Kalpten Kalbe Yol💞

45. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Yağmurda Arınan Ruhlar: Murat, karşısında kontrolünü kaybetmiş bir şekilde bağıran Buse’ye bakarken gözlerindeki ifade buz kesmişti. "Buse, şu an sarhoşsun ve ne dediğini bilmiyorsun!" dedi sesi titreyen bir öfkeyle. "Hadi git, daha fazla sinirlerimi bozma!" Buse, yılların birikmiş hırsıyla kendini kaybetmişti. "Niye Murat? Yıllardır yanındayım, seni etkilemek için yapmadığım şey kalmadı! Neden beni değil de bu sıradan, basit kızı seçtin?" Murat’ın cevabı bir tokat gibi yankılandı: "Cevabı kendin veriyorsun Buse! Sen Hafsa değilsin! Onun tırnağı bile olamazsın zaten!" Buse, Murat’ın koluna yapışmaya yeltenince daha fazla dayanamadım. Araya girip elini sertçe tuttum ve dimdik karşısına dikildim. "Murat’ı duydun! Senin gibi süs bebekleri ancak şov yapmayı bilir. Murat benim kocam, anlıyor musun? Benden önce ne yaptığı, hayatından kimlerin gelip geçtiği artık zerre umurumda değil!" Murat, sahiplenici tavrıma hayranlıkla bakarken son sözü söyledi: "Hafsa’yı duydun Buse. Şimdi hem şirketimden hem de hayatımdan defol git!" Güvenlikler Buse’yi kollarından tutup götürürken, kadının hıçkırıklarla karışık "Murat!" diye bağıran sesi koridorda yankılanıyordu. Rüya gibi başlayan gece, bir anda kabusa dönmüştü. Atmosfer bozulmuş, içime bir huzursuzluk çökmüştü. Murat’ın elini bırakıp hızla otelin bahçesine çıktım. Dışarıda bardaktan boşalırcasına yağmur yağmaya başlamıştı. Durmadım, kendimi o soğuk damlaların altına bıraktım. İçimdeki yangını ancak bu serinlik söndürebilirdi. Murat arkamdan gelip ceketini omuzlarıma bıraktığında bile dönüp bakmadım. "Hafsa, ıslanıyorsun. Neden kaçtın? Bana inanmıyor musun?" Sırılsıklam olmuştuk. Yağmur saçlarımızdan süzülürken ona döndüm. "Sana inanmasam şu an burada olmazdım Murat! Beni yalnız bırak!" "Neden geldin o zaman buraya? O kadının istediğini yapıyorsun şu an, bizi ayırmasına izin veriyorsun!" "Deliriyorum, anlıyor musun?" diye bağırdım yağmurun sesine inat. "Seni o kadınla ya da başka bir kadınla yakınlaşmış olma düşüncesi bile beni mahvediyor!" Murat’ın dudaklarında belli belirsiz, şefkatli bir gülümseme belirdi. "Sen beni kıskanıyorsun..." "Evet, kıskanıyorum şapşal! Hem de deliler gibi!" "Ben de seni seviyorum deliler gibi şapşal..." dedi ve yüzünü yüzüme yaklaştırdı. Önce alnımdan uzunca öptü, sanki tüm o kötü düşünceleri silmek ister gibi. Sonra dudakları dudaklarımla buluştu. Yağmurun altında, dünyanın geri kalanına kapalı bir koza örmüştük kendimize. Birbirimize sırılsıklam bir halde, kopmamacasına sarıldık. Asansöre binip odaya çıktığımızda ikimizden de sular süzülüyordu. Kapı arkamızdan kapandığı an omuzlarımdaki ceketi yere bıraktım. Murat’a doğru bir adım atıp onu öptüm. Bu kez çekinmiyordum, bu kez kaçmıyordum. Murat karşılık verdiğinde o sıcak dudakları boynuma, tenime değdi. Kalbim göğüs kafesimi dövüyordu. Hayatta en çok güvendiğim, sığındığım liman bu adam olmuştu. Eli elbisemin fermuarına gitti, yavaşça ve titreyerek aşağı indirdi. Ben de onun gömleğinin düğmelerini tek tek, sabırsızca açtım. Elbise omuzlarımdan kayıp yere düşerken, Murat’ın gömleği de onu takip etti. İkimizin içinde de yağmuru bile buharlaştıracak bir yangın vardı. Yatağa doğru uzandığımızda Murat üzerime eğildi. Teninin tenime değdiği her saniye, ruhumun eksik parçaları tamamlanıyordu. Birbirimizi sessizce, parmak uçlarımızla okuyorduk. O gece tüm korkularımı, tüm tereddütlerimi geride bırakmıştım. O gece, sadece bedenimle değil, tüm kalbimle Murat’a teslim olmuştum. Güneşin ilk ışıkları odanın içine sızarken, gece yağan yağmurun yerini taze bir toprak kokusu ve dinginlik almıştı. Hafsa, hayatında ilk kez bu kadar derin ve huzurlu bir uykudan uyandığını hissetti. Gözlerini yavaşça araladığında, Murat’ın kolunun sahiplenici bir tavırla beline sarılı olduğunu fark etti. Murat çoktan uyanmış, dirseğinin üzerinde doğrularak genç kadının uyanışını izliyordu. Bakışlarında o her zamanki sertlikten eser yoktu; sadece sonsuz bir şefkat ve hayranlık vardı. "Günaydın şapşal..." diye fısıldadı Murat, sesi uykudan dolayı h…

Bölümün tamamını WritePad'de oku