Kalpten Kalbe Yol💞

7. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Salı sabahına, göğsümün üzerine çöken o tanıdık ağırlıkla uyandım. Yataktan kalkıp aynanın karşısına geçtiğimde, camdaki yansımamda sadece kendimi değil, çaresizliğimi ve tedirginliğimi görüyordum. Kendimi hiç bu kadar köşeye sıkışmış hissetmemiştim. Annemle babamın yokluğu, böyle fırtınalı günlerde içimdeki özlemi bir kor gibi parlatıyordu. Eğer yanımda olsalar da, bu yükü tek başıma omuzlamak zorunda kalmazdım. Kaçışım yoktu. O adamın, Murat Soykan’ın yanına gitmek zorundaydım. Halam, gerçekleri ondan sakladığımı öğrenince bana çok kızacaktı, biliyordum. Ama onun o yorgun kalbinin bir de benim dertlerimle sarsılmasını istemiyordum. Bugün her zamankinden daha güçlü, daha ciddi görünmeliydim. Gardırobumdan siyah, düz bir elbise seçtim; boyu dizlerimin biraz altındaydı. Saçlarımı, yüzümdeki ifadeyi açıkta bırakacak şekilde sıkı bir balıksırtı ördüm. Halam makyaj yapmama zaten izin vermezdi ama bugün o boyalara ihtiyacım da yoktu; yüzümdeki kararlılık en büyük maskemdi. Evden çıkarken mutfağa seslendim: "Bir öğretmenlik işi için görüşmeye gidiyorum." Sude hemen atıldı, gelmek istediğini söyledi ama onu nazikçe reddettim. Bu karanlık görüşmeye onu sürükleyemezdim. Siyah mevsimlik ceketimi üzerime geçirip, hafif topuklu ayakkabılarımı giyerek kapıya yöneldim. Tam çıkarken yengem Sevde'nin zehirli fısıltısı kulaklarıma çarptı. Amcamı yine dolduruyordu: "Bu kızı bir an önce baş-göz etmek lazım bey! Baksana, süslenip püslenip dışarı atıyor kendini. Yakında başımıza büyük bir bela açacak, benden söylemesi." Nefesimi tuttum. Amcamın cevabı ise içime su serpti: "O kadar değil Sevde! Ağzından çıkanı kulağın duysun. Hafsa bizim elimizde büyüdü, o öyle şeyler yapmaz." Amcamın bana olan bu güveni, dudaklarımda buruk bir gülümseme yarattı. Bu güveni boşa çıkarmayacaktım. Beykoz’dan bindiğim otobüsle Üsküdar’a vardığımda vakit öğlene yaklaşıyordu. Şirketin yakınındaki durakta indiğimde, kendimi gerilim dolu bir filmin başrolünde gibi hissettim. Kalbim göğüs kafesimi dövüyor, nefesim daralıyordu. Randevu saatine kadar bir bankta oturup içimdeki fırtınayı dindirmeye çalıştım. Vakit gelmişti. Soykanlar Holding’in heybetli binasından içeri adımımı attım. "Korkmuyorum," dedim kendi kendime, "Ben cesur bir kızım." Danışmadaki görevli beni üçüncü kata yönlendirdi. Asansör yukarı çıkarken midemin kasıldığını hissettim. Üçüncü kata vardığımda sekreter beni bekliyordu. Danışma çoktan haber vermişti bile. Murat Bey'in odasına girip çıktığında, "Sizi bekliyor efendim, buyurun," dedi. Derin bir nefes aldım, bütün cesaretimi avuçlarımın içinde topladım ve o kapıyı açtım. Murat Soykan, çalışma masasının arkasında, o her zamanki sert ve yıkıcı ifadesiyle oturuyordu. Göz göze geldiğimizde, odadaki hava bir anda ağırlaştı. Kaşlarını alaycı bir tavırla yukarı kaldırdı. "Ben de seni bekliyordum," dedi sesi buz gibiydi. "Demek geldin?" Geri adım atmadım. "Beklediğini bilseydim, daha erken gelirdim," diye karşılık verdim. Dudaklarını sinsice, hafifçe yana kıvırdı. "Demek öyle... Benden etkilenmeyen kadın yoktur sanıyordum." Sonra masasına doğru eğilip asıl meseleye sadede geldi: "Borcumu getirdin mi?" "Ben de tam bunun için gelmiştim," dedim sesimi titretmemeye çalışarak. "Biraz zamana ihtiyacım..." Lafımı bıçak gibi kesti. "Zamana ihtiyacın olduğunu söyleyecektin, değil mi?" Oturduğu koltuktan ağır ağır kalktı ve bir avcı edasıyla üzerime doğru yürümeye başladı. Aramızdaki mesafe azaldıkça nefesim sıkışıyordu ama konuşmaya devam ettim. "Bak! Elimde şu an 10.000TL var. Bunu ön ödeme olarak kabul et. Geri kalanını bu ay içinde mutlaka ödeyeceğim. Kimseye borçlu kalmam ben, merak etme." Cevap vermedi. Kasasına yöneldi ve içinden bir kağıt çıkardı. Altında imzamın olduğu o uğursuz senetti bu. Yanıma kadar sokuldu, teninin kokusunu duyacak kadar yakınıma geldi ve gözlerimin içine bakarak senedi yırtmaya başladı. "Dur! Ne yapıyorsun?" diye bağırdım şaşkınlıkla. Kağıt parçalarını birer çöp gibi yere fırlattı. "Bana borcun yok Hafsa Çiçek! Artık bugünden itibaren seninl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku