Kalpten Kalbe Yol💞

28. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Hafsa: Kendi Evinde Yabancı Olmak Halamın karşısında dururken son bir kez kendimi açıklamak, o soğuk duvarları yıkmak istedim. Ama nafileydi. Anlaşılan onca yaşanmışlıktan sonra beni çoktan silmişti. Yine "ailem" diyerek sığındığım o kapıdan, bu kez yüzüme kapanan bir hıçkırıkla kovulmak varmış kaderde. "Daha senin hangi yalanını duyacağım Hafsa!" dedi sesi titreyerek. "Kardeşime söz vermiştim seni koruyacağıma dair... Ama sen benim sözümü çiğnedin, seni koruyamadım. Artık senden tek bir kelime bile duymak istemiyorum. Al eşyalarını ve terk et bu evi!" Sözler boğazıma dizildi. Daha ne diyebilirdim ki? Hakkımda hükmü çoktan vermiş, kalemi kırmıştı. Şimdi "Ben evlendim," desem, adım hiç olmayacak yakıştırmalara çıkacaktı. Bu ihtimali düşünmek bile ruhumu yaralıyordu. Bavulumu elime alıp sessizce dışarı çıktım. Gökyüzü sanki halimi anlamış gibi ağlamaya başlamıştı; ince bir yağmur atıştırıyordu. Kimse arkamdan gelmedi, kimse "Dur, gitme!" demedi. Kapı eşiğinde yengemin o pis pis sırıtan yüzünü görmek, sinirlerimi tepeme çıkardı ama dönüp bakmadım bile. Daha dün dizlerine yattığım halam, bugün beni yuvamdan koparıp atmıştı. Hayata karşı dik durmaya çalıştıkça, kader bir tekme daha atıp beni dizlerimin üzerine düşürüyordu. O... Murat Soykan hayatıma girdiğinden beri dünyam tersine dönmüştü. Gözyaşlarım yağmura karışırken, siyah bir gölge gibi yanıma yaklaştı o devasa araç. Murat arabadan inip yanıma geldi. Hiçbir şey söylemeden bavulumu elimden alıp bagaja koydu. Bir şeyler soracağını, yine o sert sesiyle beni paylayacağını sanırken, beklenmedik bir şey yaptı. Beni aniden kendisine doğru çekip kollarının arasına aldı. İkimiz de yağmurun altında sırılsıklam oluyorduk. Daha önce ben ona sarıldığımda tepkisizce beklemişti; ama şimdi o bana, hiçbir şey sormadan, sanki tüm kırıklığımı onarmak ister gibi sımsıkı sarılıyordu. Neydi bu şimdi? Yine mi acıyordu bana? Ama o an o kadar doluydum ki, nefret ettiğim o adamın omuzlarında hıçkıra hıçkıra ağladım. Anlam veremediğim bir şekilde, o kaba adamın varlığı beni tuhaf bir şekilde rahatlatıyordu. Murat: Mantığın Sustuğu O An Ona neden evlendiğimizi gerçek anlamda söylemedim. Tek derdim onu o şerefsiz Kenan’dan korumaktı; hayatına güvenle devam edebilsin, kimse ona zarar veremesin diye yaptım her şeyi. İmzalar atıldığı an, artık onu daha yakından koruyabilirdim. "Sadece bir yıl," dedim kendi kendime, "bir yıl içinde her şeyi düzelteceğim." Hiçbir kadının onun yaşadığı o kabusu yaşamasını istemezdim. Ben her zaman mantığıyla hareket eden bir adamdım. Ama bu kadın... Hafsa, mantığımın önüne koca bir set çekmişti. Bugüne kadar kimse bana baş kaldıramamışken, o tüm kırılganlığına rağmen her fırsatta bana meydan okuyordu. Farklı olduğunu kabul etmem gerekiyordu. Hele o stüdyoda, onu o beyaz elbise içinde gördüğümde hissettiklerim... Bu sadece koruma içgüdüsü müydü yoksa bağlanmak mı? Hayatım boyunca hiçbir kadınla duygusal bir bağ kurmamışken, Hafsa’yı kalbimde nereye koyacaktım? Ailesiyle konuşması için onu getirdiğimde tedirginliğini iliklerime kadar hissettim. Kenan meselesini öğrenmemden ne kadar korktuğu her halinden belliydi. Tek başına yüzleşmek istediğinde onu durdurmadım ama hazırlıksız da göndermedim. Gaziantep’teki o özel tasarımcıdan aldığım yüzüğü parmağına takarken, o şerefsizin taktığı emaneti düşündükçe öfkeden deliye dönüyordum. O eve girdikten sonra bir köşede beklemeye başladım. Ama çıkması uzun sürmedi. Onu elinde bavuluyla, kapı dışarı edilmiş bir halde gördüğümde, yüreğimde ilk kez bir sızı hissettim: Pişmanlık. Onu ne kadar zor durumda bıraktığımı o an anladım. Hüzünlü gözlerini yağmur bile gizleyemiyordu. Hiçbir şey sormadım, sadece yanına gittim ve ona sımsıkı sarıldım. Yıllardır bomboş ve buz gibi olan kalbime bastırdım onu. Saçlarındaki o eşsiz koku, yağmurun kokusuna karışıp beni büyüledi. Dışarıdan ne kadar sert ve inatçı görünmeye çalışsa da, kollarımın arasındaki o narin bedenin aslında ne kadar kırılgan olduğunu hissettim. O ağladıkça, ben daha sıkı sarıldım. Belki…

Bölümün tamamını WritePad'de oku