KAMELYA (KİTAP OLDU)

16. KAMELYA

Yazar:

KAMELYA (KİTAP OLDU) - Nazlıcan kitap kapağı
KAMELYA (KİTAP OLDU) kitap kapağı

Bölümleri beğenmeyi, yorum yapmayı ve beni sosyal medya hesaplarımdan takip etmeyi unutmayın ballarım.✨🤍 Sosyal Medya Hesaplarım: Instagram&Tiktok-nazlicanntkr Hümeyra-Sessiz Gemi Hümeyra-Kördüğüm Sasa-Kırmızı Gül Demet Demet Selda Bağcan-Dön Gel Birtanem Cem Karaca-Bu Son Olsun Sezen Aksu-Hasret Hayko Cepkin-Paranoya 28 Mayıs 2023 27 Mayıs’ı 28 Mayıs’a bağlayan gece gökyüzünde kimsenin bilmediği bir hava trafiği vardı. Bu hava trafiği Ankara, Hakkâri ve Muğla arasında olurken aralarına Ordu’dan kalkan bir uçak daha dahil olmuştu. Tüm ülke kendini güvenli uykuların kollarına bırakmışken görünmeyen eller sessiz sedasız şanlı Türk askerleri Atakan Sarper Gündoğdu ve Mustafa Baki Topal için seferber oluyordu. Bu vatana hizmet etmekten bir kez bile pişmanlık duymamış Albay Kurtuluş Başer’in emanetlerini korumak için her yolu deniyordu. Bir tarafta canlarını korumaya çalıştıkları dağılmış bir aile diğer tarafta ise daha şehadeti için çok erken olan Türk askeri vardı. Bu dağılmış olan ailenin en büyük kızına tutulmuştu Türk askeri. Gözdem, demişti. İki gözümün çiçeği, kaderim senin elinde… Geçirdikleri o kısacık zamanda sevdalanmışlardı birbirlerine. Sanki asırlardır yan yanaymış gibi, hiç yabancılık çekmeden alışmışlardı birbirlerine. Şayet başka bir evren ya da reenkarnasyon varsa… Belki farklı bir evrende, belki de başka hayatların izinde, farklı bedenlerde ama aynı ruhlarda yolları kesişmişti. Tıpkı şimdiki gibi… Tam bu anda, bu zamanda yeniden kavuşmuş gibi. Ancak bazı vedalar çok görülmüştü onlara. Şimdi birinin ruhu, bir diğerinin bedeni hasarlıydı. Ruhunun ise ne hâle geleceği meçhuldü. Belki de arşa ulaşacaktı, ebediyeti görecekti fakat sevdasına tek bir hoşça kal bile diyemeyecekti. Bazı vedalar ertelenmişti. Çünkü yaşananlardan ne yatanın haberi vardı ne de gidenin. Kader, yine sinsice yapmıştı o acımasız cilvesini. Onlara bir vedayı çok görmüştü. Kadın damarlarından çekilen bir ünite kanın sevdiceğinin damarlarında dolaşacağını dahi bilmeden yaşamaya devam etmek zorunda kalacakken, adam da damarlarındaki kanın sevgilisine ait olduğunu bilmeyecekti. Sevgilisine karıştığını, kalbinin sevdasının kanını pompaladığını bilmeyecekti. Sana can verdi demeyeceklerdi. Terk etti , diyeceklerdi… Yüreğini çıkarıp eline tutuşturacaklardı. Ama ne kadar yerinden sökseler de, o kalbin ebediyen bir kadını seveceğini tahmin edemeyeceklerdi. O yürek tek bir kadın için atarken, sadece onun adını zikrederken, üstüne üstlük onun damarlarından çekilen kanı pompalarken onu bu kalpten söküp atmak mümkün müydü? Değildi tabii ki, imkânsızdı. Gerçi kader bu ya… yine yapardı cilvesini. Belli olmazdı ne yapıp edeceği. Eliz, Alperen ve Onur bir süre daha Mustafa’nın yanında kaldılar. Biraz olsun kafasını dağıtması için vakit geçirip onunla sohbet ettiler. Ancak ne Mustafa’nın ne de dostlarının kafası dağılıyordu. Akılları sadece bir yerde ve bir kişideydi. Doktoru çağırdılar ve Mustafa’nın rutin kontrollerini yaptırdılar. Hemşire geldiğinde serumuna biraz daha ağrı kesici ekleyip hastanın dinlenmesi için odanın boşaltılması gerektiğini rica edince Eliz, Alperen ve Onur arkadaşlarıyla vedalaşıp odadan ayrıldılar. Odada sadece anne ile babası kaldı. Mustafa ağrı kesicinin verdiği etkiyle uykuya dalarken dostları hâlâ ameliyathanede yaşam mücadelesi veren komutanlarından iyi bir haber almak ümidiyle oraya doğru adımladı. Ameliyathanenin önü hâlâ kalabalıktı ancak bu kalabalığın içerisinde ağır bir sessizlik mevcuttu. Atakan ameliyata gireli 12 saati geçmişti. İçerden doktor ve hemşirelerin çıkmasını bırakın ne giren çıkıyordu ne de en ufak bir bilgi veriliyordu. Atakan’ın akıbetiyle ilgili hiçbir haber yoktu. Komutanlarının koridoru dönüp onların yanına doğru yaklaştığını gören Kurtuluş Timi oturdukları yerden ayaklanırken tüm gözler ona döndü. Eliz, “Herhangi bir gelişme var mı?” diye sordu karşılarında dimdik dururken. Çağdaş başını olumsuz anlamda iki yana salladı. “Maalesef komutanım.” “Kimse de çıkıp bir şey söylemedi hâlâ. Hiçbir haber yok komutanı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku