Kalpten Kalbe Yol💞

26. Bölüm

Yazar:

Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı
Kalpten Kalbe Yol💞 – Hanife kitap kapağı

Kalpten Kalbe Yol: Mecburi İmzalar Zihnimdeki sorular pençelerini ruhuma geçirmişti. Beni neden bu evliliğe zorluyordu? Evlenince ne değişecekti ki? Kenan denilen o adi pislikle daha çok yüz yüze gelmekten, o adamın sürekli dibimde bitmesinden başka neye yarayacaktı bu nikah? Yalandan da olsa soyadım değişecekti. Bir an... Sadece bir an gaddar çehresi yumuşadı sanmıştım; beni anladığını, hislerime ortak olduğunu düşünmüştüm ama nafileydi. Koltukta sinirden sabaha kadar dönüp durdum. Uyku haramdı bana. O ise odada, sanki hiçbir şey olmamış, dünyayı başıma yıkmamış gibi mışıl mışıl uyuyordu. İçimdeki şeytan "Kalk," diyordu, "git suratına bir kova soğuk suyu boşalt!" Ama kendimi dizginledim. Sabah ezanı minarelerden duyulurken banyoya geçtim. Soğuk suyla yüzümü yıkayıp kendime gelmeye çalıştım. Üstüme, ruh halimi yansıtan simsiyah, düz bir elbise geçirdim. Saçlarımı ise hiç uğraşmadan arkaya doğru sıkıca ördüm. Banyodan çıktığımda hâlâ uyuyordu. Tuhaf bir şekilde, uyurken o sert adam gitmiş, yerine iyi birine benzeyen biri gelmişti. Sessizce kapıya yöneldim. İçimde bir ses "Kaç!" diyordu. Aslında niyetim sadece biraz temiz hava almaktı ama tam kapı koluna uzanmıştım ki, arkamdan gelen o kaba sesle irkildim. "Kaçmayı aklından bile geçirme!" Uyumuyor muydu bu herif? Ne ara kalkıp arkamda bitmişti? Hızla ona döndüm. "Ne kaçması? Sadece hava alacaktım. Ben kaçacak olsam, senin yaptığın gibi arkadan dolanmaz, gözünün içine bakarak giderdim Murat Soykan!" Gözlerini kısıp üzerime yürüdü. "Sana neden güveneyim ki?" "Bak," dedim çaresizce, "halamlar beni başkasıyla sözlendi biliyor. Seninle evlenirsem onlara ne diyeceğim? Nasıl açıklayacağım bunu?" "Seni dinleselerdi iş buralara kadar gelmezdi zaten!" dedi umursamaz bir tavırla. "Hem benimle evli olmak her kızın hayalidir, değerimi bil." Acı bir kahkaha attım. "Bence seninle evli olmak, Güzel ve Çirkin'in aynı evde yaşaması gibi bir şey!" Duraksadı, kaşları çatıldı. "Ne demek o? Bana çirkin mi diyorsun? Gözlük tak istersen!" "Hah! Benim gözlerim gayet keskindir. Boşuna uğraşma, egonu tatmin etmeyeceğim." Bir adım daha yaklaştı, sesi tehditkârdı. "Bak! Bana bugüne kadar kimse böyle laflar söylemeye cesaret edemedi. Benimle ne cüretle böyle konuşursun? Gücümün sınırı yok Hafsa, bence sınırları zorlama!" Geri adım atmadım. "Bence sen de haddini bil!" "Vaktimiz yok," diyerek konuyu kestirip attı. "Üstümü değiştireceğim, doğru nikah dairesine gidiyoruz." "Sabahın köründe ne bu acele?" "Ben sessizlik severim, bu saatler en uygunu. Sen... böyle mi geleceksin?" Üstümdeki siyah elbiseyi işaret ettiğinde başımı dikleştirdim. "Evet. Seninle evlenmek benim için siyah bir gün!" "Sen bilirsin," dedi ve çekip gitti. Üzerine geçirdiği takım elbiseyle her ne kadar yakışıklı görünse de, o sert bakışları bir mafya babasını andırıyordu. Arabaya bindiğimizden beri ikimizden de çıt çıkmıyordu. Sonunda Gaziantep Büyükşehir Nikah Salonu’na geldik. Şahitler bile önceden ayarlanmıştı; her şey bir evlilikten ziyade bir ortaklık anlaşması gibiydi. Nikah memuru bile prosedürleri bir kenara bırakmış, o meşhur soruyu sormadan defteri önümüze uzatmıştı. Hayatım boyunca duymayı beklediğim o heyecanlı soru yoktu. Sıradan bir kağıdı imzalar gibi imzaları attık. İmzadan sonra önüme bir de sözleşme koydu. Bir yıl sonra boşanacağımızı ve hiçbir mal varlığı talebinde bulunmayacağımı içeren o kağıdı, gözümü bile kırpmadan imzaladım. Zaten senin malını mülkünü isteyen kimdi! Artık resmen karısıydım. İşimiz bitince bana elini uzattı. Sanki kıtalar arası bir barış antlaşması imzalamışız gibi bir de el sıkışmamız eksikti! Uzattığı eli görmezden geldim, masadaki aile cüzdanını kapıp yanından hızla geçerek arabaya bindim. Arkamdan gelip direksiyona geçti. "Ne bu tavırlar? Evlendik işte. Kimse bizim anlaşmalı evliliğimizi bilmeyecek. Önce kahvaltı, sonra stüdyoya gidip fotoğraf çekileceğiz." "Ne fotoğrafı? Bu da nereden çıktı şimdi?" "Ben ailemi bilirim," dedi dişlerinin arasından. "Onları inandırmak için gelin-damat pozları vereceği…

Bölümün tamamını WritePad'de oku