KAN

5. Bölüm: Mahzen

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

5. Bölüm: Mahzen Anahtarın soğuk demiri avucuma değdiği anda, evin derinliklerinden yükselen uğultu daha önce duyduğum hiçbir sese benzemeyecek kadar ağır ve eski bir hâl aldı. Bu ses yalnızca kulaklarımda yankılanmıyor, ayaklarımın altındaki tahtaların arasından yükselerek bütün bedenime yayılıyor, göğsümde taşıdığım mührün her atışta biraz daha ısınmasına neden oluyordu. Sanki evin altında, yüzyıllardır unutulmuş bir kalp yeniden atmaya başlamıştı. Anahtarı sıkıca kavradım. Parmaklarım titriyordu. Titrememin nedeni yalnızca korku değildi. İçimde büyüyen bebeğin hareketleri yeniden başlamıştı. Fakat bu kez hareketleri düzensiz değildi. Küçük bedeninin ritmi, evin altından gelen uğultuyla aynı anda yükselip aynı anda duruyordu. Aralarında görünmeyen bir bağ vardı. Bunu hissedebiliyordum. O bağın her geçen saniye biraz daha güçlendiğini de… Başımı yavaşça kaldırıp odanın içine baktım. Az önce tanıdığım ev artık bana yabancı görünüyordu. Duvarların arasında beliren kırmızı çizgiler yavaş yavaş genişliyor, birbirlerine bağlanarak büyük bir dairenin parçalarını oluşturuyordu. Tavan boyunca ilerleyen semboller, yıllardır sıvaların altında saklanmış gibi birer birer ortaya çıkıyor; üzerlerinden geçen kırmızı ışık, onları canlı bir organizmanın damarları gibi titretiyordu. Annem… Birden onun yüzü gözlerimin önünde belirdi. Çocukluğum boyunca bu evin bazı odalarına girmeme izin vermeyişi, geceleri bütün pencereleri tek tek kontrol etmesi, kapıların üzerine anlam veremediğim işaretler çizmesi ve her dolunay gecesi sabaha kadar uyumadan dua etmesi… O an bütün bu davranışların sebebini ilk kez sorgulamıyordum. İlk kez anlamaya başlıyordum. Annem benden bir sır saklamamıştı. Beni bir sırdan korumaya çalışmıştı. Tam o anda zemin yeniden sarsıldı. Sandığın bulunduğu köşeden çatırdayan bir ses yükseldi. Ahşap döşemenin ince çizgiler hâlindeki çatlakları ağır ağır genişledi ve toz bulutlarının arasından aşağıya doğru inen dar taş basamaklar görünmeye başladı. Basamakların sonu görünmüyordu. Aşağıdan yükselen karanlık, ışığı içine çekiyor; sanki merdiven değil, gecenin kendisi evin içine doğru uzanıyordu. İçgüdülerim bana geri dönmem gerektiğini söylüyordu. Fakat ayaklarım beni dinlemiyordu. Anahtar avucumun içinde hafifçe ısındı. Göğsümdeki mühür aynı anda kızıl bir ışıkla parladı. Merdivenlerin dibinden soğuk bir rüzgâr yükseldi. O rüzgârın taşıdığı koku tanıdıktı. Eski kâğıtların… Nemli taşların… Ve yıllardır açılmamış mezarların kokusu… İlk basamağa adım attığım anda evin bütün sesleri sustu. Saatin tik takları… Rüzgârın uğultusu… Tahtaların gıcırtısı… Hepsi bir anda kayboldu. Geriye yalnızca kendi nefesim kaldı. Her adımda taş basamaklar biraz daha soğuyor, duvarlara işlenmiş semboller ise biraz daha belirginleşiyordu. Parmak uçlarımı taş yüzeye dokundurduğumda oyukların rastgele yapılmadığını fark ettim. Aynı semboller, parşömenin kenarında da vardı. Aynı şekiller, göğsümde beliren mührün çizgilerine de benziyordu. Merdiven sona erdiğinde kendimi dar, kemerli bir koridorun içinde buldum. Koridorun duvarları baştan sona siyah taşlarla örülmüştü. Yüzeylerinde tek bir çatlak bile yoktu. Sanki burası evden çok daha eskiydi. Belki de ev, bu mahzenin üzerine inşa edilmişti. Koridorun sonunda ağır demirden yapılmış büyük bir kapı duruyordu. Kapının tam ortasında anahtarın biçimiyle aynı şekle sahip eski bir kilit vardı. Kalbim hızlandı. Anahtarı yavaşça kilide yaklaştırdım. Daha yerine yerleştirmeden demir kendi kendine titremeye başladı. Koridorun duvarlarında yankılanan derin bir ses duyuldu. “Kan döndü…” Ses, ne kadın ne erkekti. Ne yaşlı ne gençti. Yalnızca bekliyordu. Anahtarı kilide yerleştirdiğim anda göğsümdeki mühür şiddetle yandı. Acıyla geri çekilmek istedim. Başaramadım. Sanki görünmeyen bir el bileğimi tutmuştu. Anahtar ağır ağır döndü. Demirin içinden gelen tok ses, koridor boyunca yankılandı. Bir kez… İkinci kez… Üçüncü kez… Kapı yavaşça aralanırken içeriden solgun kırmızı bir ışık yayıldı. Işığın aydınlattığı ilk şey, odanın ta…

Bölümün tamamını WritePad'de oku