KAN

10. Bölüm: Kâbusun İlk Gecesi

Yazar:

KAN - Bircan Mazhar kitap kapağı
KAN kitap kapağı

10 . Bölüm: Kâbusun İlk Gecesi Uyandığımda ciğerlerime dolan keskin toprak kokusuyla irkilerek gözlerimi açtım. Birkaç saniye boyunca nerede olduğumu hatırlayamadım. Başım zonkluyor, kulaklarımda hâlâ mahzenin içinde yankılanan o uğursuz sözler çınlıyordu. Yavaşça doğrulup etrafıma baktığımda taş duvarların arasında tek başıma olduğumu fark ettim. Yaşlı adam gitmişti. Mor gözlü varlıklar da yoktu. Sanki saatler önce yaşananlar hiç olmamış gibiydi. Yalnızca yerde devrilmiş fener, sönmüş kızıl çember ve taş zemine düşmüş siyah bir tespih kalmıştı. Titreyen elimle göğsümdeki mühre dokundum. Hâlâ sıcaktı. Parmaklarımın altında canlıymış gibi yavaşça atıyordu. Ardından elim istemsizce karnıma kaydı. O anda içeriden hafif bir tekme hissettim. Gözlerim doldu. “İyisin…” diye fısıldadım. “Ne olursa olsun seni koruyacağım.” İçimde büyüyen bebeğin hareketi bana birkaç saniyelik bir güç verdi. Ağır adımlarla merdivenlere yöneldim. Mahzenden yukarı çıktıkça hava değişiyor, soğuk taş kokusunun yerini evin nemli sessizliği alıyordu. Ahşap kapağı iterek salona çıktığımda gördüğüm manzara nefesimi kesti. Ev darmadağındı. Sandalyeler devrilmiş, raflardaki eşyalar yere saçılmış, camlar kırılmıştı. Giriş kapısının üzerinde ise sanki dev pençelerle açılmış üç uzun çizik vardı. Evime biri değil, bir şey girmişti. Bütün kapıları tek tek kontrol ettim ama içeride kimse yoktu. Yine de görünmeyen birinin beni izlediğini hissediyordum. Perdeleri kapattım, kapıyı kilitledim ve sırtımı duvara yaslayarak uzun süre nefes almaya çalıştım. Kalbim hâlâ normale dönmemişti. Bedenim yorgunluktan tükenmişti. Aynaya baktığımda yüzümün ne kadar solgun olduğunu gördüm. Gözlerimin altında koyu mor halkalar oluşmuştu. Saçlarım toz içindeydi. Karnım ise artık saklanamayacak kadar belirgindi. Elimi üzerine koyup hafifçe okşadım. “Biraz dinlenmemiz gerek,” dedim. “Sonra ne yapacağımıza karar veririz.” Sıcak bir duşun beni kendime getireceğini umarak banyoya girdim. Musluğu açtığım anda yükselen buhar kısa sürede aynayı kapladı. Sıcak su omuzlarımdan aşağı süzülürken bütün kaslarım gevşemeye başladı. Gözlerimi kapatıp yalnızca suyun sesini dinledim. Mahzeni, yaşlı adamı, mor gözlü varlıkları ve duyduklarımı birkaç dakikalığına unutmak istiyordum. Tam rahatladığımı hissetmeye başlamıştım ki suyun sesi garip bir şekilde değişti. Gözlerimi açtım. Avuçlarıma dolan su koyu kırmızıydı. Şaşkınlıkla ellerime baktım. Kan… Çığlık atarak geri çekildim. Nefesim kesilmişti. Birkaç saniye sonra yeniden musluğa baktığımda kırmızı renk kaybolmuş, su tekrar berrak akmaya başlamıştı. Titreyen ellerimle yüzümü sildim. “Yorgunluktan…” diye mırıldandım. “Hepsi yorgunluktan.” Ama içimdeki ses buna inanmıyordu. Tam banyodan çıkacakken buğulanmış aynanın üzerinde yavaş yavaş harfler belirmeye başladı. Kimse yazmıyordu ama yazılar kendi kendine oluşuyordu. “ÜÇ GECE KALDI.” Donup kaldım. Yazıya bakarken banyodaki hava aniden buz gibi oldu. Enseme sıcak bir nefes değdiğini hissettim. Kalbim duracak gibi oldu. Yavaşça arkamı döndüm. Kimse yoktu. Tekrar aynaya baktığımda yazılar silinmişti. Daha fazla dayanamadım. Havluya sarılıp banyodan çıktım. O gece ne kadar ayakta kalmaya çalışsam da göz kapaklarım ağırlaşıyordu. Sürekli ışıkları açık bıraktım. Kapıları birkaç kez kontrol ettim. Sonunda yatağa uzandım ama uyumaya korkuyordum. İçimdeki bebeğin düzenli hareketlerini hissederek karnımı okşadım. “Yanındayım,” dedim fısıltıyla. “Sana kimse zarar veremeyecek.” Ne zaman uykuya daldığımı hatırlamıyorum. Kendimi sonsuz gibi görünen sisli bir ormanda yürürken buldum. Ağaçların dalları gökyüzünü tamamen kapatmıştı. Hava griydi. Hiç kuş sesi yoktu. Önümde beyaz elbiseli küçük bir kız çocuğu duruyordu. Bana sırtını dönmüştü. Adımlarımı yavaşlattım. “Kimsin?” diye seslendim. Çocuk ağır ağır bana döndü. Dizlerimin bağı çözüldü. O bendim. Çocukluğumdaki hâlim… Aynı yüz, aynı saçlar… Ama gözleri mor bir ışıkla parlıyordu. Gülümsedi. Ardından küçük eliyle karnımı işaret etti. “O geliyor,” dedi. Sesi hem bana hem…

Bölümün tamamını WritePad'de oku