69. Bölüm
Yazar: Hanife

Veda ve Yeniden Doğuş: 6 Yıl Sonra Hayatın en büyük neşeleri, bazen en derin hüzünlerle dengeleniyordu. Murat’ın dedesi, torununun ve Hafsa’nın kurduğu o huzurlu yuvayı, Kız Kulesi Vakfı’nın başarılarını ve ailenin kenetlenişini gördükten sonra, bir sabah huzur içinde gözlerini yumdu. Cenaze töreni, onun asaletine yakışır şekilde hüzünlü ama vakur geçti. Murat, dedesinin tabutunu omuzlarken; Hafsa onun elini sımsıkı tutarak en büyük desteği oldu. O gün, bir devir kapanmış ama onun bıraktığı sevgi mirası kalplerde kalmıştı. Altı Yıl Sonra: Büyüyen Bir Aile Aradan geçen altı koca yıl, yuvadaki sesleri çoğaltmış, sofradaki sandalyeleri artırmıştı. • Umut: Artık o küçük çocuk değildi. İlkokul çağında, zeki, babasının kopyası olan vakur bir çocuk olmuştu. Murat ile vakit geçirmeyi, Hafsa’nın vakıf işlerinde ona "yardımcı" olmayı çok seviyordu. Küçük kız kardeşine olan korumacı tavrı ise herkesin içini eritiyordu. • Hafsa: Kız Kulesi Vakfı’nı uluslararası bir düzeye taşımış, öğretmenlikteki sabrını şimdi binlerce çocuğun hayatını değiştirmek için kullanıyordu. Yüzündeki o huzur, geçen yıllarla birlikte daha da oturmuştu. • Küçük Bir Mucize: Elif: 6 yılın en güzel hediyesi ise evin neşesi, kıvırcık saçlı ve babasının gözlerini alan Elif’ti. Elif, evin içinde neşeyle koştururken, abisi Umut’un peşinden bir saniye bile ayrılmıyordu. Bahçedeki Akşamüstü Geniş bahçeli evlerinde, güneş batmaya yakınken Murat işten dönmüştü. Kapıdan girer girmez Elif, "Babacığım!" diye bağırarak kucağına atıldı. Murat, kızını havaya kaldırıp kokusunu içine çekerken, Umut elindeki kitapla yanlarına gelip babasına o gün okulda öğrendiği yeni bir şeyi heyecanla anlatmaya başladı. Hafsa, elinde çay tepsisiyle verandaya çıktığında, karşısındaki bu tabloya bakıp şükretti. Murat, çocukları annelerinin yanına gönderip Hafsa’ya yaklaştı. Belinden tutup onu kendine çekti ve alnına uzun bir öpücük bıraktı. "Dün gibi..." dedi Murat, sesi 6 yılın olgunluğuyla doluydu. "Kız Kulesi’ndeki o gece, dedemin vedası... Hepsi bizi biz yaptı. Bak, ne kadar güzel bir dünya kurduk Hafsa." Hafsa, başını Murat’ın omzuna yasladı. Elif bahçede kelebekleri kovalıyor, Umut ona rehberlik ediyordu. Dedenin yokluğu hala kalplerinde bir sızıydı ama onun adı, Murat ve Hafsa’nın kurduğu bu köklü çınarın gölgesinde yaşamaya devam ediyordu. Aşkları, her geçen gün daha da demlenmiş; tutkuları yerini derin bir aidiyete ama hala sönmeyen o gizli ateşe bırakmıştı.