Kalpten Kalbe Yol💞

47. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Bir Umut Kırıntısı: Murat, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide, komada adeta bir savaş vermekteydi. Her geçen gün, bedeni yatağa biraz daha sabitlenirken, ruhu bilinmezlik diyarlarında gezinmekteydi. Hafsa ise, yavaş ama kararlı adımlarla, bilincin derinliklerinden yavaş yavaş uyanmaya başlıyordu. Gözlerini açtığında hissettiği ilk şey, kaburgalarındaki keskin ağrıydı. Doktorlar, kazanın şiddetiyle oluşan birkaç kırığın ardından, vücudunu desteklemek ve iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla ona özel bir korse takmışlardı. Bu korse, fiziksel acısının somut bir kanıtı gibiydi; aynı zamanda yeniden hayata tutunma mücadelesinin de bir sembolü. Hafsa'nın başucunda, gözyaşları içinde, Amine beklemekteydi. Yüzünde derin bir endişe ve çaresizlik okunuyordu. Hafsa, bilincinin tam anlamıyla yerine gelmesiyle, gözlerini tekrar araladığında, kendini yine o tanıdık hastane odasında buldu. Ancak bu sefer, kalbinde büyük bir boşluk hissediyordu. Çünkü geçmişteki hastane ziyaretlerinin aksine, bu sefer kavga edeceği, o yeşil gözleriyle hayatına anlam katan adam, Murat, yanında değildi. Onun yokluğu, odanın havasını buz gibi yapmış, her köşesini bir hüzün perdesiyle örtmüştü. Hafsa'nın zihni, en son yaşadıkları o korkunç anı canlandırmaya çalışırken, dudaklarından titrek bir sesle ilk sözcükler döküldü: "Abla, biz... biz... Kaza yaptık. Murat nerede? Lütfen abla, kurtuldu de bana, ne olur?" Sesi, odanın sessizliğini yırtarcasına yankılandı. Amine, Hafsa'nın bu umut dolu ancak bir o kadar da acı dolu sorusuna cevap veremedi. Yüzündeki ifade, kelimelerin kifayetsiz kaldığı derin bir acıyı yansıtıyordu. Gözlerinde biriken yaşlar, Hafsa'nın sorusuyla birlikte yanaklarından aşağı süzülmeye başladı. Ne söyleyeceğini bilemez bir halde, aniden odadan dışarı fırladı ve doktor çağırmak üzere koridorda hızla uzaklaştı. Birkaç dakika sonra, yanında beyaz önlüklü bir doktorla geri döndü. Doktor, Hafsa'yı dikkatle muayene ettikten sonra, kalbinde derin bir yara açacak o acı gerçeği söyledi: "Murat... durumu kritik. Komada." Hafsa'nın dünyası, o an başına yıkıldı. Sevdiği adam komadaydı ve o, bu korkunç gerçekle yüzleşmek zorunda kalmıştı. Çaresizce, hayatının en zorlu bekleyişine başlamıştı. İlk birkaç günü hastanede, doktorların müşahedesi altında geçirdi. Ancak fiziksel yaraları iyileşmeye başlasa da, kalbindeki yara giderek derinleşiyordu. Birkaç gün sonra, hastaneden ayrılmak zorunda kaldı. Her ne kadar bedeni hastaneden ayrılmış olsa da, zihni ve ruhu Murat'ın yanındaydı. Her gün, Murat'ın uyanması için dualar ediyor, Allah'a yalvarıyordu. Geceleri uyku girmiyordu gözüne. Her anı, Murat'ın yüzünü, sesini, dokunuşunu hayal ederek geçiriyordu. Yemek yiyecek dermanı kalmamıştı, boğazından hiçbir şey geçmiyordu. Ancak içindeki o ince umut ışığı, ona güçlü olmak gerektiğini fısıldıyordu. Murat'ın uyanacağına olan inancı tamdı; bu inanç, ona hayata tutunma gücü veriyordu. Murat'ın yokluğunda, şirket de büyük bir kaosa sürüklenmişti. Hafsa, Murat'ın yasal eşi olduğu için, şirketin başkanlığı beklenmedik bir şekilde kendisine geçmişti. Bu durum, omuzlarına ağır bir yük yüklemişti. Üstelik, Murat'a karşı yapılan ciddi bir iftira, tüm dengeleri altüst etmişti. Eğer Murat şimdi komada olmasaydı, muhtemelen hapishane demir parmaklıklarının ardında olacaktı. Bu iftiranın arkasında, arabalarının frenlerinin kasten bozulmasıyla sonuçlanan bir tuzak olduğu ortaya çıktı. Biri veya birileri, Murat'ı hem fiziksel hem de itibari olarak yok etmeye çalışmıştı. Hafsa, bu zorlu süreçte Adem enişte ile birlikte mücadeleye başladı. Şirketin geleceğini kurtarmak ve Murat'ın adını temize çıkarmak için canla başla çalışıyorlardı. Şirketin ortak olduğu firmalarla ardı ardına toplantılar düzenledi. Hukuk mücadelesi başlattılar, en iyi avukatlarla anlaştılar. Murat'ın ne kadar zeki ve titiz bir iş adamı olduğu, bu süreçte bir kez daha ortaya çıktı. Yaptığı tüm anlaşmaları, tüm dosyaları büyük bir özenle yedeklemişti. Bu yedeklemeler sayesinde, Kenan'ın ve şaşırtıcı bir şekilde Bu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku