⚜ PROTOKOL XIII ⚜
Yazar: Dilvinnyx

♟️ "Bazı kapılar anahtarla değil, bedelle açılır. O kapıdan içeri adım attığın an ise geriye dönmek diye bir ihtimal kalmaz." 📍 Rusya Yol boyunca ikimiz de sessizdik. Yol, gittikçe düzensizleşiyordu. Birkaç dakika sonra konuma varmıştık, önümde Büyük bir bina vardı. Burası beklediğimden daha eskiydi. Arabanın motorunu durdurduğumda etrafı sessizlik kaplıyordu. Kapıyı kapatıp binaya doğru yürüdük. Daha girişe varmadan siyah takım elbiseli iki adam önümüzde durdu. "Bayan Sokolov ve Bayan Orlova Hoş geldiniz." sanırım geleceğimizden haberleri vardı. Biri ağır demir kapıyı açtı. "Buyurun." Koridor boyunca yürürken attığımız her adım yankılanıyordu. Duvarlarda tek bir tablo bile yoktu. Sadece kameralar vardı. "Hosgeldiniz" Bu ses Denis'in sesiydi hemen ona döndüm. "Denis?" Alisa Denisi beklemiyormuşçasına gibi Bi tepk vermişti ama ben bekliyordum Çünkü Denis kıraçın sağ koluydu tabikii de Kıraç neredeyse o da orada olmak zorundaydı. "Sana da merhaba küçük kurt" Alisa duyduğu şeyle gözlerini büyüttü. "Unutmamışsın" Denis kısa bir kahkaha attı. "Senle ilgili birşeyi unutmam için beynimin çalınması gerekiyor kızım" Ben tüm koridoru inletecek kadar büyük bir kahkaha attım ama bukahkahanın nedeni gözümün önünde flörtleşmeleriydi. Ben gülmeye devam ederken Alisa'nın attığı bakışla boğazımı temizleyip kahkahamı sonlandırdım. "Yenge, bu Koridordan dümdüz ilerle orada bir kapının açık olması gerekiyor kıraç abim orda seni bekliyor." Ben kaşlarımı çattım ben onun yengesi falan değildim,olamazdım da. "Senin abinin nişanlısı yok mu ne bana yenge diyorsun git nişanlısına söyle." Denis kahkaha attı. "Artık yok, Hem ben başından beri seni destekliyordum yenge."kafamı Sonra seninle görüşeceğiz dercesine salladım ve yürümeye başladım. ... Açık kapıdan içeri girdim. Kıraç sırtı bana dönük halde camın önünde duruyordu. Elleri cebindeydi,Kapı arkamdan kapanınca başını hafifçe çevirdi. "Geldin." Kollarımı göğsümde birleştirdim. "Konum atıp çağırdın. Gelmeyeyim diye mi bekliyordun?" Dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı. "Bir ihtimali değerlendirdim." "Hayal kırıklığına uğradın mı?" "Beni şaşırtmadın." Odayı süzdüm. "Burayı sırf gizemli görünmek için mi seçtin yoksa?" "İşe yarıyor." "Hayır." Kıraç bana doğru birkaç adım attı. "Buraya neden çağırdığımı merak etmiyor musun?" "Ediyorum." "Neden sormuyorsun?" "Çünkü zaten söyleyeceksin." Kısa bir sessizlik oldu,Bakışlarını üzerimden çekmedi. "İnatçısın." "Yeni mi fark ettin?" "Hayır." Başını yana eğdi. "Sadece düşündüğümden daha sabırlısın." Kaşımı kaldırdım. "Beni analiz etmeyi bırakıp neden burada olduğumu söyleyecek misin?" Kıraç, masanın üzerindeki dosyayı kapattı. "Bugün sana bir şey göstereceğim." "Neyi?" "İçine girmek üzere olduğun dünyayı." "Ya içindeysem o dünyanın" Gözlerini gözlerime dikti. "O zaman bazı şeyleri öğrenmenin vakti geldi." Kaşlarımı kaldırdım "Nasıl yani?" Kıraç bu şaşkınlığım hoşuna gitmiş gibi hafifçe dudağının kenarını kıvırdı. "Burası merkezlerden biri" "Eee?" "Bir lider, yöneteceği yeri bilmek zorunda" Kafamı anladım dercesine salladım. Kıraç kapıya doğru yürüdü. Ben de istemsizce arkasından baktım. Kapıyı açmadan önce durdu. "İçeri gir." "Emir mi veriyorsun?" "Davet ediyorum." "Davet etmeyi pek beceremiyorsun." İlk kez belli belirsiz gülümsedi. "Farkındayım." Kapıyı açtı. Koridora çıktığımızda bizi siyah takım elbiseli bir adam bekliyordu. Adam beni görünce başını hafifçe eğdi. "Bayan Sokolov." Yüzü tanıdıktı,birkaç saniye düşündüm ve sonra hatırladım. "Sen..." Adam hafifçe gülümsedi. "İlk karşılaşmamızdan beri hafızanızın kuvvetli olduğunu söylemiştim." Olayların başladığı ilk an,Sokolov malikanesinin önünde bana Ivanovlara güven diyen adam. Kıraç ikimizin arasında kısa bir bakış gezdirdi. "Tanışıyorsunuz." "Sayılır." "Sana bugün yuri eşlik edecek." Kollarımı göğsümde birleştirdim. "Sen gelmiyor musun?" "Hayır." "Neden?" "Çünkü benim anlatacaklarım bitti." "Yuri'nin anlatacakları var." Kıraç arkasını dönüp odaya girdi,Ben de Yuri'nin peşinden yürümeye başladım. Korido…