KAMELYA (KİTAP OLDU)

2. KAMELYA

Yazar:

KAMELYA (KİTAP OLDU) - Nazlıcan kitap kapağı
KAMELYA (KİTAP OLDU) kitap kapağı

Bölümleri beğenmeyi, yorum yapmayı ve beni sosyal medya hesaplarımdan takip etmeyi unutmayın ballarım.✨🤍 Sosyal Medya Hesaplarım: Instagram&Tiktok-nazlicanntkr Merve Deniz-Karanfil Deniz Seki-Aşk Müzikali 15.02.2023 HAKKARİ Bu neydi, Tanrı'nın beni sınaması mı yoksa kaderin bir cilvesi mi, bilmiyorum fakat hiç hoşuma gitmemişti. Tanrı bu işaretleri iyi yönden mi kötü yönden mi veriyor onu da bilmiyorum fakat ben halimden şu an hiç memnun değildim. Yaşadığım anlık şoku üstümden attım ve silkelendim. "A yok artık ama borcunu almak için peşimden gelip, beni takip etmiş olamazsın. Nesin sen sapık falan mı? Derhal çık git yoksa yemin ederim polisi ararım!" İşaret parmağımı ona doğru sallayarak baskın bir tonda cümlemi tamamladım. O ise beni gayet sabırlı ve sakin bir şekilde dinledi. "Konuşsana, ne suratıma aval aval bakıp duruyorsun?" Sinirle bir ayağımı ritmik hareketlerle yere vurmaya başladım. "Bir susarsan ben de aynı şeyleri sana soracaktım maganda fakat çenenin yayı düştü galiba bir türlü kapanmadı o çenen!" Sesi benim sesime göre gayet sakindi. "Sen ne diyorsun, ne biçim bir üslup bu?" Çatık kaşlarım ve ondan oldukça küçük olan bedenim ile üstüne yürüdüm. Elimde o sırada hayırdır dercesine ona doğru sallanıyordu. Sanırım Can'a lisedeki ergenliğine dönme derken hata etmişim şu an burada liseli bir ergen varsa o da bendim. "Sen bir yavaş ol önce," diyerek bir kolunu göğsünden ayırdı ve bana ‘kış kış’ dercesine elini salladı. Bende o şaşkınlığın verdiği gafletle bir iki adım geri adımlamak durumunda kaldım. "Öncelikle ben senelerdir burada yaşıyorum ve buraya yeni gelen sensin bu bir. Bu durumda senin bana yönelttiklerini ben sana yöneltiyorum sapık mısın? Beni mi takip ediyorsun? Yoksa borcunu ödememek için beni öldürmeyi mi planlıyorsun? Söyle de ona göre önlemimi alayım, yoksa çok korkarım. Bu da iki." Cümleleri oldukça kinayeliydi ve bariz bir şekilde beni alaya alıyordu. Bunları söylerken gözlerini kısmış bir şekilde, üstüme doğru yürümeye başlamıştı ve bende geri geri adımlamak durumunda kalmıştım. Sırtımın duvarla temasını hissedince durmak zorunda kaldım. Söylediklerini şaşkınlıkla dinledim ve gözlerimin her bir cümlesinde büyümesine engel olamadım. "A a aaa ne münasebet!" "Ya ya ne münasebet ama," diyerek cevap verdi ve işaret parmağını kaldırarak konuşmaya devam etti fakat bu sefer çok asabi ve öfke doluydu. Cümleleri bu sefer gayet ciddi ve uyarı niteliğindeydi. "Bana bak kadın amacın ne, burada ne işin var bilmiyorum fakat gözüm üstünde. Dün bir bugün iki karşıma çıkıp çıkıp duruyorsun ayağını denk al, benim canımı sıkma uğraşırım seninle! Lojmanda nasıl kalıyorsun onu da anlayamadım da neyse yakında çıkar kokusu, öğrenirim." Bana cevap hakkı bile tanıma gereği duymadan merdivenleri tırmandı. Bunun altında kalmak istemediğimden arkasından, "Delirdin mi be aynı binada oturuyoruz, nasıl çıkmayayım karşına?" diye bağırdım ama arkasına dahi bakmadan üst kata çıktı ve görüşümden kayboldu. Bir kapının açılıp sertçe çarpılma sesiyle kendime gelebildim. Daha fazla kapıda dikilmedim ve kendimi yeni hayatımın en büyük parçası olan evime attım. 🫀 Hakkari'ye gelişimin üstünden tam iki hafta geçmişti ve ben bu süreçte hastane ve lojman arası gidip geliyordum. Günlerim fazlasıyla tempolu geçtiğinden ötürü kendime vakit ayıramaz duruma gelmiştim. Bu tempoyu elbette bekliyordum, ta ki yaşadığım anlık bir aydınlanmaya kadar. Bu tempoda hiç fark etmemiştim fakat beni kimse aramamıştı. Evet, beni kimse aramamıştı ve sormamıştı. Ne ailem ne de dostlarım. Yorgun argın eve doğru yürürken yaşadım bu aydınlanmayı. Büyük bir hayal kırıklığıyla telefonumu cebimden çıkardım ve hepsini tek tek engellemeye başladım. Oysaki ben onlara her şeye rağmen bir şans vermiştim fakat onlar bir hata yapmamama rağmen bana bir şans bile vermemişlerdi. Hepsini tek tek engellerken lojmandan içeri girdim ve güvenlik Samet'in "Abla hoş geldin," dediğini bile o sıra idrak edemedim. O kadar işime odaklanmıştım ve keyifsizdim, mutsuzdum, hayal kırıklığı ile do…

Bölümün tamamını WritePad'de oku