Kalpten Kalbe Yol💞

3. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Hafsa’nın Eve Dönüşü Dışarıda yağmur, göğü delercesine şiddetini artırmıştı. Kazanın gerçekleştiği yere doğru, dizlerimdeki derman tükenmiş olsa da deliler gibi koştum. Zihnimde tek bir düşünce vardı: Eşyalar... Sude’nin çeyizi... Ancak olay yerine vardığımda koca bir hiçlikle karşılaştım. Ne bir paket ne de bir iz kalmıştı. Civardaki insanların bu sahipsiz paketleri fırsat bilip götürdüğünü anlamak zor değildi. Elim titreyerek telefonuma uzandım. Kapanmıştı; muhtemelen çarpışma anındaki sarsıntıdan dolayı kendini korumaya almıştı. Tuşuna basıp açtığımda ekran, birbiri ardına düşen cevapsız aramalarla doldu. Sude ve Halam... Onlarca kez aramışlardı. Gözyaşlarım yağmura karışırken, Üsküdar vapuruna binip karşıya geçtim. Beykoz otobüsünde sırılsıklam bir halde camdan dışarı bakarken, mahcubiyetin ağırlığı omuzlarımı çökertiyordu. Eve vardığımda içerideki hava dışarıdaki fırtınadan daha ağırdı. Herkes bitkin, herkes öfkeliydi. Sude’nin hıçkırıkları koridorda yankılanıyordu. Korktuğum başıma gelmişti; damat tarafı nişanı bozmuş, sözü atmıştı. Ben daha kapının eşiğindeyken Yengem Sevde bir fırtına gibi üzerime atıldı. Hiç beklemediğim bir anda yüzümde patlayan tokatla başım yana devrildi, gözlerimde yıldızlar uçuştu. Halam ise arkasını dönmüş, yüzüme bile bakmıyordu. Boynumu büküp sessizliğe sığındım. Tam o sırada Amcamın gürleyen sesini duydum: "Neredesin sen kızım? Neden gelmedin, neden?!" İkinci tokat Amcamdan geldiğinde sol yanağım yanmaya başladı. Hayatımda ilk kez Amcamdan darbe alıyordum. Dudağımın kenarından sızan kanın sıcaklığını hissettim ama fiziksel acı, kalbimdeki kırgınlığın yanında hiç kalırdı. "İsteyerek olmadı amca!" diye haykırdım, yumruklarımı sıkarak. İçimdeki Hafsa artık susmak istemiyordu. Amcam "Bir de cevap mı veriyorsun?" diyerek elini tekrar kaldırdığında Sude araya girdi. "Baba dur! Yapma... Mutlaka bir açıklaması vardır," dedi hıçkırarak. Yengem zehirli diliyle hemen araya girdi: "Ne açıklaması Sude? Besle kargayı oysun gözünü! Bilerek yaptı, besbelli! Kıskandı kızımı, zengin aileye gelin gidecek diye çekemedi. Nerede altınlar, nerede eşyalar? Hepsini satıp kendi hesabına geçirdi, eminim!" Duyduklarım karşısında donup kaldım. Yıllarca hem okuyup hem çalışıp bu eve destek olan ben değil miydim? Bu ne ağır bir iftiraydı? "Sen ne diyorsun yenge!" diye bağırdım. "Sude benim kardeşim! Altınları bozdurup eşyaları aldım ama bir kaza geçirdim! Hepsini yolda kaybettim, ben hastanedeydim!" Halam bir anda bana döndü, gözlerindeki öfke yerini endişeye bıraktı. "Ne kazası kızım?" Çantamdan titreyen ellerimle hastane faturasını çıkarıp uzattım. Yengem kağıdı elimden kapıp rakama baktığında çığlık attı: "10.000 TL mi? Sen mi ödedin bu parayı? Kızımın çeyiz parasıyla hastane faturası mı ödedin?" "Mecbur kaldım yenge... Çarpan adam beni suçlu bulup gitti," diyebildim sadece. Murat Soykan’a olan borcumdan bahsetmeye cesaretim yoktu. Yengem tam tekrar saldırıya geçecekti ki, Halamın sesi odada bir kırbaç gibi şakladı: "Kes sesini Sevde! O altınlar kimsenin değil, benimdi! Hafsa’ya ben verdim. Benim kızım yalan söylemez, bu konu burada kapanmıştır! Nişan bozulduysa bozuldu, demek ki hayırlısı buymuş. Bizim etimiz ne butumuz ne, o saraylılara zaten yetemezdik!" Halamın otoritesi karşısında Amcam başını eğdi, yengem ise öfkeyle sustu. Ev halamındı; onun sözünün üzerine söz söylenemezdi. Halam yanıma gelip titreyen omuzlarıma sarıldı. Beni banyoya götürdü, sırılsıklam kıyafetlerimi çıkarırken sırtımdaki ve bacaklarımdaki morlukları gördü. Elleri titredi. Ben sana her zaman güveniyorum kızım," diye fısıldadı saçlarımı yıkarken. "Ama namusumuza laf getirecek bir şey yapma, olur mu? Bugün ne kadar çabaladığını biliyorum. Her şey düzelecek..." Halamın şefkati, az önce yediğim tokatlardan daha çok canımı yaktı. Başımı dizine yaslayıp hıçkıra hıçkıra ağladım. Hem kaybettiğim eşyalara, hem kırılan gururuma, hem de o gaddar adamın, Murat Soykan’ın üzerime bıraktığı karanlık gölgeye...

Bölümün tamamını WritePad'de oku