KAMELYA (KİTAP OLDU)

5. KAMELYA

Yazar:

KAMELYA (KİTAP OLDU) - Nazlıcan kitap kapağı
KAMELYA (KİTAP OLDU) kitap kapağı

Bölümleri beğenmeyi, yorum yapmayı ve beni sosyal medya hesaplarımdan takip etmeyi unutmayın ballarım.✨🤍 Sosyal Medya Hesaplarım: Instagram&Tiktok-nazlicanntkr Timuçin Esen-Bunca Gamı Bunca Derdi Atakan gece Gözde ile mesajlaştıktan sonra tekrar uyuyup iki saatlik uykuyla kalktı. Kısa bir duşun ardından hemen kamuflajını giyip arabasına atladı ve karargâhın yolunu tuttu. Dün eve geldiğinde uzunca bir banyo yapıp, uzayan sakallarını da kesmişti. Karargâh binasına adımını attığı an Hamza'yı gördü. "Sorgu odası hazır mı?" "Hazır komutanım. Önce hangisinden başlayacaksınız?" "Eşgali, Gözde'yi kaza alanından kaçıranla aynı olan ile." Hamza, "Emredersiniz, komutanım," deyip ilk olarak adı Diyar olan adamı sorgu odasına sokup, komutanının gelmesini bekledi. Sorguyu izleyen ekip ise Alperen, Onur, Topal üçlüsüydü. Bu anları hiçbiri kaçırmak istemezdi fakat Çağdaş düğün hazırlığı için özel izin istemişti. Eliz ve Bükre'nin ise o sırada daha farklı işleri vardı. Atakan ise o sırada öncelikle Akif Albay’ın yanına uğramıştı. Albayın kapısını tıklattığı gibi içerden onay aldıktan sonra kapıyı açıp selam durdu. "Rahat Gündoğdu, geç otur." Albay eliyle masasının önündeki karşılıklı koltukları işaret etti. Atakan sağdaki koltuğa oturdu ve hastane gelişmelerini tek tek anlatmaya başladı. "Komutanım maalesef geçici bir hafıza kaybı mevcut. Kazadan sonra yaşadığı hiçbir şeyi hatırlamıyor. Bu bizi ne kadar etkiler bilmiyorum fakat en ufak bilgi bile işimize yarayabilirdi diye düşünüyorum. Hatırlatma gibi bir lüksümüzde yok maalesef çünkü sağlığı konusunda türlü problemlere yol açabilirmiş bu durum. Dediğiniz gibi yaptık. Sağlık bakanlığıyla da başhekimle de iletişime geçtik ve bir süre sadece karargâh revirinde iş hayatına devam edecek fakat zeki bir kadın işin sonunda kendisi de bu durumu kurcalamaya başlayacaktır diye düşünüyorum. Sonuçta acil servis uzmanı ne kadar karargâh da hizmet etmeye devam edebilir ki?" Albay temiz yüzünü sıkıntı ile sıvazladı. "Sağlığını etkileyecek herhangi bir şey yapmayın Gündoğdu. Bırakın kendi kendine hatırlasın. Bundan sonra kılına zarar gelmeyecek Atakan. Gözünden sakınacaksın. Gerek emanet gör gerek başka bir şey fakat gözün gibi sahip çıkacaksın. İster bunu gözüne sokarak yap istersen uzaktan uzaktan. Benim emanetim, senin emanetindir," İşaret parmağını Atakan'a doğru kaldırdı. Gayet net ve ciddiydi. Atakan kendinden bu konuda çok emindi. Verilen emri yerine getirecek ve emanetine gözü gibi bakacaktı. "Emredersiniz, komutanım. Gözümden de sakınır, gözüm gibi de sahip çıkarım. Kılına zarar vereni kanında boğarım." Bu konuda oldukça baskın ve ciddiydi. Albayının görmek istediği tam olarak bu idi. "Sana güvenim sonsuz Gündoğdu. Hiçbir konuda pişman etmedin beni, bu konuda da gözümün arkada kalmayacağına eminim. Boşuna dağda adın Gündoğurmaz'a çıkmadı. Dağda bulduğun her pisliği gün doğmadan vatan topraklarımızdan kazıdığın için sana bu ismi bizzat o şerefsiz oğlu vatansızlar koydu. Gündoğurmaz artık senin başka bir kimliğin. Vatanının uğrunda can vermiş şehidimizin emanetine, vatan gülüne sahip çıkmak boynumuzun borcu Atakan bunu bir an olsun aklından çıkarma." Atakan gururla, "Emredersiniz, komutanım. İzninizle ifadesini almam gereken iki tane orospu çocuğu var, sizi de orada görmekten şeref duyarım," deyip ayaklandı. Albay kısa bir kahkaha attı. "Çıkabilirsin, geliyorum birazdan. Canlı canlı izlemek bana da zevk verecek." Atakan selamını verip albayın odasından çıktı ve doğruca sorgu odasına doğru burnundan soluya soluya ilerledi. Sorgu odasının kapısını sertçe açmasıyla odada bulunan kolları bağlı bir şekilde komutanını bekleyen Hamza ve Diyar denen pezevengin gözleri ona döndü. Camın arkasında ise bu anı zevkle ve heyecanla izleyen gözler vardı. Atakan’ın sorgu odasına girmesiyle Onur’un heyecanla gözleri kocaman açıldı. Çoşkuyla, "Geldi reisim be, şu asalete bak lan tek bakışıyla duvardan duvara vurur bu adam insanı. Keşke beni de vursa," diye haykırdı. Son kurduğu cümle ile Alperen salağa bakar gibi baktı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku