Kalpten Kalbe Yol💞

8. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Kendimi eve nasıl attığımı, o kapıdan içeri nasıl girdiğimi hatırlamıyordum. Ruhum bedenime ağır geliyordu. Halamın merak dolu gözlerle karşıma dikilmesi, kaçmak istediğim son şeydi. "Ne yaptın kızım? İş görüşmen nasıldı? Bir haber var mı?" diye sordu sevecenlikle. Boğazımdaki düğümü yutkunarak geriye ittim. "Hala... Birkaç kolejle görüştüm ama referansım olmadığı için kabul edilmedim," dedim sesimin titremesine engel olmaya çalışarak. Halam omzumu sıvazladı. "Üzülme be güzel kızım, elbet hayırlı bir kapı açılır. Nasibin seni bir yerde bekliyordur." Ona sıkıca sarıldım. Eğer bilseydi, eğer o "kapının" üzerime nasıl kapandığını görseydi, yine böyle sarılır mıydı bana? Odama geçip üstümü hızla çıkardım ve kendimi banyoya attım. Sıcak su tenime değer değmez gözyaşlarım sel olup aktı. Dudaklarımı lifle, derimi soyarcasına, canımı yakana kadar defalarca sildim. Sanki o adamın izini silersem, ruhumdaki o leke de gidecekti. Hangi cüretle? diye haykırmak istiyordum. Zenginliğine mi güveniyordu, yoksa kimsesizliğime mi? Beni öpünce eline ne geçmişti? Koca bir hiç. Sadece benim gururumu çiğnemişti. Kimseye tek kelime etmeden, yastığıma akıttığım sessiz yaşlarla uykuya daldım. Sabahın İlk Işıkları ve Fırtına Ertesi sabah erkenden uyandım. Üzerime rahat bir eşofman geçirip mutfağa geçtim. İçimdeki huzursuzluğu bastırmak için kahvaltıyı ben hazırladım. Masaya oturduğumuzda Sude, her zamanki gibi dünyadan kopmuş, elindeki telefonla sosyal medyada geziniyordu. Bir anda, "Aa!" diye bir ses çıkardı. Şaşkınlığı yüzünden okunuyordu. "Ünlü iş adamı Murat Soykan..." cümlesini duyar duymaz ağzımdaki zeytin boğazıma dizildi. Şiddetli bir öksürük kriziyle sarsıldım. Halam sırtıma vurup aceleyle su uzattı. Yengem merakla öne eğildi: "Ee, ne olmuş o adama?" Sude devam etti, her "Murat Soykan" deyişinde ciğerim sökülürcesine öksürüyordum. "Murat Soykan, gizli aşkıyla ofisinde görüntülendi!" dedi Sude heyecanla. Kalbim göğüs kafesimden fırlayacak gibiydi. Kendimi kapana kısılmış bir fare gibi hissediyordum. "Görsel açılıyor! Bu adam genelde basından kaçar, çok gizemli ve yakışıklı..." Sude bunu söylerken amcamın işe erken gitmiş olmasına şükrettim. İçimden yalvarıyordum; Lütfen o ben olmayayım, lütfen görüntü net olmasın...Sude’nin "Açıldı!" demesiyle mutfağa ölümcül bir sessizlik çöktü. Yengem telefona kafasını uzatmış, ekrana kilitlenmişti. İkisi de bir anda sustu. Bakışları yavaşça ekrandan bana döndü. Korku dolu gözlerle onlara bakıyordum. Halam, "Niye öyle bakıyorsunuz? Ne oldu?" diye sordu. Yengem, dudaklarını sinsice bükerek konuştu: "Bu kız sana çok benziyor Hafsa! Sen olamazsın, değil mi?" Sude şaşkınlıktan öfkeye geçti bir anda. "Bu sensin Hafsa! Saçın, kıyafetin... Her şey aynı! Koskoca Murat Soykan’la öpüşüyorsun! Sen... Sen benim nişanıma bu yüzden mi engel oldun? Onunla birlikte miydin bunca zamandır?" Yıkım Anı Dünya başıma yıkılıyordu. Gerçeği anlatmaya çalışsam da kelimeler boğazımda düğümlendi. Halam önce fotoğrafa baktı, sonra bana. Gözlerindeki o hayal kırıklığı, atacağı tokattan daha çok acıttı canımı. Ve o tokat... Yüzümde patlayan o sert darbeyle sarsıldım. "Bunu bize nasıl yaparsın Hafsa!" diye haykırdı halam. "Hala, bildiğin gibi değil! Lütfen dinle..." dedim ama sesim feryatlarımın altında kalıyordu. Bir tokat daha geldi. "Bizi rezil ettin! Millete ne diyeceğiz? El alemin diline nasıl düştün böyle?" Yengem ve Sude birer seyirci gibi izliyorlardı yıkılışımı. Halam durmadı, öfkesi mantığının önüne geçmişti. "Onunla yattın mı? Söyle! Zina mı işledin?" Duyduğum kelime kulaklarımda çınladı. "Hala! Sen ne diyorsun? Ben senin Hafsa'nım! Ben öyle bir şey yapmadım, beni dinle ne olur!" Halam kolumu bir mengene gibi sıktı. "Gidiyoruz! Doktora gidiyoruz, muayene olacaksın. Sana inanmıyorum artık!" "Ne doktoru hala? Ne yapacağız orada?" dedim dehşet içinde. "Bakire misin değil misin, onu öğreneceğiz!" İşte o an içimdeki bir şeyler koptu. "Asla! Doktora falan gitmem! Sen bana inanmıyorsan hala, senin canından olan kızına güvenmiyorsan, beni…

Bölümün tamamını WritePad'de oku