliydi,Kıraç da bu sırada masanın üstündeki dosyayı incelemeye başladı. "Sen konuşacaksın" adamın tek kaşı havalandı. "Seni konuşturacak olan ben değilim" Adamın çenesi seğirdi. "Kimmiş?" Adamın tam karşısına tekrardan oturdum. "Vicdanın" Adam duyduğu şeyle kahkaha attı. "Tamam o zaman 7 yaşında bir kızın var değil mi?" Adam duyduğu şeyle kaskatı kesildi. Kıraç bana inanmayan gözlerle baktı Çünkü bu bilgi dosyada yoktu. "Kızının adını söylememi ister misin?" Adam söylediğim şeyle bağırdı. "Kes sesini!" sıkıldığımı belli edercesine iç çektim. "Demekki sen de korkabiliyormuşsun" "Sen hiçbir şey bilmiyorsun" Kaşımı kaldırdım. "Öyle mi?" "Düşündüğün kadar güçlü değilsin" "Devam et" Adam derin…