8. KAMELYA
Yazar: Nazlıcan

Bölümleri beğenmeyi, yorum yapmayı ve beni sosyal medya hesaplarımdan takip etmeyi unutmayın ballarım.✨🤍 Sosyal Medya Hesaplarım: Instagram&Tiktok-nazlicanntkr Muazzez Ersoy-Kırılsın Ellerim Maya Perest-Yok Bana Bu Cihanda Her konuda sınandığımı hissediyordum. Aşk konusunda, kariyer konusunda, aile konusunda, kardeş konusunda, kendi hayatım konusunda.... Ama şunu söyleyebilirim ki sınanması en zor olan; kardeş konusunda olanmış. Kardeşim, kanım, canım, kandaşım. Aynı anneden doğduğun, aynı babadan olduğun kardeşin. Allah beni en çok kardeşimle sınıyordu. İstese canımı vereceğim kardeşim yıllardır hayatı bana zindan etmek için uğraşıyordu. Önce evlilik hayalleri kurduğum adamla aldattı, beni kendince çevremizde hasta olarak lanse etti bu işime kadar yansıdı ve şimdi de hayatı daha da zindan etmek için yeni bir hayat kurmayı amaçladığım yeri bana cehenneme çevirmeye geldi. Kardeşim beni her anlamda aldattı. Kardeşim bana her konuda ihanet etti. Ben büyüttüm onu. Ona hem abla hem anne oldum, yeri geldi ağabeyi de oldum. Bizim babamız askerdi her zaman yanımızda olamıyordu, başımızda bir erkek yoktu bu yüzden. Buğra o zaman küçüktü annem onunla ilgilenirken, ben Beste'ye zaman ayırmak durumunda kalıyordum. Hiç de pişman olmadım, oysaki ben de küçüktüm. Erken kalkar önce kendim hızla hazırlanır daha sonra Beste'nin kahvaltısını hazırlardım. Onu usul usul uyandırır kahvaltısını ettirir, önlüklerini giydirir, saçlarını örerdim. Kendi çantamı sırtımda onun çantasını elimde taşırdım çünkü o taşıyamazdı, tatlıydı onun canı. Ödevlerine yardımcı olur, onu koynumda uyuturdum. Banyo yapmadan önce onu yıkar, giydirir daha sonra kendim girerdim. Ergenlik döneminde kavgalara karışır, erkek arkadaş sorunları yaşardı. Yine ben korurdum onu, dayak yediğimi de hatırlıyorum. Annemden yediğim o okkalı tokadı da. Ben kendimden ödün verip onu hayatımın merkezine koymuşken o beni her anlamda aldatmayı tercih etti. Kardeşim o benim ama ben de merhametli bir insan değilim. Benim merhametim de bir yere kadardı. Ona ikinci bir şans asla vermedim zaten istemedi de. İkinci bir şans verilecek şeyler de yaşatmadı bana zaten. Ben bu açıdan merhametli bir insan değilim. En sevdiğim huyumdur bu: Merhametsiz olmak. Ben sabırlı bir insanım dururum, sabrederim ama bu durum artık bana zarar verecek raddeye gelirse karşımdaki kardeşim olsa silerim. Kötü durumda olsun, iyi durumda olsun bu saatten sonra o insanla ilgili hiçbir durum beni bağlamaz. Ben insanına göre merhametsiz bir insanım ve kardeşim benim merhametimi bile hak etmiyor. "Artık burada çalışacak ve hayatımı idame ettireceğim. O yüzden babamın hakkından yararlanarak lojmanda yaşamaya karar verdim. Ya o evden taşınırsın ya da benimle yaşamaya katlanırsın, seçim senin ablacığım." Söylediği o cümleden sonra bir süre dediklerini idrak etmeye çalıştım. Benden lojmandan çıkmamı ya da çok istersem onunla beraber yaşamamı teklif ediyordu. Benim evimde bana bunu teklif ediyordu. Hangi yüzle yapıyordu bunu? Gerçi buna yüzsüzlük denir. Keşke birçok yüzü olsaydı da bu kadar yüzsüz olmasaydı. "Ne diyorsun kızım sen, ne saçmalıyorsun?" diyerek üzerine atıldım fakat belimdeki kol buna mani oldu. "Gel, saldır bekliyorum. Bak buradayım, nasılsa yapmadığın şey değil," dedi kollarını açmış bir şekilde. Bunları söylerken yandan Atakan'a da imalı bakışlarını atmadan geçmiyordu ve pis pis sırıtıyordu. Onu baştan aşağı öyle bir süzüyordu ki... Onu bir kaşık suda boğmak istedim şuracıkta. Neyi kanıtlamaya çalışıyordu ona, gerçekten bir hasta olduğumu mu? Bir hasta varsa o kendisinden başkası değildi oysaki... Üstüne doğru gitmeye çalıştım, çırpındım fakat belimdeki el buna izin vermiyordu. "Bana bak çek o kenafir gözlerini yanımdaki adamdan, oymayayım Beste!"diye bağırdım yüzüne karşı. Atakan kulağıma doğru, "Sakin ol seni kışkırtmaya çalışıyor," diye fısıldadı. Ben zaten bunun farkındaydım ama tahammülüm kalmamıştı. Nefes alışverişlerim hızlandı, sinirle bakıyordum karşımdaki bedene. Bedenimi tutan bir kol olmasa şimdiden atla…