Kalpten Kalbe Yol💞

35. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Kuleye Hapsedilen Ruhlar: Şirkete doğru ilerlerken gözlerim yine o eşsiz, mağrur Kız Kulesi’ne takılıp kalmıştı. Denizin ortasında tek başına, hem çok güçlü hem de çok yalnız görünüyordu. Şirketin önüne geldiğimizde Murat el frenini sertçe çekip bana döndü. Bakışlarını üzerimde hissedince huzursuzca kıpırdandım. "Ne...? Niye öyle bakıyorsun, yüzümde bir şey mi var?" diye sordum, sesimdeki titremeyi gizlemeye çalışarak. "Merak ettiğim bir şey var," dedi sesi her zamankinden daha sorgulayıcıydı. "Şimdi, burada mı?" "Evet," dedi ve bakışlarıyla dışarıyı işaret etti. "Kız Kulesi!" "Kız Kulesi mi? Neyini merak ediyorsun ki?" Murat, koltuğunda hafifçe bana doğru eğildi. "Seninle olan bağlantısını... Neden her gördüğünde gözlerin oraya sığınıyor Hafsa? Neden oraya bu kadar derin, bu kadar anlamlı bakıyorsun?" Kalbimin hızlandığını hissettim ama gardımı düşürmedim. "Sana ne..." dedim umursamaz bir tavır takınarak. Hemen arabanın kapısını açıp kendimi dışarı attım. Arkamdan kapıyı ne kadar sert kapattığını duymuştum; muhtemelen cevabımla onu delirtmiştim. "Hafsa! Hafsa dur diyorum sana!" Arkamdan seslenişini duymazdan geldim. Adımlarımı hızlandırıp kartımı bastım ve kendimi şirketin güvenli kalabalığına bıraktım. Asansöre bindiğimde kapı tam kapanmak üzereydi ki, Murat’ın sert eli aradan girip kapıyı geri açtı. İçeride sadece ikimiz vardık. Üçüncü kata doğru çıkarken asansörün içindeki hava giderek ağırlaşıyordu. Murat aniden üzerime yürüyüp beni asansörün duvarına yasladı, ellerimi sıkıca kavradı. "Sakın bir daha bana böyle ters cevap verme!" diye kükredi adeta. "Benimle kimse bu şekilde konuşamaz, anlıyor musun? Sana adam gibi bir soru sordum, cevap vermek bu kadar mı zor? Yoksa o kule sana sevdiğin birini mi hatırlatıyor?" Gözlerinin yeşili öfkeden parlıyor, bileklerimi tutan elleri mengene gibi sıkıyordu. Acıya rağmen gözlerinin içine dimdik baktım. "Evet," dedim sesim titreyerek. "Sevdiğim biri değil ama... Sevmediğim birini hatırlatıyor." Bileklerimi hafifçe gevşetti, bakışları merakla yumuşadı. "Kimi?" "Seni!" dedim hırsla. "Beni öyle bir duruma soktun ki, kendimi o kuleye hapsedilmiş, dünyadan koparılmış gibi hissediyorum. Şimdi anlıyor musun sebebini?" Söylediklerim bir tokat gibi yüzünde patlamış olmalıydı. O az önceki öfkeli yeşiller, yerini aniden hüzünlü ve kırgın bir bakışa bıraktı. Tam o sırada asansörün kapısı üçüncü katta açıldı. Tek bir kelime bile etmesine izin vermeden yanından sıyrılıp odama geçtim. O ise olduğun yerde çakılı kalmış gibiydi. Neden bu kadar zoruna gitmişti ki söylediklerim? Ne duymayı bekliyordu? Masama oturduğumda kalbime "sus" diyordum. Onun her adımında, her sesinde kalbim neden böyle ritmini şaşırıyordu? Bu hissettiğim şey korku muydu, yoksa adını koyamadığım başka bir duygu mu? Ajandamı kontrol ettiğimde programın yoğunluğuyla sarsıldım. Şirketin yıl dönümü kutlaması yaklaşıyordu; haftaya cumartesi Çırağan Sarayı’nda büyük bir organizasyon planlanmıştı. Organizasyon işinin başında Buse adında bir kadın varmış, henüz tanışma fırsatım olmamıştı. Ayrıca bugünkü toplantı Fransız ortaklarla yapılacaktı. Gözüm listedeki bir detaya takıldı: İki aylık yurt dışı projesinin başında hâlâ bir isim yazmıyordu. Acaba Murat kendisi mi gidecekti? İçimde tuhaf bir boşluk hissettim. Giderse gitsin, bana neydi ki? Ama sonra asistanı olduğum gerçeği yüzüme çarptı; muhtemelen beni de yanında sürükleyecekti. Bir yandan da Kenan’ın o mide bulandırıcı tehditleri zihnimi kurcalıyordu. Ondan nasıl kurtulacağımı bilmiyordum. Evrakları ve ajandamı alıp toplantıdan önce son kontrolleri yapmak için Murat’ın odasına yöneldim. Kapının önünde Kenan’la karşılaştım. O iğrenç bakışları yine üzerimdeydi, midemin bulandığını hissettim. Neyse ki bir şey söylemeden odasına girdi. Derin bir nefes alıp Murat’ın kapısını çaldım ve içeri girdim. İçeride gördüğüm manzara sinirlerimi zıplatmaya yetti. Buse denen o kadın, Murat’ın dibine kadar girmiş, adeta içine düşecekmiş gibi bir şeyler anlatıyordu. "Murat Bey..." diye seslendim. Buse,…

Bölümün tamamını WritePad'de oku