KAMELYA (KİTAP OLDU)

10. KAMELYA

Yazar:

KAMELYA (KİTAP OLDU) - Nazlıcan kitap kapağı
KAMELYA (KİTAP OLDU) kitap kapağı

Bölümleri beğenmeyi, yorum yapmayı ve beni sosyal medya hesaplarımdan takip etmeyi unutmayın ballarım.✨🤍 Sosyal Medya Hesaplarım: Instagram&Tiktok-nazlicanntkr Emre Sertkaya-Yarim Derdini Ver Bana Hiraizerdüş-Aşk Dediğin Ölmez Yok Yere Gündoğdu Marşı Emre Kaya-Benimsin Atakan seri adımlarla kadınlar yatakhanesinden çıktı. Yönünü hemen karargâh binasının arkasına yönlendirdi ve açıkta kalan camdan içeri atladı. Silah sesleri hala susmuyordu. Daha iki dakika önce cenneti yaşarken cehennemine geri dönmüş hissediyordu. Gerçek dünyaya... Karargâh binasının içerisinde hızlı ama temkinli adımlarla ilerleyerek tam teçhizat hazırlandıkları odaya girdi. Üstüne çelik yeleğini geçirdi, belinde kendisinin özel silahı ve bıçağı vardı fakat yine de yedek olarak birkaç silah daha aldı. Sırtına da HK416'sını taktı. Alabildiği kadar da şarjörü ve el bombalarını hücum yeleğine ekledi. Sırtına birkaç tüfek daha sırtlanarak teçhizat odasından hızla çıktı. Yine temkinli bir şekilde hareket ederek karargâh binasının giriş kapısına doğru ilerledi. Silah sesleri hala geliyordu. Çatışma hala hız kesmeden hatta daha da şiddetlenerek devam ediyordu. Öncelikle elinde bulunan birkaç tüfekten kurtulması gerekiyordu çünkü savunmasız olan askerler vardı. İyice duvar dibine sindi ve hafifçe başını çıkararak dışarıyı gözledi. Yerde yatan askerleri görebiliyordu. "Allah belanızı versin, soyunuz kurusun it oğlu itler." Kızgınlıkla derin bir nefes alıp verdi. Gözleri istemsizce yerde yatan askerlere kaydı. Kendi timinden olan herhangi bir sima var mı diye bakındı. Yoktu... Gözleri önce Bükre'yi aradı. O bir nişancıydı, tüfeğini ona ulaştırması gerekiyordu. Gözleri seri bir şekilde alanı taradı ve Bükre'yi gördü. Bir ağacın arkasına geçmiş, elindeki iki silahla düşmana ateş ediyordu. Yönünü hemen Bükre'ye doğru çevirdi. HK416'sını kavradı ve sindiği yerden hızla çıkarak karşıya doğru ateş etmeye başladı. Açıktaydı, çabuk hareket etmezse birden fazla kurşunun hedefi olabilirdi. Hızlı ama dikkatli hareket ediyor ve durmaksızın karşıya ateş ediyordu. Amacı şu an hedefe odaklanmak değil, Bükre'ye ulaşmaktı. Saniyeler içerisinde Bükre'nin bulunduğu ağacın yanındaki bir diğer ağacın yanında buldu kendini. Sırtını ağacın gövdesine yasladı. "Bükre," diye bağırdı. Bükre hemen bulunduğu ağacın arkasına sinerek komutanına döndü. Atakan hızla Bükre'nin KNT-76 SASS'ını ona doğru fırlattı. Bükre o sırada elindeki silahları beline çoktan yerleştirmişti ve komutanı tarafından kendisine atılan nişancı tüfeğini çevik bir hareketle tuttu. "Ne kadar nişancı varsa hepsini yara almadan tek tek indiriyorsun Bükre." Bükre komutanının duyabilmesi için oldukça gür bir sesle bağırdı. "Emredersiniz, komutanım!" Sırtını ağacın geniş gövdesinden ayırarak düşmana doğru nişan aldı. Dürbününden karşıyı izlemeye başladı, şimdiden üç kafa seçmişti bile. İlk kurşunu sıktı. Tam isabet, tam alnının çatından! O sırada Atakan hızla telsizine sarılmış, timiyle iletişim haline geçmişti. Bükre'nin harika bir iş çıkaracağından ve hedef aldığı her biti öldüreceğinden emindi. "Silahsız olan, şarjörü azalan var mı?" Önce Çağdaş'ın gür sesi değdi kulaklarına. "Komutanım, benim son şarjörüm." "Başka?" diye sordu Atakan. Alperen’in sesi yankılandı telsizin ardından. "Komutanım, benim de kurşunum azaldı." "Tamam, yerlerinizi söyleyin bana aslanım. Oraya doğru geleceğim. Eliz, Hamza, Topal, Onur siz ne durumdasınız?" Eliz, "Bomba gibiyim!" diye yanıtladı komutanını. Hamza, kahkahalarla kurmuştu cümlesini. "Şimdiden bir sürü leş serildi önümüze komutanım." Hepsinin gözünü kan ve hırs bürümüştü. Bu alçak saldırıdan en az yarayla kurtulmaları gerekiyordu. İade-i ziyaret için hepsinin turp gibi olması lazımdı. Onları kendi evlerinde de aynı şu an ki gibi leşe çevireceklerdi. Hepsi içinden bunun için ant içmişti. Yerde yatan dostları, kardeşleri, ağabeyleri için... "Ben iyiyim komutanım, siz dikkat edin." Yine nahif ve düşünceliydi Topal. Bakmayın ama böyle düşünceli bir adam olduğuna, gözünü kan bürüdüğü an karşısında…

Bölümün tamamını WritePad'de oku