Kalvar’dan Kısa Hikayeler

Alyavella: Lanetlinin Sığınağı

Yazar:

Kalvar’dan Kısa Hikayeler - Kerim kitap kapağı
Kalvar’dan Kısa Hikayeler kitap kapağı

Her tarafta çınlayan kadeh sesleri, pis kokuları bastırmak için kullanılan yoğun baharat kokusu ve rengarenk, dikkat çekici giysiler içindeki kadınlar bu mekanın vazgeçilmeziydi. Tabii, hemen yan taraftaki ahırdan yükselen hayvan dışkısı ve ıslak saman kokusunu da unutmamak lazım. İnsanlar buraya yoğun bir günün ardından dertlerini kısa bir süreliğine de olsa unutmak için gelir, pis ter kokularını da beraberinde getirirlerdi. Mekandaki kadınlar ziyaretçilerle şakalaşıyor, yüzlerinden o sahte gülümseme eksik olmuyordu. Çoğu sarı şallar takıyordu. Yalnızca birkaçında kırmızı şal vardı. Bu şallar onların mesleğini ele veriyordu ve takmaları zorunluydu. Kırmızı şallı olanlardan biri beline kadar inen karamel sarısı saçları, ince dudakları ve safir mavisi gözleriyle herkesin odak noktasıydı. Kadın, içerideki herkese tek tek selam verir, gelen her konukla hemen kaynaşırdı. Tüm erkekler onunla en ufak bir sohbet edebilmek, bir anlık göz teması kurabilmek için can atıyordu. Alyavella, ziyaretçileri selamlarken gözü yine köşesine çekilmiş, her zamanki gibi yalnız başına oturup birasını ağır ağır yudumlayan Kalvar'a takıldı. Gülümseyerek onun yanına gitti. "Nasılsın genç adam?" diye sordu mütevazı bir tonla. Kalvar kadının geldiğini bile fark etmemişti. Sesi duyunca hafifçe irkilerek başını kaldırdı. "Alyavella, hoş geldin," dedi sadece. "Oturabilir miyim?" diye sordu Alyavella aynı mütevazılıkla. "Buyur tabii," dedi Kalvar ve sandalyesiyle yana kayarak ona yer açtı. Alyavella, pamuk ve yün karışımlı kırmızı ipek elbisesini toplayarak yavaşça oturdu. Kalvar birasından bir yudum daha aldı. "Neler yaptın bugün?" diye sordu Alyavella, gözlerini ona dikerek. Kalvar derin bir iç çekti. "Bir tane çiftçiyi kırbaçlamam gerekiyordu." "Neden?" "Kraliçeye hakaret etmiş." Alyavella bunları duymaya alışmışçasına sırıttı, fakat bir şey demedi. Kalvar merakla sordu: "Sen ne yapıyorsun burada? Buralardan tiksiniyordun diye hatırlıyorum." Alyavella bacak bacak üstüne attı. Ellerini dizinin üzerinde zarifçe birleştirip cevap verdi: "Her zaman zengin bir adam bulamazsın. Bazen idare etmek gerekir." Kalvar daha da meraklandı: "Yani burada mı çalışıyorsun artık?" "Yok canım," dedi Alyavella sakince. "sadece kısa bir süreliğine buradayım." Elini Kalvar'ın bacağında hafifçe gezdirdi: "Bir heveslenmiş gördüm seni, eğer istiyorsan gel yukarı çıkalım." Kalvar içindeki isteğini belli etmemeye çalışarak cevap verdi: "Yani... olabilir." Alyavella yavaşça ayağa kalktı ve elini uzattı. "E hadi gel o zaman." dedi. Kalvar, kadının uzattığı eli tuttu ve birlikte üst kattaki odalara doğru ilerlediler. Kalvar geçerken, mekandaki tüm gözlerde aynı panik belırdi. Ayaktakiler adımlarını sakınarak ondan hızla uzaklaştılar. Merdivenleri tırmanıp üst kata ulaştıklarında, Alyavella sağ taraftaki odanın kapısını araladı. Birlikte içeriye, sessizliğe doğru adım attılar. Kapı kapandığı an aralarındaki çekim ikisini de ele geçirdi ve geceyi baş başa, huzurlu bir birliktelikle geçirdiler. Dışarıdan vuran güneş ışığı odayı aydınlatmaya başladığında, Kalvar yanına baktı ve Alyavella'yı göremedi. Kalvar hemen kıyafetlerini giydi, meşhur pelerinini sırtına geçirdi ve odadan çıktı. Tam merdivenlerden inecekken Alyavella ile karşılaştı. "Nereye gidiyorsun?" diye sordu Kalvar. Nereye gittiğini az çok tahmin edebiliyordu. "Bir müşteri yıkanmak istiyormuş, ona gidiyorum." Kalvar'ın göğsüne o an tarifi zor bir sızı çöktü. Alyavella'nın parayla satılan hayatını çok iyi biliyordu, bu yüzden içindeki his tam olarak kıskançlık değildi. daha çok, vücuduna tiksinmeden dokunan tek insanın bile aslında bir başkasının altınıyla satın alınabileceği gerçeğinin acısıydı. Bu düşünce, ruhunda ince bir yara açmaya yetti. "Peki," dedi sadece. Alyavella ise gülümsedi ve ekledi: "Bir iki hafta buralardayım, istediğin zaman uğrayabilirsin." Kalvar başını salladı ve ağır adımlarla merdivenlerden aşağı indi. Mekanda fazla insan yoktu. Kendini hemen dışarı attı. Birkaç adım attıktan sonra arkasını dönüp üç katlı b…

Bölümün tamamını WritePad'de oku