Kalpten Kalbe Yol💞

4. Bölüm(Murat Soykan)

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Hayatımın dönüm noktası, çocukluk anılarımı bir kabusa çeviren o lanetli geceydi. Babamın annemi aldatmasıyla başlayan fırtına, bir yangının alevleriyle doruğa ulaşmıştı. O tartışmanın yankıları, alevlerin çıtırtıları ve annemle babamın çaresiz çığlıkları hala kulaklarımda taze bir yara gibi duruyordu. Babam, son bir çabayla beni ve ablamı alevlerin arasından çekip çıkarmayı başarmış, ancak annemi kurtaramamıştı. Geri dönüp onu kurtarmaya çalışırken, o da alevlerin arasında kaybolmuştu. O günden sonra, hayat benim için sadece gri tonlardan ibaret bir tabloya dönüşmüştü. İnancımı, sevgiyi ve umudu o yangında kaybetmiştim. İçimde büyüyen boşluk, beni buz gibi bir duvar örmeye itmişti. Hayatta tek tutunduğum dal, canım ablamdı. Onun kalbinde fırtınalar kopsa da, o masumiyeti ve iyiliği hiç yitirmemişti. Her şeye rağmen, içinde taşıdığı o pırıltı hiç sönmemişti. Ama ben, yılların acımasızlığıyla bambaşka birine dönüşmüştüm. Kadınlara karşı içimde derin bir nefret birikmişti. Annemin yaşadığı mutsuzluk, ruhumu kemiren bir yara gibiydi ve aklımdan bir an olsun çıkmıyordu. Birine güvenmek mi? Benim için hayatımdaki en büyük hata bile olamazdı. Yıllarca kalbimi kimseye açmamış, yalnızlığın soğuk kollarında huzur bulmuştum. Soykanlar Holding'in başında olmak, benim için sadece bir unvan değildi; aynı zamanda geçmişimin, acılarımın ve hırsımın bir kanıtıydı. Şirketi bu noktaya getirebilmek için sayısız geceyi uykusuz geçirmiş, sayısız engeli aşmıştım. Bu zorlu yolda bana destek olan tek kişiler anneannem ve dedemdi. Onların varlığı, hayatımdaki tek sığınaktı. Teyzem ve eniştem de malikanemizde bizimle yaşıyorlardı. Onların varlığı, o büyük evde biraz olsun sıcaklık yaratıyordu. İşkolik bir yaşam tarzım vardı ve giyim tarzım da bu ruh halimi yansıtıyordu; siyahtan başka bir renge tahammülüm yoktu. Karanlıktan korkmak mı? Bu duygu bana tamamen yabancıydı. Benim için karanlık, düşüncelerimle baş başa kalabildiğim tek yerdi. Evde kuralları ben koyardım ve gürültüye asla tahammülüm yoktu. Her şeyin kusursuz ve sessiz olması gerekirdi.O cumartesi sabahı, her zamanki gibi yoğun bir tempoya sahiptim. Yurtdışından önemli bir toplantı için gelen iş ortakları beni bekliyordu. Bu ihale, şirketimin geleceği için kritik bir öneme sahipti. Arabama atladığım gibi hızla yola koyuldum. Eminönü'nden geçerken, yağmurun ıslattığı yolda, birdenbire önüme bir siluet belirdi. Yağmurun etkisiyle net göremediğim bir kızdı. Ani bir frenle durabildim. Neyse ki kıza sadece hafifçe çarpmıştım. Ancak arabanın etrafına saçılan eşyalar dikkatimi çekti. Kırık porselen tabaklar, sağa sola savrulmuş poşetler ve yerde yatan bir kız… Herkes sadece izliyordu, kimse yardıma koşmuyordu. Toplantıya geç kalıyordum, kırmızı ışığı fark etmemiştim. Eğer kıza bir şey olursa, tüm sorumluluk bana ait olacaktı. Yerdeki eşyalara bir an baktım ama onları almak aklımın ucundan bile geçmedi. Kızı hızla arabanın arka koltuğuna yatırırken, etraftakiler nihayet hareketlenmiş, yerdeki eşyaları toplamaya başlamışlardı. Bazıları sağlam kalmış, bazıları ise paramparça olmuştu. En yakın lüks hastaneye doğru gazladım. Devlet hastaneleri aklıma bile gelmemişti, zira oralara pek uğramazdım. Kızı sedyeye alıp muayene ettiler. Şanslıydı, ciddi bir şeyi yoktu. "Bir bu eksikti!" diye düşündüm. Toplantıya geç kalmam an meselesiydi. Asistanım Cenk'i arayıp toplantıyı biraz ertelemesini söyledim. Hastanede bir saati aşkın zaman geçmişti. Benim için hafta sonu diye bir kavram yoktu, işlerim her zaman yolunda gitmeliydi.Hemşire gelip kızın uyandığını haber verdi. Odasına gittiğimde, üzerimdeki tüm gerginlikle onu manipüle etmeye başladım. Hatanın tamamen onda olduğunu kabul ettirdim. Belki de bunu bilerek yapmıştı, benzer durumlarla daha önce de karşılaşmıştım. Kahve saçları ıslaktı ve bu durum, saçlarının parlaklığını daha da artırmıştı. İçeri girdiğimde bana bakan kahve gözleri, benim tek bir sözümle öfkeyle alev alev yanmaya başlamıştı. Onun parası umurumda bile değildi. Sadece toplantıya geç kalmamın fat…

Bölümün tamamını WritePad'de oku