Kalpten Kalbe Yol💞

51. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Murat'ın Vedası: Murat'la aramızdaki tartışmanın üzerinden koca bir hafta geçmişti. Bu bir hafta boyunca evde sanki görünmez duvarlar örmüştük etrafımıza. Ne o benimle tek kelime konuştu ne de ben ona yaklaştım. Gözlerindeki o tanıdık ifade, bakışlarındaki kaçaklık, bana yalan söylediğinin en net kanıtıydı. Onun iç dünyasını, zihnindeki fırtınaları az çok biliyordum. Kendini bu durumda yetersiz hissettiği için öfkesi kabarık, hırçınlaşmıştı. Bunu anlamayacak kadar saf ya da aptal değildim ben. Yıllardır tanıdığım, her halini bildiğim Murat'tı bu. Eğer gerçekten benimle bir oyun oynasaydı, arkasına bakmadan gitmeme izin verirdi. Eğer beni sevmeseydi, o dehşet verici kaza anında emniyet kemerini açıp beni korumak için üzerime kapaklanmazdı. Belki de o an öyle bir refleks göstermeseydi, şimdi bu durumda olmazdı. Yatağında çaresizce yatmak zorunda kalmazdı. Ama o bilmiyordu ki, ben her koşulda, her zorlukta onun yanında olacağımı. Ona acımak için değil, aksine onun yaralarını sarmak, yeniden ayağa kalkması için destek olmak istediğimi bilmiyordu. Şu an ne söylersem söyleyeyim, hiçbir kelimenin kulağına erişemeyeceğinin, aklını bulandıran düşüncelerle dolu olduğunun farkındaydım. Umut'u yan odadaki, yeni hazırladığımız bebek odasına taşımıştım. Artık gece gündüz o odada kalıyordu. Ben koltukta kıvrılmış uyurken, Murat yatağında uzanıyordu. Eve, Murat'a yardımcı olabilecek bir erkek bakıcı almıştık. Bu, onun için daha rahat olacaktı. Umut, babasına şimdiden çok alışmıştı. Belki de bu evin en küçük üyesi, babasını bu zor durumdan çekip çıkaracak tek kişiydi. Gizlice Murat'a baktığımda, Umut'a tebessüm ettiğini gördüm. Bu içimi bir nebze olsun ısıtsa da, kalbimdeki acı tarifsizdi. Keşke eskisi gibi birlikte gülebilseydik, keşke bu günler hiç yaşanmasaydı diye iç geçiriyordum. Pazar sabahıydı. Güneş henüz tam olarak yükselmemiş, odamıza loş bir ışık süzülürken, Murat beklenmedik bir şekilde sessizliğini bozmuştu. Kahvaltıya inmek istediğini söyledi. Bu, haftalardır süren suskunluğun ardından duyduğum en güzel cümleydi. Kafesinden çıkıp, bizimle birlikte, aynı masada kahvaltı etmek istemesi, içimde küçük bir umut kıvılcımı yaktı. Kahvaltı masasında Açelya, dayısının kucağına oturmak için hevesle çırpınıyordu. Bu kadar uzun bir aradan sonra ilk kez ailecek bir aradaydık. Kahvaltı sonrası salonda oturup, sessizce ama huzurla kahve bile içmiştik. Sürekli bana bakıyordu, ben de ona. Yüzünde eski gülümsemesinden eser yoktu belki ama belki de bu yeni duruma, hayatımıza alışmaya başlıyordu. Bu sessiz bakışmalar bile benim için bir teselliydi. Umut için bir sürü şey sipariş etmişti. Büyüyünce oynayacağı rengarenk oyuncaklardan tutun da, küçük bir antika araba bile almıştı. Bu ani hediye yağmuru, tuhaf bir şekilde içimde bir tedirginlik yaratmıştı. Murat'ın davranışları son zamanlarda daha da garipti. Tüm o gerginliğe rağmen, o günü şaşırtıcı derecede sakin geçirmiştim. Aynı odada nefes alıp veriyorduk, sanki gözlerimizle konuşuyorduk. Bakıcı gelip Murat'ı yatağına yatırdıktan sonra, ben de her zamanki gibi koltuğa uzandım. Mutlu olmak isterken, mutlu olamamak zordu. Bu durum, içimi kemiren bir acıydı. Güneşin ilk ışıkları odama sızdığında, gözlerimi araladım. İlk baktığım yer Murat'ın yatağıydı. Ancak yatağı boştu. Kalbim hızla çarpmaya başladı. Koltuktan kalkarken, önümdeki sehpanın üzerinde duran bir mektup dikkatimi çekti. El titremesiyle zarfı açtım. Okuduğum her kelime, beni yerle bir etti, dünyamı başıma yıktı. "Hafsa, biliyorum kelimeler kifayetsiz kalacak, ne söylersem söyleyeyim. Kalbini paramparça ettiğimi biliyorum ve bunun affedilir bir yanı yok. Bana inanmadığının da farkındayım, biliyorum. Ama sen de beni anlamaya çalış Hafsa, bu duruma daha fazla dayanamıyorum! Size, özellikle de sana ve oğlumuza yetememek, beni kahrediyor, içimi yiyor. Bu yüzden gitmek zorundayım. Senin, umudumuza, oğlumuza en iyi şekilde bakacağına eminim. Avukata boşanma evraklarını verdim, sadece senin imza atman yeterli. Beni beklemeni, benden bir umut besl…

Bölümün tamamını WritePad'de oku